Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
26
 

30 Ağustos Zafer Bayramı kaldırımlarda kutlandı

30 Ağustos Zafer Bayramı kaldırımlarda kutlandı
 

Eski bir 30 Ağustos Zafer Bayramı


Şehitlerimizin kemikleri sızladı. Akşam uzun bir gece olacağı düşüncesiyle hızlıca karnımı doyurup Ömer Paşa Sokağından Bağdat Caddesine yürüdüm. Caddeye yaklaşırken trafiğin kesilmemiş olduğunu gördüm. Bu moralimi bozdu. Çünkü insanların yürüyebilmesi için araçların olmaması gerekiyordu. Caddeye indiğimde saat akşam 8:00 idi. Bir miktar insan kaldırımlarda ellerinde bayraklarla dağılıyordu. Cadde boştu. Caddebostan’dan Suadiye’ye doğru yürümeye başladım. İleride polis arabalarının ışıkları görünüyordu. Sesler geliyordu ama normal bir bayramda buralar tıklım tıklım dolu olurdu. Kalabalığın ve polis ışıklarının olduğu yere ulaştım. Orası Tarım İl Müdürlüğünün önüydü Neyse dedim, bu Suadiye’ye kadar gidiyorsa yine de iyidir. Yürümeye devam ettim. Her bayram yaptığım gibi kalabalığın sonunu bulmak istiyordum. Bir de ne göreyim, Ethem Efendi Caddesine gelmeden bitti. Bu kez çok yorulmadım, Bostancı Köprüsüne kadar yürümem gerekmedi. Küçücük bir gruptu ses yapan. Arkada bir otobüs 10. Yıl Marşı gibi marşlar çalıyordu, o kadar. Eskiden her kavşakta kurulan ekranlar, ses düzenleri yoktu. Kılıçdaroğlu da gelmemişti.

Grubun sonunu bulunca ben de onlara katıldım, Göztepe’ye dönüp yürümeye başladım. Bu sırada kenarda park etmiş olarak duran Trafik Vakfı’nın aracından bir anons geldi.

“Sayın vatandaşlar,” (çok da nazikler) “lütfen kaldırımları kullanalım, yolu trafiğe açalım.”

Ney? Zafer Bayramı'nda insanlardan kaldırımı kullanmasını, yolu boşaltmasını istiyordu. Ama aldığı emir buydu. Biraz yürüdük. Yol tek şerit olarak trafiğe açıldı. Zincir şeklinde dizilmiş çok sayıda sivil polis, genç insanlar, normalde görseniz hayatta polis olduğunu anlamazsınız, gruba baskı yapmaya başladı. “Kaldırıma çıkın, yolu boşaltın…” vs.

Yol ortasında çok sayıda kişinin kenarlarından tuttuğu bir bayrak açılmıştı. Önümde gidiyordu. Arkada bir polis aracı “Kaldırıma çıkın” diye anons yapıyordu. Ama kimse çıkmıyordu. Bu halde yeniden Ömer Paşa Sokağına geldik. Burada yürüyüşü durdurdular. Yolda açık olan bayrağı toplattılar. Grubu kaldırımlara çıkardılar. Tabi o sırada trafiğin açık olması çok önemliydi. Trafik akmazsa Türkiye batardı. Ağlayacak gibi oldum. Grubu bıraktım, evime döndüm.

Onlarca ölümün olduğu günlerde köprü açanlar, yılda iki gün olacak kutlamaya –artık ne kadar kutlama denirse- izin vermediler.

Cumhuriyete veda edelim.

Yönetimi alkışlayalım.

Başarıyorlar.

30 Ağustos’ta ne mi oldu? Polis kardeşim “kaldırıma çıkın” diye çemkirebiliyorsa bu 30 Ağustos’ta kazanılan zafer sayesindedir. O zafer olmasaydı kenara iteleyecek ‘vatandaşı’ olmayacaktı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 159
Toplam yorum
: 301
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 8109
Kayıt tarihi
: 27.09.09
 
 

Antakya 1955 Doğumluyum. O.D.T.Ü. Mimarlık Fakültesi 1982 Mezunuyum. O zamandan beri firmalarda m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster