Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
868
 

3 Aralık Dünya Engelliler Günü geliyor fakat erişimsizlik yüzünden engelliler S.O.S! İmdat! diyor.

3 Aralık Dünya Engelliler Günü geliyor fakat erişimsizlik yüzünden engelliler S.O.S! İmdat! diyor.
 

Deprem olup enkaz altında kaldığınızı düşünün. Üstünüzde binlerce ton beton yığınları var. Kendi başınıza çıkmanız mümkün değil oradan. Bir köy, kasaba, ilçe ya da şehir yolunun kapandığını düşünün... Şehir içi yollarda da olabilir kapalı olan ... Neyle kapandığının önemi yok… Kar olur, sel olur, çığ olur kapanma nedeni... Denizde dev dalgalar içinde mahsur kalabilirsiniz mesela… Sellerin içinde kalan bir ufacık ‘’adacıktan’’ kurtarılmanız gerekebilir bazen de…

Uç örnekleri de çok vardır bu olayların... Adam/kadın paşa gönlünü eğlemek, sevgilisiyle gezmek ve de kafasını dinlemek içinde dağlara çıkıp oralarda da mahsur kalmış olabilir... İlla nedeninin afet olması gerekmiyor yani... Bu tür olaylarda nedeni aranmaz hiçbir zaman... Sorgulanmaz... Ne işi varmış orada denmez... Kendi salaklığı, çeksin cezasını denmez...


Kedi, köpek hatta kuş için bile geçerli artık bu dediklerim... Keyfi ya da doğal afet olduğu sorgulanmaz zorda kalmış insana yardım edilirken... Trafik kazalarında, kazaya sebep olanda yardım görür…

İnsanlar kendi güçleri ile kurtulamazlar bu belalardan... O devlet denilen, o toplum denilen örgütlü güç ve bilinçten yardım isterler... Yardım istemek demek, zorda olduğunu duyurmak demektir… Bu yeterlidir... Ayrıca yalvarmaya gerek yoktur, kurallara bağlı değildir... Denizdeysen S.O.S, yangındaysan alo yangını araman yeter… Neyle karşı karşıyaysan o ortak bilinç ve örgütlü güç’e haber vermen yeter... Devlet ve toplum seferber olur... Maliyeti hiç düşünülmez…

Zorda olduğunu duyurmak yeterlidir harekete geçmesi için tüm kurumların, sorumluların ve toplumun... Kime ne olursa olsun, duyurmak yeterlidir... Yerel yönetimlere, örgütlü devlet güçlerine, görenlere, duyanlara... Harekete geçmek zorundadır herkes... Böyle kodlanmıştır, şartlanmıştır insan bilinci... İyi de olmuştur... Gidilir oraya, el birliği ile zorda kalmış insanlar kurtarılır… Yeni yaşamları için önleri açılır... Yaşaması, normal sayılana dönmesi için önü açılır insanların... Hayvanlarında önü açılıyor artık diyelim…


Yardım isteyen için bütün bunlar HAK’tır... Yardım eden içinse SORUMLULUK’tur… Toplum içinse VİCDANDIR… Yardım isteyen burada yardıma geç gelinmesini eleştirebilir, az bulduğunda ve zararları doğduğunda sorumlular hakkında dava bile açabilir... Bütün bunlar bilinçtir, haktır, sorumluluktur ve hukukta yeri vardır... Önü tıkanan insanın önü açılmalıdır... Evrensel değerler bunu gerektirir...

Engellilerin durumu aynıdır aslında... Onlarda en az diğer zorda kalanlar kadar zordadırlar... S.O.S vermektedirler... İmdat! Evlerde ölüyoruz demektedirler… Bu zindan yaşamdan bizleri kurtarın demektedirler. Enkaz altındakiler kadar enkaz altındadırlar… Yangındakiler kadar, dağda mahsur kalanlar kadar, denizdekiler kadar zordadırlar… Evden hapishanelerinde suçsuz yere yatmaktadırlar… Yaratılan kentlerde gördükleri, duydukları hiç bir şeye erişemiyorlar. Camlardan bakıyorlar yaşama...


İmdat diyen insana ‘’önce şu işimi bitireyim, sonra geleceğim’’ diyemez kimse... ‘’Niye hemen önünü açalım, acelen ne?’’ diyemez kimse... ‘’Dışarıda ne işin olabilir ki’’ diyemez kimse... Haklı bir neden öne sürmek zorunda değil bu insanlar sokakta olmak için...

İşte bu Soruları soran herkesten uzak durmak lazım insan olarak… Bu soruları soran ‘’insanlarla’’ tartışmamak lazım ayrıca... Böyle ikna ediyorlar taş olmuş, duymaz olmuş vicdanlarını… Dağ başlarında mahsur kalanlara ‘’onların ne işi var orada?’’ diyebiliyor mu bu insanlar?


Yaşam demek ev demek değil... Çıkabilmeli insan istediğinde... Fütursuzca hem de... Hiç nedensiz hem de... Öyle yüce nedenler aramayın dışarıda olmak için... Ayrıca anlasın herkes; kimseye ve kendilerine zarar vermez bu insanlar. Tüm beklentileri, önlerinin açılmasıdır... Sokağa çıkması için, eğitim alması için, işe girmesi içi, rahat barınması için, önlerinin açılması gerekir... Ceplerinde parasının olması gerekir... Sevmesi ve sevilebilmesi için ön yargılardan uzak tutulmaları gerekir.

Önlerini açın engellediklerinizin... S.O.S veriyorlar... İmdat! Diyorlar… Sizin aklınızın alabileceğinden daha zordalar… Siz ‘’iyisiniz iyisiniz’’ demekle iyi olmuyor bu insanlar... Çok zordalar, saatli bombaya dönmüş durumdalar... Önlerini açın lütfen...

Bütün işinizi gücünüzü bırakın lütfen… Bu işin zamana yayılması kadar iğrenç bir düşünce olamaz… Taaaaki oynanacak her maça bir sağlam kadar rahat gidebildiğinde diner bu acı.
Bu bilinç kollektif olduğunda biter bu acı...


OPET Engellilerin önünü açıyor örneğin; her şubesinde engelli rampaları ve WC bulunuyor ve standart… Alanya belediyesi engellilerin önünü açıyor örneğin; İşyerlerine ruhsat verirken engelliye uygun mu diye bakıyor… Şükranlarımı sunuyorum. Mevcut her şeye erişimi sağlanmalı engellilerin.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Kuyucak, Geçen gün Şehir Tiyatrosunun sezon oyunlarından birine gitmiştim. Baktım, hani Altınportakal Festivali zamanında Tiyatro Salonu girişlerine kurulan engelli rampaları vardı ya, hepsi kaldırılmış, şaşırdım kaldım...Bizim her şeyimiz göstermelik...Sanki sadece festival zamanı bu rampalara ihtiyaç varmış gibi, sanki başka zaman o salona hiçbir engelli gelmeyecekmiş gibi...Sinir oldum anlayacağın...S.O.S tabi ama anlayan da yok, kılını kıpırdatan da...

fatma iyibilgin 
 02.12.2011 0:32
Cevap :
Merhaba Fatma... Ben biliyordum ki... Bir eşy portatifse bilki o taşınıyordur. O dönem Altın Portakal günleriydi. Gösteriş bitti ve o rampada depolara kaldırıldı. Fakat engelliler konusunda en dürüst adamlardan biri Mustafa Akaydın. Fakat ekibinde ne gösteriş budalası adamlar var gördük işte. Sevgiler.   03.12.2011 9:56
 

Türkiye'de 8,5 milyon engelliye hizmet eden 3 resmi kurum, 15 sivil toplum örgütü ile 5 spor kuruluşu var. Bu sayı geçen yıldan beri artmış mı bilmiyorum. Pek çok engelli yasal hakkını bilmiyor. Fiziksel ve düşüncesel olarak kendimizin yarattığı engelleri kaldırdığımız zaman toplum bilinçlenir. Ablamın engelli olması nedeniyle yaşadığı zorluklara tanık oluyorum.Elimizden geleni yapmamız gerekir.

Bosnalı 
 28.11.2011 23:56
Cevap :
Merhaba Bosnalı... Engelli kuruluşlarının ne iş yaptığını çok iyi bilmiyorum. Ancak bu olayların kangren olmasında STK larının payı çok büyük. Kendilerini hep yardım kuruluşu gibi gördüler. Toplumdan, devletten yardım talep edip kendi üyelerine güya dağıtmak amacındaydılar. Oysa kendilerini ve üyelerini düşürdükleri durum çok kötü sonuçlar verdi. Oysa amaç yaşanabilir kentler, erişilebilir sokaklar olmalıydı hedefleri. Elimizden geldiğince bu düşünceyi yaymamız gerekiyor. Sağolun katkılarınız için.  29.11.2011 11:55
 

çok önemli bir konuyu, çok güzel bir örnekle açıklamışsın... bizde engellilerin önünü iyice kapatırlar, hatta bu yol niye böyle, bu giriş acaba neden böyle yapılmış demeden, bir güzel gelir yerleşirler... ama bizde genel zihniyet bu zaten, sadece engelliler için değil, herkes için aynı şey söz konusu, "insanın" engellerler bu memlekette! sevgiler

ÇokEskidendi 
 28.11.2011 20:15
Cevap :
Günaydın Beran hanım. Her alanda olduğu gibi bizim görevimiz de gözlerine, gönüllerine sokmak nasıl bir '' insan'' olduklarını... Gerçi hayatımızı böyle harcadık ama olsun. Sağolasın desteğin için.  29.11.2011 10:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 1395
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 942
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster