Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
527
 

25 gün geçti

Tam 25 gün geçmiş, koskoca bir 25 gün!... Görecelilik kuramı işte, başka bir konu olsaydı, "Ne çabuk geçti bu 25 gün" derdim. Ama şimdi, gerçekten zor geçen bir 25 günden söz ediyorum. 1 Eylül'den beri sigara içmiyorum. Bıraktım, dedim ve önüme gelene de söyledim. Yetmedi, bir de internet üzerinden tanıdık, tanımadık herkese duyurdum. Hep olumlu tepkiler, destek mesajları, övgüler aldım. Kendimi de bir kahraman gibi görmeye başladım üstelik. Kolay mı canım, 30 yıllık bir alışkanlığa elveda demek... Eğer sevgili Mine hanım sormasaydı yeniden yazmayı hiç düşünmüyordum. Bir bilanço çıkarma düşüncesi benim de hoşuma gitti doğrusu.

İlk iki gün sigarayı aramadım. Çünkü beynim uyuşmuştu, damarlarımdaki kanın çekildiğini hissediyordum ve hep uyumak istiyordum. Sonraki günlerde biraz rahatladım ama sigara isteğim başgösterdi. Günde 4- 5 kez şiddetli biçimde istek duydum. Bu gibi durumlarda su içtim, derin derin nefes aldım, "Ben artık sigarayı bıraktım" diye kendi kendime defalarca uyarıda bulundum. Boşluğu çerez ya da sakızla kapatmayı hiç düşünmedim. Çünkü yeri doldurulması gereken bir madde değildi. Kesilip atılması gerekiyordu, öyle de oldu. İlk haftam beklentimin tam tersine çok ta sıkıntılı geçmedi. Bunun üzerine kendime de çok kızdım: "Madem bu kadar kolaydı, neden bugüne kadar bırakmayı hiç denemedin?"

İkinci haftadan itibaren aslında o kadar da kolay olmadığını görmeye başladım. Belli saatlerde sıkıntım iyice artıyor, ter basıyor, huzursuzluk halim artıyordu. Hatta sinirlilik halleri de görülüyordu. Ama başta eşim ve kızım olmak üzere arkadaşlarım ve dostlarım öylesine destek oluyordu ki, geri dönmeyi asla düşünemiyordum. Bu arada, iki arkadaşım da beni örnek alarak bıraktılar, bir diğer arkadaşım ise, en kısa zamanda uygulamak üzere bırakma kararı aldı. Bu gelişmeler beni daha da motive etti doğrusu. Ayrıca, nefesimin açılmaya başladığını, iki kat merdiven çıkınca tıkanmadığımı gördüm. Hem çok şaşırdım, bu kadar çabuk mu sonuç alınır diye, hem de çok mutlu oldum.

Üçüncü haftanın sonunda biraz daha yokluğa alıştım. Hala kurtuldum diyemiyorum ama asla dönmeyeceğimi biliyorum. Cildimin güzelleşmeye başladığını söylüyorlar. Evimizin yakınındaki dik yokuşu artık hiç tıkanmadan, soluk soluğa kalmadan çıkabiliyorum. Harika bir duygu bu. Kendimi ayrıcalıklı görmeye başladım. Biraz ukalaca bir tavır belki ama, çok ta kolay değil başarmaya çalıştığım. Ayrıca, çok ta kolay olmasın. Önemli olan zoru başarmak çünkü. Kolayı herkes yapabilir. Beni tanıyan, sigarayı ne kadar severek içtiğimi bilenler hem şaşırıyor, hem de "Sen bırakabildiysen, herkes başarır" diyorlar. Gerçekten de doğru söylüyorlar. 25 günde yararlarını görmeye başladım. Bir ayın sonunda kendimi güzel bir parfümle ödüllendirmek istiyorum. Herkesin en kısa zamanda bırakmasını diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Harikasin sevgili dost Nuray. Bunlari okumak mutlu etti beni. Ama dikkat: 3 hafta oldu. Biraktigini falan sakin düsünme (Tecrübe konusuyor burada, ona göre). Cok dikkatli ol, sakin "bir taneden birsey olmaz" deme. Madem ki bilanco sözü etmissin, bu 3 haftan icin sana kücük bir armaganim var Hans-Martin Gauger'in "Duman üstüne Yazilar"indan: "Ictigin sigaralari saymak, bir bilanco cikarmak istiyorsan, normalden cok ya da normalden az ictigin durumlari hesaba katmayacaksin. Yani normalde icmemis olacagin sigaralari hesaptan düsecek, normalde icmis olacaklarini hesaba ekleyeceksin!" Senin icin özel cevirdim bunu Almancadan. Dayan, Nuray. Ben 2,5 yil icmedim, tek sigarayla yeniden basladim ve cok mutsuzum bu konuda. Senden daha iyi icici oldugumdan da eminim. Sevgilerle:-)))

pirmete 
 26.09.2006 20:35
Cevap :
Herşey iyi güzel de, akşamları bu camın önüne oturup, çayını yudumlayarak dostlarla sohbet ederken, "Yani bir sigara olsaydı iyi olurdu" diye aklımdan geçmiyor değil... Evet, arıyorum ama direniyorum da aynı zamanda. Ve direnmekten de son derece mutluyum. Ya, ben gerçekten çok şanslıyım, benim için özel çeviri bile yapan bir dostum varken, nasıl direnmem ki... Sağol, herşey için. Sevgiler...  26.09.2006 22:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 138
Toplam mesaj
: 34
Ort. okunma sayısı
: 1499
Kayıt tarihi
: 26.08.06
 
 

1958 doğumluyum, İzmir'de yaşıyorum. 17 yıl gazetecilik yaptım ve emekli oldum. Şimdi babamın kurduğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster