Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '07

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1159
 

241 kere Şaban Allah

241 kere Şaban Allah
 

Rekorları oldum olası severim. Kim sevmez ki? İnsanların rekorlar kitabına girmek için ne zorlu işlere kalkıştıklarını bilmez miyiz? İş rekor olsun da ne yaparsan yap. İnsanlar, sporun dışında da bu rekorlar kitabına girmek için akla hayale gelmedik işlere kafa yorarlar, sınırlarını zorlarlar. Çeşitli beceriler, hep “ben yapıyorum, başka yapan yok” duyurusunu dünyaya haykırmaktır.

Hele konu spor olunca, rekor bunun mayasıdır, ekmeğidir, alın teridir. Bir spor adamı olarak, rekorlara hep gıpta ile bakmışımdır. İnsanlığın sınırlarının zorlanmasını aşama aşama nasıl da izleriz? Kırılamayacak sandığımız rekorlar, bir gün gelir kırılıverir. Evrimleşen insan, teknolojinin gelişmesine de ayak uydurarak ve ondan destek alarak nasıl da ulaşılamayacak sanılan hedefleri bir anda insanlığın önüne koyarlar.

Üstün insanlardır bunlar. Bir Sergei Bubka’nın sırıkla yüksek atlama rekorunu santim santim yükseltmesini 1990’lı yıllarda nasıl da izlemiştik? Toplam 28 rekorun sahibi Bubka, sırıkla yüksek atlamanın halâ en büyüğüdür. Sırık nasıl da bükülüp, Bubka’yı 6.12 metreyi geçirtiyordu, şimdi bile inanmak güç, ama gerçek. Bu rekorun yanına bile yaklaşan yok şimdilerde. Bir 100 metre dünya rekorunda, insanlık nasıl da rüzgârla yarışıyor, inanmak güç, ama gerçek. Bundan elli yıl sonra ne olur, insanlık 100 metreyi hangi saniyeler arasında koşacak, tahmin bile edemeyiz. Bunun bir sınırı yok mu, sorusuna yanıt veremiyoruz. Tıpkı bundan elli yıl öncesinde kendimize aynı soruyu sorsak yine yanıtlayamayacağımız gibi. Şimdiki rekoru elli yıl öncesinde söyleyebilseydik, ya inanmazdık ya da “bunlar atıyor” derdik. Ama dereceler önümüzde, gerçekler önümüzde. Rekorlar bir bir kırılıyor, hep yenileniyor.

Başka bir rekor dün kırıldı. 3 Eylül 2007 günü Türkiye Süper Ligi futbol karşılaşmasında Vestel Manisaspor ile Galatasaray arasında oynanan maçta attığı gol ile Hakan Şükür, Tanju Çolak’a ait 240 gollük rekoru 241’e getirerek yeni bir rekorun sahibi oldu. Bir zamanların “ŞABAN”ı gol kralı oldu. (http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=9667)

Rekorların adamı Hakan Şükür, 2002 Dünya Kupası’nda Türkiye’nin Güney Kore ile yaptığı üçüncülük maçında, maçın 11. saniyesinde attığı gol ile Dünya Kupalarında atılan en erken gol ile rekor sahibi oldu. 1997 yılında FIFA tarafından Dünyanın en iyi golcüsü ödülünü aldı. 2 kez Dünya karmasına çağrılan tek Türk futbolcusu oldu. Milli takımda en çok gol atan futbolcu oldu (51 gol). Avrupa Kupalarında en çok gol atan Türk futbolcusu oldu (37 gol). 1999-2000 sezonunda Galatasaray’ın UEFA Kupası aldığı sene UEFA Kupasında ilk defa bir Türk gol kralı oldu (10 gol). Şampiyonlar Liginde en çok gol atan Türk futbolcusu oldu (8 gol). Bir sezonda en çok maç yapan futbolcu oldu (54 maçta 4697 dakika). Avrupa’da Gümüş ve Bronz Ayakkabı kazanan Türk Futbolcusu oldu. IFFHS (Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu) O’nu Dünyanın aktif en iyi 5. golcüsü seçti (07.01.2006).

Seveni olduğu kadar sevmeyeni de çok oldu. Adı hep gündemde kaldı. Futbol dışı olaylarda da hep gündemdeydi. Evlilikleri, Fettullah Gülen hakkındaki düşünceleri, Milli takımdaki namaz olayı, jeep olayı vesaire vesaire hep gündemdeydi.

Merhum Kemal Sunal’ın saf ve temiz insan tiplemesindeki “Şaban” cisimleştirmesi, O’nu aşağılama cisimleştirmesi olarak kullanıldı. İnsanların sabrını taşıracak derecede saf ve temiz insan “Şaban” ismi, Kral Hakan Şükür’de aşağılama olarak kullanıldı. Toplum nerelerden geçiyor, neler yapıyor, anlamak olası değildi.

Ama sana 41 kere maşallah, 241 kere şaban Allah Hakan Şükür.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ertan bey bence herkese cevap vermeseniz de olur. Bu insanlar Galatasaray ve Galatasaray'lılarla ilgili her bloga gelip bir şeyler yazan cinsten insanlar. "He" diyip geçebiliriz. "Şaban" konusunda da şöyle düşünüyorum. Türkiye de 3 profesyonel lig ve amatör ligler içinde, diğerlerinin arasından sıyrılıp 3 büyük kulüpte oynamış, dahası sayısız rekora imza atmış bir oyuncuyu eleştirebilmek ve ona gülmek için hayatta en az onun kadar başarılı olmuş olmak gerekiyor diye düşünüyorum. Hayatlarında hiç bir kayda değer başarı göstermemiş, ne kendileri ne ülke adına atıp tutmaktan başka bir şey yapmamış insanların tutup da rekor sahibi kişileri eleştirmeleri bana biraz triaji komik geliyor. Yazınız çok güzeldi, tekrar elinize sağlık.

Demirson 
 07.09.2007 3:31
Cevap :
Sayın Yolgezerserhat,Teşekkürünüze ben de teşekkür ederim. Ancak, herkese yanıt verme konusunda titiz davrandığımı bilmenizi isterim. Ben bir eğitimciyim, elimden dilimden geldiği kadar bu toplumu aydınlatmalıyım diye düşünüyorum. Çünkü benim işim naçizane sadece Üniversitemde ders vermek değil, toplumu da bilinçlendirmek yolunda çaba sarfetmek. Hem, yanıtlayabildiğim yazıların sorularını da yayınlıyorum ki, tüm Türkiye profilimiz belli olsun istiyorum. Nasıl taraftarız, nasıl bir yapımız var, herkes görsün istiyorum. Ben taraf değilim, gerçekleri objektif belgeleriyle analiz ediyorum. Yayınlayamadığım seviyesiz uslupları ise etik değerler açısından sadece ben görüyorum. Onları bir görseniz, içiniz acır ve üzülürsünüz. Saygılar sunuyorum. Ertan KILCIGiL.  07.09.2007 13:54
 

Hem "Fenerliler" ne diyorsa haklı, hem de "saygılar" öyle mi? Göstermelik saygılara, yapmacık kişiliklere oldum olası şaşırırım. İlk gördüğü insana "hayatım" diyen insanları anlayamam. "Hayatım" çok ciddi bir sözdür, herkese her zaman söylenmez. Hayatını vermek anlamında, hayatının değeri kadar değerli anlamında olan bu "hayatım" sözünü ayaklar altına alanları anlayamam. Anlayamadığım bir başka şey daha var. Sizin gibi taraftar fenerlileri de anlayamam. Nasıl bir perdedir bu gözünüzdeki? Benimki sizinki gibi formaliteden değil gerçekten SAYGILAR. ERTAN KILCIGiL.

Dr. Ertan KILCIGiL 
 04.09.2007 15:42
 

SAYGILAR

Selim Bayraktar 
 04.09.2007 15:10
Cevap :
Hem "Fenerliler" ne diyorsa haklı, hem de "saygılar" öyle mi? Göstermelik saygılara, yapmacık kişiliklere oldum olası şaşırırım. İlk gördüğü insana "hayatım" diyen insanları anlayamam. "Hayatım" çok ciddi bir sözdür, herkese her zaman söylenmez. Hayatını vermek anlamında, hayatının değeri kadar değerli anlamında olan bu "hayatım" sözünü ayaklar altına alanları anlayamam. Anlayamadığım bir başka şey daha var. Sizin gibi taraftar fenerlileri de anlayamam. Nasıl bir perdedir bu gözünüzdeki? Benimki sizinki gibi formaliteden değil gerçekten SAYGILAR. ERTAN KILCIGiL.  04.09.2007 15:40
 

Sayın Emsal Aydın, Valla ben nurcu murcu değilim de, sizin nasıl iflah olmaz bir fanatik olduğunuz belli. Blog yazılarımdan şöyle bir geriye, bir daha geriye giderek nasıl biri olduğum konusunda bilgi sahibi olabilirsiniz. Ama sizin bu yazıları anlayacağınızı hiç zannetmiyorum, çünkü gözünüzün önünde perde var. O da fenerbehçe taraftarlığınız. Bir önceki mesajınızı yayınlayamadım. Çünkü utandım. Niye mi? Böyle bir ifade, böyle bir Türkçe, böyle bir konu saptırma ve konuyu anlayamama görmedim. Mesajınızı kullanarak ve noktasına bile dokunmadan, yazınızı yazacağım yazıda kullanacağım ve yayınlayacağım. Tüm Türkiye, sizin yorumunuzu görünce, nasıl da haklı bir taraftar kıskançlığı yaşadığnızı görecek. Ben taraftar da değilim, nurcu da. Var olanı belgesiyle analiz ederim. Metin Oktay devrinde yaşasaydınız, adım gibi eminim ki O'na da ŞABAN derdiniz.

Dr. Ertan KILCIGiL 
 04.09.2007 13:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 180
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 1208
Kayıt tarihi
: 11.10.06
 
 

Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Öğretim Üyesi. Spor Sosyolojisi, Popüler Kültü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster