Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
266
 

300 Tonluk facia ve ölümlü iş kazalarındaki artış

300 Tonluk facia ve ölümlü iş kazalarındaki artış
 

22 Kasım 2012 günü Samsun’daki bir bakır işletmesinde, amonyak tankı kapağının çökmesi sonucu meydana gelen iş kazasında 5 işçi hayatını kaybetti, 14 işçi de yaralandı.

Kanal D ve pek çok medya kuruluşu olayın nedenini vincin halatının kopması şeklinde verdi.

Kanımca Samsun’da halat kopması sonucu yaşanan bu iş kazasından ülke olarak büyük dersler çıkarmalıyız. İşin teknik boyutu ve tehlikesi ülke sathına doğru bir şekilde yayılmak zorunda. Meslek örgütlerinin öncülüğünde toplum teknik yönden doğru bir şekilde bilgilendirilmelidir.

Hatırlayın bu yaz köprülerde bakım yapılmıştı, İstanbul kilitlenmişti. İnsanlar saatlerce yollarda beklediler, sonunda köprüler bakım işi bitene kadar ücretsiz yapıldı. Gerçi bu bakım işine herkes köpürdü ama insanların emniyeti için bence çok gerekliydi. Bakımlarda köprülerin halatları da değiştiriliyor. Asma köprülerde halatların bir kullanım ömrü var. Çünkü halatların kalite sertifikalarında beyan edilen özellikler, kullanılmamış halata ait olup, başlangıçta imalatçı tarafından garanti edilen özelliklerdir. Zamanla halatın kullanılmasıyla bu özellikler kaybolmaya başlar ve halatların kopması kolaylaşır. Bu nedenle halatlar emniyet katsayıları dikkate alınarak monitör edilmeli ve kopma kuvvetleri kritik seviyelere geldiğinde hemen değiştirilmelidir.

Halat deyip geçmemek lazım. Çelik halatları “Asansörlerde”, “Vinçlerde”, “Balıkçılıkta”, “Denizcilikte”, “Madencilikte”, “Telesiyejde” ve daha pek çok özel işimizde kullanıyoruz. Bu makinalardaki halatın kontrolünü makina bakımları üzerinden Makine Mühendisleri Odası da belli bir ücret karşılığı yapabiliyor. Örneğin, mevzuata göre “Vinç”, “Caraskal”, “Fork-Lift”, “Asansör”, “Lift”, “Mobil Vinç” gibi kaldırma araçlarının periyodik kontrolleri 3 ayda bir yapılır.

Örneğin Denizcilikte halatlar 2 yıldan sonra düzenli olarak teste tabii tutulur. Kopma dayanımını geçemeyen kötü durumdaki halatlar ıskartaya ayrılır. Denizcilikte halatlar genellikle gemilerin bağlanması ve çözülmesinde çok sık kullanılır. Bu çelik halatlara aşırı derecede yük binerse halatlar kopar ve mekanda çalışan herhangi bir insan varsa üzerine hızla, büyük bir kuvvetle, kırbaç etkisi yaratarak vurur. Böyle bir halatın bir insana çarpması halinde, kişi çok ciddi şekilde yaralanabilir, hatta ölebilir de. Denizcilikte pek çok böyle ölüm vakası yaşanmıştır ve arada bir de yaşanıyor.

İş Kazaları açısından ülkemizde iş gittikçe büyük tehlike arz etmeye başladı. 2008 yılında 865 kişi, 2009 yılında 1171 kişi, 2010 yılında 1444 kişi ve 2011 yılında 1573 kişi iş kazaları sonucu hayatını kaybetti. Bu ölümlerin önüne geçmek için mutlaka ülke çapında ciddi önlemler alınmalı ve denetlemeler yapılmalıdır. Bir regresyon analizi ile 2012 yılında da 1600 civarında ölüm olayının olacağını beklenebilir. Yazıktır, günahtır.

Bakın iki gündür dünya çalkalanıyor. Bangladeş'in başkenti Dakka'nın sanayi bölgesi Ashulia'daki bir tekstil fabrikasında pazar günü meydana gelen yangında 120'den fazla işçi hayatını kaybetti ve 50 kadar da yaralı işçi var. Tekstil fabrikası dünyaca ünlü markalara üretim yapıyormuş. Şimdi çağdaş dünya, ünlü markaların üzerine gidiyor.  Neden alt-işverenleri yeterince ciddi denetlemediniz ve önlemleri kontrol etmediniz diye.  Bu fabrikada çocuk işçiliğinden tutun, fazla mesai gasbına kadar her türlü emek sömürüsü varmış. İş ve can güvenliğinden yoksun bir biçimde insanlar köle gibi çalıştırılıyormuş.  Dünya, vahşi kapitalizmi, işveren/alt-işveren iş ilişkisini daha çok sorgulamaya başlıyor artık. Bunu alt-işverenlerin ve devletlerin de artık dikkate alması lazım. Devletlerin denetim olayına çok büyük önem vermeleri gerekiyor, ha denetimi yapamıyorlarsa onu da "outsource" edebilirler ama onu da yapmıyorlarsa onlar da bu suçlara ortak demektir.

Umarım iş kazası sonucu ölümlerde bundan sonra ülkemizde ciddi bir azalma yaşanır.

Peki yine Samsun’daki vincin halatına gelirsek. Halat neden koptu? Neden? Neden? Neden?

Nedenleri sorgulamamız lazım. Belki nedenlerden bir kaçı şunlar olabilir.

1. Vinç yeterli değildi? Kapasitesinin üzerindeki yükü kaldıramadı ve koptu.

2. Vincin bakımları, özellikle halatlarının bakımları ciddi yapılmıyordu. Halatların kullanım ömrü bitmişti, bu takip edilmiyordu. Böyle bir takip alışkanlığı yoktu.

3. Peki neden bu vinç kullanıldı? Çünkü elimizde bu vardı veya bu daha ucuzdu.

Neden, neden, neden diye olayı sorguladığımızda en yalın sonuca ulaşırız.

Olayın pek çok nedeni olabilir.

1. Yetersiz alt-işveren kullanımı

2. Ucuz işçilik kullanımı

3. Tehlike farkındalığı eksikliği

4. Zaman baskısı

5. Emniyetsiz davranış- riskleri önceden görememek

6. Tecrübe eksikliği

7. Teknik bilgi eksikliği

Vincin halatı kopmasaydı veya çalışılan bölgenin altına koruyucu destekler konsaydı belki bu çalışanlar kurtarılabilecekti. Ama anlaşılan imkanlar, birikimler yeterli olmadığından sonuçta bu olay yaşandı.

TMMOB'yi kutluyorum. Görevini layıkıyla yapıyor. Olayı sorguluyor, olayın peşini bırakmıyor. Kanımca TMMOB'nin imkanları daha da geliştirilmesi lazım. Emniyet kültürünü ülkeye ancak kurumlar kazandırabilir. Bireysel çabalar ancak bir yere kadardır.

Bakın Amerika, BP'yi affetmedi. BP Meksika körfezinde Deep Water Horizon platformundaki petrol kirliliği nedeniyle 4.5 milyar dolar para cezası ödemeye razı oldu. BP de alt-işveren çalıştırıyordu ama suçu kabul etmek zorunda kaldı. Amerikalı yargıçlar hatayı affetmediler. Yani idare; çevre ve insandan yana tavır aldı ve BP'yi cezalandırdı. Çağdaş dünya da olayı kabul ediyor ve pek ses çıkaramıyor.

Önlem alma, tedbir alma, kök nedenleri sorgulama mantığını ülke insanının benimsemesi lazım. Bir yerde olay oluyorsa mutlaka bilimsel anlamda, olayın mantık olarak sorgulanması lazım. Yasa çıkartarak, iş güvenliği sorumlusu atayarak bu işler olmuyor, önce etkin denetim mekanizması olmalı, sonra iç denetim gelişmeli, bakım-tutuma ciddi para ayrılmalı ve harcanması gerekiyorsa harcanmalı, sonra iş benimsenmeli ve alt-işverenlere doğru yayılmalı. Asıl işveren işinde ciddi olmazsa, sağlam kriterleri koymazsa alt-işverenin nasıl iş yaptığını tabii ki denetleyemez ve bir gün büyük bir olay yaşanır.

Hızlı bir biçimde bu olaydan gerekli dersleri ülke olarak çıkarmak dileğiyle.

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 642
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2312
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

1995 ODTU Fizik Lisans, 1998 ODTU Fizik Yüksek Lisans (Biyofizik)  mezunuyum. Özel sektörde kalit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster