Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
811
 

28 Şubat soruşturmasında emekli dört general tutuklandı...

28 Şubat soruşturmasında  emekli dört general tutuklandı...
 

28 şubat sürecinin gerekçelerinden Sincan'da yapılan Kudüs gecesi gösterisi. Görsel Milliyet.com.tr


28 Şubat soruşturmasında ifade veren dört emekli general tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada ifade vermek için Ankara Adliye’sine gelen emekli Orgeneral Orhan Yöney, emekli Oramiral Hayri Bülent Alpkaya, emekli Korgeneral Köksal Karabay, emekli Koramiral Altaç Atılan tutuklandı. Emekli Tümgeneral Ersin Yılmaz ise adli kontrol çerçevesişnde serbest bırakıldı.

28 Şubat soruşturması sürecinde o dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı  ifade vermiş ancak tutuklanmamıştı. Denetimli serbestlik ile her hafta karakola imza verecek olan Karadayı’nın kamuoyuna yansıyan ifadelerden kısa bir bölüm:

 Karadayı 28 Şubat kararlarına “yine imzamı atarım” demişti

Geçtiğimiz haziran ayında Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu tarafından ifadesine başvurulan Karadayı, hakkındaki iddiaları reddetmiş ve 28 Şubat'ın bir darbe olmadığını söylemişti. Sincan'da tankların yürütülmesini rutin bir olay olarak değerlendiren Karadayı, “ama o zaman birileri bunu öyle yorumladı, birileri de buna sahip çıktı” demişti.

 

Ayrıca Karadayı, dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir’in “Balans ayarı yaptık” sözüne, “her yerde olduğu gibi bizde de boşboğazlar var” diyerek cevap vermiş, Özkasnak’ın 28 Şubat için “postmodern darbe” açıklamasını da “Aptalca bir açıklama” olarak nitelemişti. Milletvekillerinin "postmodern darbe" diyen dönemin generallerini hatırlatması üzerine ise, “Kim söylediyse onu diyenler dangalaktır”  ifadesini kullanmıştı.

28 Şubat soruşturmasında daha önce tutuklananlar:

Kemal Gürüz: Eski YÖK Başkanı.

 Çevik Bir: Eski Genelkurmay 2. Başkanı.

Kamuran Orhon: Emekli Korgeneral. Eski Genelkurmay Lojistik Komutanı.

İsrafil Aydın: Emekli Topçu Albay. 28 Şubat sürecinde Kara Kuvvetleri’nde NATO Plan subayıydı.

Bekir Memiş: Emekli Tümgeneral. Balyoz davasından 16 sene ceza aldı.

***

1997 yılında 28 Şubat’ta yapılan MGK toplantısında alınan kararlarla başlayan ve irticaya karşı bürokrasi, ordu merkezli alınan önlemler ve yansımaları üzerine çok şey söylendi. “Post modern darbe” olarak ta adlandırılan 28 Şubat süreci Türkiye siyasetinde önemli kırılmaların yaşandığı bir dönemi ifade ediyor.

Anayasal bir kurum olan MGK’nın kararlarının uygulanmasında etkili mevkilerde görev yapan askeri kanattan generallerin tutuklanmasına yol açan süreç ilginç.

 

Başbakan Erdoğan’ın tutuklu General Ergin Saygun’u ziyaretiyle aldığı siyasi tavrı boşa düşürecek gelişmelerin merkezinde yargı var.

Oslo görüşmelerinin ortaya çıkmasından sonra yaşanan MİT Müşteşarı Fidan’ın yargılanmasına dönük hamlenin arkasındakiler Erdoğan’ın İmralı ile yürüttüğü süreci ikinci “Habur vakasına/fiyaskosuna” dönüştürebilirler.

Bir tarafta devlet/Ankara/AKP/Erdoğan İmralı ile görüşürken, diğer taraftan emekli generallerin tutuklanması kamuoyu vicdanında oluşan iktidara yönelik negatif düşünenlerin çoğalmasından başka bir işlev gör(e)mez!

Hafıza tazeleyelim, işte 28 Şubat kararları...

28 Şubat sürecinde o dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan MGK kararlarını 13 Mart tarihinde imzalamış fakat sonradan “ üst/ön yazıyı imzaladığını” ifade etmişti.

21 Mayıs’ta Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş “ülkeyi iç savaşa sürüklediği” gerekçesiyle Refah Partisi’ne kapatma davası açmıştı.

3 Haziranda DGM’de “susurluk davası” başlamıştı.

7 Haziran'da Genelkurmay, irticai faaliyetleri desteklediğini iddia ettiği firmalara ambargo koydu.

 10 Haziran'da Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay başkan ve üyeleri Genelkurmay Başkanlığı'na çağrılarak kendilerine irtica konusunda brifing verildi.

 18 Haziran'da Necmettin Erbakan başbakanlıktan istifa etti. İstifasının nedeninin başbakanlığı Tansu Çiller’e devretmek olduğunu belirtti.

 19 Haziran'da Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hükümet kurma görevini o sırada arkasında TBMM çoğunluğu olan DYP lideri Tansu Çiller’e vermeyip, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a verdi.

 30 Haziran'da Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit ve Hüsamettin Cindoruk'la birlikte ANASOL-D Hükümeti kurulmuştu.

 2012 yılında ise TBMM, darbeleri araştırma komisyonu kurmuş ve 28 Şubat başta olmak üzere askeri darbeleri araştırmaya başlamıştır. Bu sürecin yargılanması ise 28 Şubatta etkin rol oynayanların tutuklu yargılanması ile başlamıştır.

 2 Ekim 2012 tarihinde Dönemin Başbakan Yardımcısı ve DYP Genel Başkanı Tansu Çiller 'mağdur' sıfatıyla ifade vermişti.

28Şubat kararları öncesi yaşananlar...

2 Ekim-7 Ekim 1996 tarihleri arasında Başbakan Necmettin Erbakan sırasıyla Mısır, Libya, Nijerya'yı ziyaret etti. Libya'da, Kaddafi'nin bir çadırda Erbakan ile yaptığı görüşmede sarfettiği sözler muhalefet ve basın tarafından ağır bir şekilde eleştirildi.

 3 Kasım 1996'da Susurluk'ta meydana gelen bir trafik kazasında mafya, siyasetçi, polis ilişkileri açığa çıktı. Başbakan Erbakan 'fasa fiso' dedi, Adalet Bakanı Şevket Kazan ise, aydınlık için bir dakika karanlık toplumsal eylemi için "Mumsöndü oynuyorlar" dedi.

 Kayseri'nin Refah Partili Belediye Başkanı Şükrü Karatepe, 10 Kasım 1996 tarihli Refah Partisi İl Divan Toplantısındaki konuşmasında, Türkiye'de henüz gerçek demokrasinin olmadığını, hâkim güçlerin herkesi kendi görüşleri doğrultusunda hareket etmeye zorladığını söyledi. Karatepe konuşmasında şunları söylemişti:

 “Süslü püslü göründüğüme bakıp da laik olduğumu sakın sanmayın. Resmi görevim nedeniyle bugün bir törene katıldım. Belki başbakanın, bakanların, milletvekillerinin bazı mecburiyetleri vardır. Ancak, sizin hiçbir mecburiyetiniz yok. Refah Partili olarak yeryüzünde tek başıma da kalsam, bu zulüm düzeni değişmelidir. İnsanları köle gibi gören, çağdışı bu düzen mutlaka değişmelidir. Ey Müslümanlar sakın ha içinizden bu hırsı, bu kini, nefreti ve bu inancı eksik etmeyin. Bu bizim boynumuzun borcudur.”

 Karatepe bu konuşması nedeniyle 1 yıl hapis ve 420.000 lira ağır para cezasına mahkûm edildi.

 Dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan, 11 Ocak 1997 Cumartesi günü, Başbakanlık Konutunda tarikat liderleri ve şeyhlere iftar yemeği verdi.

 Yüksek rütbeli subaylar 22 Ocak 1997 tarihinde Gölcük'te toplanarak irticanın iktidarda olduğunu tartıştılar.

 30 Ocak 1997'de Sincan belediyesi Kudüs gecesi düzenledi. Belediye başkanı Bekir Yıldız, İran büyükelçisinin misafir olduğu gecede sahneye konulan cihad oyunu basında tepki oluşturdu. Star muhabiri Işın Gürel saldırıya maruz kaldı. Bekir Yıldız tutuklandı, mahkûm edildi.

 4 Şubat'ta Sincan'da askerler 20 tank ve 15 zırhlı araçla geçiş yaptı.”

...

Kaynak/alıntı: Wikipedia, Vatan, Milliyet Odatv

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

birkaç olayi cimbizla çekip çikartarak bunlarin toplumun genis bir kesimini ezmek için bahane olarak kullanilmasini siddetle kiniyorum. herseyden once o donemde Israil'le yapilan inanilmaz askeri anlasmalardan kimlerin ne kadar nemalandigi ivedilikle arastirilmalidir ....

Demokrasi Penceresinden 
 14.02.2013 9:42
Cevap :
MGK kararları alınırken Erbakan'ın cılız direnişinin dışında sivil siyaset gerekli tepkiyi göstermemiştir!12Eylülkurumu MGK bugünde aynı işlevi görmektedir. Bugün MGK kararlarını uyguladı diye o günlerde kamu görevi yapanların sürdürülen soruşturmalar yargılanması tiyatrodur. Konjöktür değişince gelecekte bugün görev yapanlarında aynı tarifeye tabi olacakları gözardı edilemez. Aslolan halktaki demokrasi bilincini yükseltmek, demokrasiyi amasız uygulayıp hayata geçirmektir.Herneyse gücü/iktidarı elinde bulunduranların dün yaptığı uygulamalara bugün karşı çıkmak marifet değildir... israil meselesine gelince ticaret hacmimizin sürekli artığından habersiz olamazsınız. Suriye konusunda uygulanan dış politikamızında İsrail'in çıkarlarına hizmet ettiğininde farkındasınızdır...  15.02.2013 12:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 817
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster