Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mayıs '10

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
914
 

26. Denizli Uluslararası Amatör Tiyatro Festivali

26. Denizli Uluslararası Amatör Tiyatro Festivali
 

http://www.denizli.bel.tr/Default.aspx?k=haber-detay&id=11093


Bu yıl 26.sı düzenlenen Denizli Uluslararası Amatör Tiyatro Festivali'nin kapanış günü bugün. 10-14 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen festivalde sadece 4 oyunu izleyebildim, akşam bir tane daha var, onu da izlemek istiyoruz

Önceden evimiz şehir merkezindeydi ve programı takip etmek daha kolaydı. Bütün gösterilerde kızlarla birlikte ilk sıradaki koltuklarda yerimizi alırdık. Tiyatro sevgisini daha 2-3 yaşlarında aldılar ve şimdi küçük kızım okulunun tiyatro grubunda.

Tiyatro, sanatların en eskisi, bir bakıma hayatın ta kendisi. Tarihsel açıdan ilimiz içinde barındırdığı antik tiyatrolarla belki de dünyada ilk sırada. Geçmişten gelen bu özellikler, şehir halkının sanata karşı ilgili ve destekleyici olmasında etken belki de. Bu festival süresince önceki yılların aksine yaşlı teyze ve amcaları (her ne kadar arada bir uyuklasalar da), ev hanımlarını ve küçük çocukları görmek mutlu etti beni. Gündüz gösterimlerinde protokol yoktu, olmasın da zaten, sadece Denizli'nin yetiştirdiği sanatçılardan "Nuri Kantar" karakteriyle tanıdığımız Fenerbahçe voleybol ve basketbol maçlarının vazgeçilmez izleyicisi Tekin Akmansoy vardı, plaket ve çiçekleri sunmak için.

"Sanat , sanat için yapılmalı! "diye iddia edenlerdenim. Sanat, toplum için yapıldığında eserin içine ticari, siyasi, ahlaki, dini vs. gibi katkı maddeleri ister istemez sokuluyor ve sanat, sanat olmaktan çıkıyor ve farklı mecralara çekiliyor, birileri memnun oluyor, birileri namemnun. Sanat adına yapılan şeylerde ise sanatçıyı "hoşgörmek " daha kolay hem de sanatçı daha özgür yaratıyor eserini. Anlayamıyorsak eğer sanatçının sanatını, işin içinden sıyrılmak daha kolay:

-Sanat için yapılmış, nasıl olsa...anlamasak da olur!

*****

Neyse gelelim asıl konuya. İzlediğim ilk oyun, Kocaeli Üniversitesi Sahne Sanatları Topluluğu'nun hazırladığı W. Shakespeare'in " Bir Yaz Gecesi Rüyası" adlı oyundu. Kostüm ve oyunun sergilenmesi açısından ben çok başarılı buldum, ama konu simgesel kavramların çokluğu nedeniyle izleyenleri memnun etmedi.

Aynı gün akşamı Menemen Belediye Tiyatrosu'nun hazırlayıp sunduğu Haldun Taner'in " Keşanlı Ali Destanı" vardı. Gerek konu ve gerekse karakterlerin toplumumuzla örtüşmesi nedeniyle herkesin beğenisini kazandı. Toplum için yapılan sanata en güzel örnek bu olsa gerek. Küfürlü konuşmalar, dayılanmalar, silahlı bıçaklı sahneler alkış aldı. Oysaki bir önceki oyunda daha çok emek verilmiş, hissini aldım ben. Replikler daha zor, makyaj ve kostümler daha özenli hazırlanmıştı.

İzlediğim 3. oyun ise Patnos Öğretmenler Tiyatro Topluluğu'nun hazırladığı "yerel köy ağzı" yazılmasına rağmen Ege şivesine yakın konuşmalarla sunulan "Su Gelince Patnos" adlı oyundu. Diğerlerine göre daha sıradandı, hem konu hem de işleniş itibarıyla. Öğrencilerin hazırladığı, öğretmenlerin hazırladığına galip gelmiş sanki. Amatörlük girmiş olabilir mi olayın içine?

En son olarak izlediğim Denizli OK-AY Sahne Sanatları Grubu'nun sunduğu " Bir Garip Oyun" isimli psikolojik oyundu. Onu da çok beğendim. Hayatın içinde farkında olmadan yapılan yanlışların, gelecekte insanın hayatında yapılan yanlışlara nasıl zemin hazırladığını vurgulayan güzel bir eserdi. "Bireyin hayatına giren kim varsa, aile, öğretmen, arkadaş, sevgili, konukomşu, onun yaptıkları yanlışlarda asıl sorumludur aslında, " tezini savunan bir konuyu ele almışlar. Yine aldığım izlenimlere göre beğenilen bir oyundu, hayatın kendisi olduğu ve her izleyen benzer şeyler yaşadığı için.

*****

Sanat amatörce yapılırsa, sanat icra eden belli kaygılar içinde olmazsa daha sanatsal oluyor. Sanat, para kazanılan asıl meslek olmamalı aslında, hobi olarak yapılmalı. Gerçek sanatçıları işte o zaman doya doya izleriz.

26. sı güzel geçti, 27. festivalde buluşmak umuduyla, önyargısız ve kaygısız yapılan sanatla dolu günler dilerim!

Sevgiyle kalın!

Sanatsal faaliyetlere yıllardır destek veren ve bütçe ayıran Denizli Belediyesi'ne de ayrıca teşekkürler!

Ayrıntılı bilgi için:

http://www.pevkolej.com/guncel/guncel-habeler/816-patnos-oeretmenler-tiyatro-topluluu-pevde

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

SİZİNDE BELİRTİĞİNİZ GİBİ HİÇBİR KAYGI GÜTMEDEN YAPILAN SANATTIR.BİZİMDE AMACIMIZ ÇOK AMATÖRCEDE OLSA TOPLUMUN EKSİK VE AKSAYAN BİR YÖNÜNÜ ORTAYA KOYMAK VE BUNU YAPARKEN EĞLENMEKTİ. BUNU BAŞARMIŞ OLMANIN SEVİNCİ İÇİNDE DENİZLİ'DEN AYRILMAK BİZİM İÇİN BÜYÜK BİR DENEYİM VE KEYİFTİ.

dilber dogan 
 19.05.2010 1:22
Cevap :
Teşekkürler, Dilberciğim. Yazımın size kadar ulaşması da beni çok sevindirdi. Selam ve sevgilerimle...  19.05.2010 13:03
 

Açık havada nasip oldu.(İzmir Fuarı/ Devlet tiyatrosu) İlk eser de "Hastalık hastası" idi. Bu eser ömrüm boyunca beni etkiledi. O yüzden açık havada tiyatro izlemeyi daha çok seviyorum. Ne mutlu size çeşitli gösterilere tanık olmuşsunuz; hoşça vakit geçirdiğiniz anlaşılıyor. Sanat Denizli'ye konuk olmuş; hoşgeldin demek gerekir... Bizim köyde ustaların icra ettiği sanatı izlemek beni öylesine yoruyorki...Umarım yakında final sahnesini alkışlamak nasip olur. Denizli'ye nazar değmesin, festivalleri bol olsun. Sevgiler selamlar

Alev Meisel 
 15.05.2010 16:05
Cevap :
Teşekkürler, Alev Hanım! Dün akşam da gala ile festivali tamamladık. Tıp öğrencilerinden oluşan tiyatro grubu, konusu doktor, hemşire ve hasta ilişkilerini anlatan komedi türü oyunu çok başarılı bir şekilde sergilediler...Bugün de yürüyüş vardı, Mayıs Denizl'de bereketli geçti...Siz hala İnterneti yavaş köyde misiniz? Selamlar-sevgiler!  15.05.2010 20:46
 

Birlikte izlemek de güzeldi...sevgiler...

Tuğrul-20 
 15.05.2010 0:25
Cevap :
Evet, seneye de inşallah...selamlar..  15.05.2010 14:42
 

Hayat damarlarımdan biri kopmuş. Baypas gerekli.

Ahmet Balcı 
 14.05.2010 17:03
Cevap :
Sizin evde her gün tiyatro var zaten, başrolde dede, sonrolde Kerem...bi kerem...sanatla ilgili o sözü yazacaktım da nasıl olsa yorum yazan birinin aklına gelir dedim...iyi demişim...selamlar-saygılar!  14.05.2010 17:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 1994
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster