Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ağustos '07

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
360
 

3. Boğaz köprüsü

Sayın okurlar şimdi size bir haber ve o haber için bir yorum yazacağım. Sonra bu haber ve yorumu okuyup lütfen asıl sorunumuz Cumhurbaşkanlığı mı yoksa başka bir toplumsal davranış biçimimiz mi siz karar verin.

Bugünkü Hürriyet gazetesini okuyun lütfen. 3. Boğaz köprüsü temelinin 2008 yılı içerisinde atılabileceğini, ancak İstanbul bu mantık ile büyür ise bu köprününde çözüm olmayacağını belirtiyor sayın yetkili.

Şimdi sayın okurlar her türlü izmden, laik anti laik kavramlarından uzaklaşalım. Sadece matematik düşünelim. Matematik düşünürken de çocukluğumuzdaki havuz problemlerini anımsayalım. Bir yüzme havuzu düşünün, oldukça büyük olsun. Sonra bu havuza 4 yandan son derece kalın borularla su boşaldığını hayal edin. Havuzun çevresinin size ait olmayan doğal ve / veya insana bağlı fiziksel engellerle kaplı olduğunu, bir başka deyişle havuzun ebatlarının büyütülemeyeceğini düşünün. Bu havuzun iç duvarlarının ve tabanının da nadide çinilerle inşa edildiğini, bir havuz olmaktan öte adeta Allah vergisi bir sanat eseri olduğunu hayal edin. Bu havuza akan suyun hem miktarsal olarak çok hem de az nitelikli olduğunu varsayın. Şimdi elinizdeki sorunlar nedir ? Bir, havuza çok su geliyor taştı, taşacak, iki, su çok nitelikli değil arıtılması gerekli. Peki veri durum bu ise yapmanız gereken nedir ? Teorik mantığa göre su akışını kesmek veya azaltmak ve gerek akışı azalan suyu, gerekse havuzdaki suyu arıtarak içine girilebilir veya içilebilir sağlıklı hale getirmektir değil mi? Peki havuzun malikleri bu önlemi almak yerine o nadide çinileri kırarak suyun altında ince tahliye boruları açarlarsa sizce sorunlarınız çözülür mü? Aslında bu önlem olduğu iddia edilen ama duvarları bozarak ve üstelikde suyun altında çalışmak vb gibi çok pahalı ve zor eylemlerle ulaştığımız sonuç, artık o doğal güzelliği bozulmuş ama sorunun asıl niteliği ve boyutu değişmemiş, bir başka yapıya / hale bürünmüş havuzun elimizde kalması değilmidir ?

Evet sayın okurlar şimdi o havuzun yerine ülkemizi koyarsak hata mı ederiz ? Ülkemizin sadece doğal güzellikleri değil, her ülkeden farklı olarak bir kültürler beşiğinin üstünde oturmasından dolayı sahip olduğu varlıkları az mıdır? Peki ülkemizin sınırları büyütülebilir mi? Örneğin Yunanistan' ı mı işgal edeceğiz, Akdeniz' i mi dolduracağız ? Peki yavaşladığı iddia edilen nüfus artışımız bile çok fazla değil mi? Peki bu nüfus ne kadar nitelikli ? Peki bu nüfus önlem olarak 3. boğaz köprüsünü mü, duble yolları mı, yoksa nüfusunu yeniden ve her bakımdan yapılandırmayı mı düşünüyor ? lütfen siyasi eğilimlerinizi bir yana bırakın. Sadece matematik olarak düşünün biz nasıl davranıyoruz ? Çözüm anlayışımız ne ?

Ve lütfen kızmayın ama bizim içimizden önlem olarak inşaat faaliyeti dışında başka şeyler hayal eden siyasi, bürokrat, teknokrat çıkar mı? İyi düşünün, aslında o köprüyü, o yolları isteyen biz değil miyiz? O zaman neden kafamızı bizde başka bir türbanla örtüp siyasileri suçluyoruz ? Bizim başımızın içi açık mı ki başka başların üstünün örtülmesine takılıyoruz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 226
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 556
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

15 Nisan 1959 İstanbul doğumluyum. Marmara üniversitesi siyasal bilimler fakültesi mezunuyum. Ancak ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster