Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Rumikorman (Korman Türkmen)

http://blog.milliyet.com.tr/rumi

07 Aralık '06

 
Kategori
Uzay
Okunma Sayısı
9016
 

3. Boyut kavramı ve Matrix uzaylara geçiş

3. Boyut kavramı ve Matrix uzaylara geçiş
 

Işık enerjisi ile 3. boyuttan diğer alemlere açılmak ve seyahat etmek mümkün mü? Işık boyutunda bir varlık, aynı anda birden fazla yerde olabilir mi? Uzay gemileri ile bizim boyutlarımıza girip çıkan uzaylı varlıkları, çok boyutlulukla izah etmek mümkün mü?

Çok boyuta geçiş bizim galaksi sistemi dışında veya Matrix uzaylara açılan kapılar sayesinde mümkün olacaktır. Işık boyutunda yaşayan varlıkların, ışık enerjisi ile hareket eden ana gemileri mevcuttur. Işık varlıkları, UFO adı verilen ve neon gücünün mikro dalga enerjisine tesir etmesi ile çalışan bu gemiler sayesinde diğer alemlere ışık hızı ile seyahat edebilirler.

İçinde bulunduğumuz mekânı üç boyutlu (en-boy-derinlik) olarak tarif ediyoruz. İzafiyet teorisinin getirdiği anlayışla bu üç koordinata dördüncü olarak bir de zaman kavramı eklenmiş ve toplam dört boyutlu bir kâinat tasvir edilmiştir.

Boyut kavramını daha iyi anlayabilmek için tek boyuttan, yani ‘doğru’dan başlayalım. Aslında bu tek boyutlu çizginin ‘doğru’ olması da gerekmez, herhangi bir ‘eğri’ de olabilir. Bir eğri üzerindeki herhangi bir noktanın konumunu tek bir sayıyla ifade edebiliriz. İki boyuta örnek ise ‘düzlem’dir. Bir masanın üstü (idealde) iki boyutlu bir düzlemdir. Masanın üzerindeki herhangi bir noktayı en ve boy koordinatları olarak iki sayıyla ifade edebiliriz. Bu düzlemin üzerine dik olarak bir de yükseklik çıkarsak üç boyutu elde etmiş oluruz. Üç boyuta örnek olarak bir küpü verebiliriz. Küpün içindeki herhangi bir noktanın konumunu tarif etmek için, belli bir köşe sıfır noktası (orijin) olarak referans alınır ve noktanın konumu x, y, z eksenlerindeki üç sayı ile ifade edilir.

3. boyuttan sonra geometrik bir şekil çizilemiyor, yani dört boyutlu bir cisme örnek veremiyoruz. Bizim bildiğimiz ve kafamızda canlandırabildiğimiz dünya üç boyuta kadar çıkıyor. Daha yüksek boyutlu uzayları ise “uzay matematiği” veya “siber Matrix matematik sistemi” diliyle ifade etmek gerekir.

Dört boyut ve ötesi bir uzay nasıl olurdu? Meselâ dört boyutlu bir uzayda yaşayan varlıklar olsaydı neler olurdu? Öncelikle dört boyutlu âlemde yaşayan bir varlığın, bizim gibi üç boyutlu insanların arasında, bir anda kaybolması, onun için çok kolay olurdu.

Başka bir enteresan özellik ise, dört boyut ve ötesi âlemlerde yaşayan varlıkların, üç boyutlu cisimlerin içi ve dışının beraber görülebilmesi ve bunlara ulaşılabilmesidir.

Daha karmaşık bir şeklin iki boyutla kesişimini düşünürsek, çok daha farklı görünümlerin tek bir varlıktan kaynaklanmasını hayal edebiliriz. Meselâ bir küpün iki boyutlu bir uzayda iz düşümü kare olabileceği gibi, duruşuna göre, üçgen de olabilir. Daha da ilginci, dört boyutlu tek bir varlık, üç boyutlu bir dünyada aynı anda birden fazla yerde farklı varlıklar olarak görülebilir.

Günümüzde fizik çevrelerinde tartışılan UFO “süper sicim” teorisi, dört değil 10 (zamanla beraber 11) boyutlu bir kâinat kabul etmektedir. Teoriye göre bildiğimiz üç boyutun dışındaki boyutlar kendi içlerine kapandıkları için, algıladığımız mikro-âlemden makro-âleme kadar kendini göstermemektedir. Bu fazla boyutlar ancak atomun temel parçacıklarının da çok daha altındaki ölçeklerde var olmaktadır.

Fizikçilerin üçten fazla boyutlu bir dünya tasvirlerine alternatif bir düşünce de, içinde yaşadığımız kâinatın, daha yüksek boyutlu bir kâinatta üç boyutlu bir “zar” şeklinde olmasıdır. Bu bakış açısına göre bilinen dört temel kuvvetten üçü, yani zayıf ve kuvvetli nükleer tesirler ve elektromanyetik dalgalar (en önemlisi ışık) bu üç boyutun dışına çıkamıyor; böylece biz de bu üç boyutlu mekânımızın ötesini göremiyoruz (belki de bu kuvvetler bu boyutlara nüfuz ediyor, fakat biz fark edemiyoruz). Fakat yerçekimi kuvvetinin bu üç boyutun içinden geçerek ötesine sızdığı da iddia ediliyor.

Üç boyutlu mekân ve zaman boyutunun dışına çıkıldığında enteresan şeylerle karşılaşırız. Uzayda zaman ve mekânın düz değil içe veya dışa bükük olması ihtimali de daha başka olağanüstülüklere kapı açabilir. Mesela; uzay sonsuzdur ve her daim genişlemektedir, yani dolayısıyla uzayda zaman ve mekan kavramı yoktur.

Son zamanlarda uzay bilimcileri, kürenin bir noktasından diğerine, kürenin içinden kestirme bir yol olabildiği gibi, yaşadığımız kâinatta da böyle gizli geçitlerin (Kara Delikler) olabileceğini keşfetmişlerdir. Bu Kara Delikler sayesinde bir galaksi sisteminden diğer galaksi sistemlerine geçiş yapılabilmektedir. Kara Deliklerden geçildiğinde Ak Delik ile karşılaşırız ve Ak Delik bizi diğer galaksi sistemine püskürtür. İşte ışık hızı ile hareket eden süper cisimler (UFO), evrende bu şekilde yol alabilmektedirler ve diğer boyutlu kâinatlara geçiş sağlanabilmektedir. Biz henüz bu teknolojiye sahip değiliz. Başka galaksi sistemlerinde gelen akıllı varlıklar, kristal neon ışığı ve mikro dalga sistemi birleşmesi ile hareket edebilen uzay gemileri sayesinde bu sonsuz uzayda seyahat edebilmektedirler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"İki nokta arasındaki en yakın uzaklık doğrudur" tezini çürüten bir görüş algıladım yazınızın özünde.Yanılıyorsam lütfen düzeltin.Evreni bir kağıt gibi ikiye katladığımızı var sayarsak uçtan uca sıçrama anlık gerçekleşebilir mi?saygılarımla.

Hakan Karaduman (Akdenizli) 
 12.12.2006 14:01
Cevap :
Doğru'nun tarifi bu şekildedir. Yani, iki nokta arasındaki en yakın uzaklığa doğru adı verilir. İki nokta arasında paralel evrenlerin olduğunu da göz önünde bulundurursak ve daha sonra evreni bir kağıt gibi ikiye katladığımızı düşünürsek, o zaman bir uçtan diğer uca gitmek, ışık hızında anlık bir sıçrama olarak gerçekleşecektir.  12.12.2006 17:45
 

Geçişlerin bilimsel yanıyla ilgili son derece aydınlatıcı bir yazı, ama sanıyorum ki bu geçiş, ruhsal ve zihinsel bir sıçramayla birlikte gerçekleşecek. İçimizdeki oniki kitaplıkla olan bağımızı anımsadığımızda...ışıkla kalın.

Mutlu Taflan 
 09.12.2006 1:10
Cevap :
Evet, insanın özünde bu bilgiler zaten mevcut. Sadece yapmamız gereken şey bu bilgiyi açığa çıkarmak ve olayları ruhumuzla hissetmek, daha da önemlisi ruhumuzla yaşamak ve olgunlaşmak.  09.12.2006 11:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 80
Toplam yorum
: 84
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 9013
Kayıt tarihi
: 01.12.06
 
 

1968 Ankara doğumluyum. Selçuk Üniversitesi, Doğu Dilleri ve Edebiyatı, Fars Dili ve Edebiyatı Bilim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster