Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Nisan '10

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
607
 

3 Nisan 2010 Dünya Bahtsızlar Günü olsaydı; bende kesin o günün flamacısı olurdum.

3 Nisan 2010 Dünya Bahtsızlar Günü olsaydı; bende kesin o günün flamacısı olurdum.
 

Kurtarıcım Ramazan


Gece vardiyamdan çıkmış, uzun zamandır hazırlandığım açık öğretim sınav saatimin gelmesini bekliyordum. Sınavım 14:30 daydı. 30 undan sonra bir insan nasıl ders çalışmışsa bende o şekilde çalışmıştım. Bugün stres yapmayacaktım. Planlarımı yapmıştım. Bilgisayar başında vakit geçirecek, biraz uyuyacak, motosikletime binip rüzgarın ve güneşin tadını çıkarırcasına sınav yerime gidecektim. Saat 13:00 olana kadar her şey yolundaydı. Sınav yerim aşağı yukarı bir saat mesafedeydi. Yarım saat erken orda olacaktım. Sınav yerimi bulup, gözetmen hocaların sınavla ilgili talimatlarını dinleyecektim. Nedense bu konuşmaları hep hoşuma gitmiştir. Sınava daha bir motive olurum onları dinlerken… Sınavım bitince de Gökova rampalarında durup eşsiz manzarasını resimleyecektim.

Motoruma binip gerekli hazırlıklarımı yaparken fark ettim ki benzin musluğum yerinde değildi sanki. Biraz daha incelediğimde ise musluğun kırılmasından başka benzin hortumlarımda yerlerinden sökülmüştü. 2009 model taksitini bitiremediğim motorumdan bu ikinci benzin çalınması olayıydı. Rahmetli Babam derdi hep; “Oğlum bu hırsızlar Allah’ın cebinden peygamberini çalar” diye. İyide bu tam sınav günümü mü bulmuştu.

Motorumun vitesini boşa aldım, ittire ittire ustamın yanına vardım. Bu gece benzini çalınan üçüncü müşterimsin diyince pek bir sevindim. Daha araştırsam bu arkadaşın mağdur ettiği insanlar olarak dernek bile kurabilirdik belki. Usta motorumun tamirini bitirdi. Hiç benzin kalmamış benzin alman lazım diyince hemen benzinliğin yolunu tuttum. Vakit aleyhime işliyordu. Çevredeki esnaf arkadaşımdan rica ettim. Beni sağ olsun benzinliğe götürdü getirdi. Ustamın yanından ayrılıp, hemen kırtasiyeden kalem, kalemtıraş ve silgimi de satın aldım. Yola çıkmadan son bir benzinlikte depoyu doldurdum, sınavda içmek üzere suyumu da aldım. Artık yola çıkmıştım. Rüzgara kendimi kaptırmış geç kalmamak için olabildiğince basıyordum.

Kaybettiğim zamanı telafi ettiğimi düşünürken biraz sert bir rampada vites düşürmek için ayağımı vitese götürdüm. Amanın Vites yerinde yoktu. Motor 5 nci viteste takılı kalmıştı. Hemen sağa çektim acaba yapabileceğim bir şey var mı diye. Sınava yarım saat kala vitessizde kalmıştım. Birkaç denemeden sonra 5 nci viteste hareket etti motor ama o rampaları nasıl çıkacaktım, çıkabilir miydim, yetişebilecek miydim düşünceleri arasında birde baktım polis çevirme yapıyor, bana da sağa çek diyor. Çektik sağa boynumuz kıldan ince, radara girmişim 81 km hızla. Ehliyet sorusunun cevabı hazırmış ta, ruhsat sorusu cevapsız kaldı memur beyin. O telâşe ile ruhsat bizim evde kalmış.

Memur bey alelacele çıktım. Ruhsat evde kalmış, sorgula plakayı motor valla benim, bak buda sınav giriş belgem 15 dakika sonra sınavda olmam lazım dedim. Acelen var madem senin cezanı hızlı keselim, motorunu çabuk bağlayalım demesin mi? Bu arada ruhsatsız araçlar trafikten alıkonuyormuş. Ruhsatı getirince alabiliyormuşsun, onu da öğrenmiş oldum.

Şarkısı bile var. “Bana bi koca lazım, oda bu gece lazım” diye. Bana da motosikletim lazım, oda 15 dk içinde lazım. Benim gibi ceza yiyen bir kamyoncunun yanına verdiler beni. Hadi dediler yolun açık olsun. Kamyoncu arkadaşa anlattım başıma gelenleri, bugün stres yapmadan motorumla sınava geleceğimi, dönüşte resim çekeceğim yerleri gösterdim. Oda üzüldü halime. İsmi Ramazanmış. Teselli etmeye çalıştı. “Belki ilerde bi kaza yapacaktın” dedi. “Belki ona vesile oldu bu olaylar” dedi. Anlattıkları çok hoşuma gitti. Artık sınavı filan takmaz oldum. O zaman senin resmini çekeyim be Ramazan dedim.

Sınav yerine 10 dk gecikmeli olsa da kamyondan inebildim. Koştura koştura sınav yerine vardım. Koştururken içinde sınavda içeceğim suyumun bulundu poşetim delindi. Suyumu yerden aldım ama o arada silgimi kaybetmişim. Sınava aldılar sağ olsun hocalar. Silgimin olmaması bir kat daha stres yaptı bende. TC Kimlik numaramı kodlarken ya yanlış kodlarsam, ya kitapçık türünü yanlış işaretlersem… Diye korka korka kontrol ede ede sınavımı bitirdim. Artık böyle bir sınavdan kaç alırız, Allah bilir ya?

O gün güzel şeylerin resimlerini çekecektim. Kısmette Ramazan’la tanışmak varmış. Biraz olsun bana moral veren, gecikmelide olsa beni zamanın da yetiştiren. Bende onun resmini çektim ve siz değerli Milliyet Blog okurlarıyla tanıştırayım dedim.

Yolun açık olsun Ramazan…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Olsun. Nefes alıyor ve yaşıyorsun ve daha da önemlisi hala gülebiliyorsun. Sağlıcakla Kalın...

Yorum Dükkanı 
 05.04.2010 8:30
Cevap :
Kesinlikle haklısınız. En azından o hala kısmetmiş bana...  05.04.2010 19:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 951
Kayıt tarihi
: 13.08.09
 
 

1979 yılında Balıkesir Edremit doğımluyum. 1996 Edremit Endüstri Meslek, 1999 yılında ise Fırat Üniv..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster