Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Eylül '09

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
617
 

3333. Köprü niyetine Allah aşkına okuyun

Bu ülke beni çıldırtacak. (Sanki daha çıldırmamışım gibi oldu.) 3. köprü tartışmaları yeniden alevlendi biliyorsunuz. Sayın Başbakan bir yorum yaptı, daha sonra başka yorumlar geldi. Bazıları biz 3. köprüye karşı değiliz ama güzergahına karşıyız şeklindeydi. Bazıları İstanbul' un imar planı belli olmadan 3. köprü yapılmamalı şeklindeydi. Her neyse.

Şimdi bir kez daha en doğal hakkımız olan bireysel düşünce sistematiklerimizi ve her türlü inancımızı/değer yargımızı bir kenara bırakalım. İster tamamen pozitif bilimler açısından dünyaya bakalım, ister tamamen dinsel öğreti açısından bakalım, ister benim gibi pozitif bilimin kurallarınında yaradılış ile konulduğuna inanın ne düşünürseniz düşünün elimizde şu anda aşağıdaki veri durumlar mevcuttur.

* Bir kentin, kentin bulunduğu ülkenin ve nihayette dünyanın fiziksel boyutları istisnalar dışında toplamda değişemez. Sadece küresel ısınmadan dolayı Grönland, kutup daireleri gibi noktalarda fiziksel değişimler yaşanıyor. Birincisi bu değişimlerin ne kadar olumlu olduğu tartışmaya en azından açıktır. (Bana göre doğal dengeyi bozan her şey olumsuzdur.) İkincisi doğrudan konumuzla ilgisi olmadığından şimdilik hariçte bırakalım.
* Bir kentin ve ülkenin siyasal sınırları istisnalar dışında değişemezler. Örneğin eski adı ile SSCB' nin parçalanmış ve sınırlarının değişmiş olması toplam fiziksel sınırın / hacmin değişmiş olduğu anlamına gelmiyor. Ki bundan sonra da dünyamızda siyasi sınır değişimleri de zor ve az yaşanır.
* İnsan doğumunun özellikle az gelişmiş ülkelerde bir sınırı yoktur. (Hemen hemen.) Gelişmiş ülkelerde ise neredeyse - olan nüfus artışının +' ya döndürülmesine çalışılmaktadır. Yani toplamda dünya nüfusu artmaktadır.
* Fiziksel doğum sınırı yokken, bu fiziksel sayının insani kalitesinin yüksek olacağının hiç bir garantisi de yoktur. Hatta az gelişmiş veya hadi iyimser deyimi ile gelişmekte olan ülkelerde bu ilişkinin tersine olduğu ve olacağı -hadi yine iyimser olalım ve kesindir demeyelim- daha yüksek olasılıktır.
* Dikkat ederseniz zerrece kültürel varlıkları, doğayı, ormanı vb korumaktan bahsetmedim.

İLK sonuç : Fiziksel alan büyümüyorken içindeki insan varlığı büyüyorsa ve büyüyen varlık ortalamada nitelikli değil ise -ki nitelikli olsa da sonunda- alan içeriği kaldırmaz. Veya içerik alana sığmaz.

Şimdi gelelim artık sanırım inkar etmeyi düşünmeyeceğimiz (bence ederiz) bu fiziksel gerçekleden özel köprü konumuza.

* İstanbul kenti ve özelde İstanbul boğazı bu matematik gerçeklerden soyutlanamazlar. Olsa olsa tüm ülkeye İstanbul şehridir dersiniz. İstanbul' un kağıt üzerinde alanını büyütürsünüz ama nihayette ülke sınırına takılırsınız. Bildiğim kadarı ile İstanbul boğazının uzunluğu 31 km' dir. Bu nedenle İstanbul' a yapacağınız maksimum köprü eni bu boy kadar olur. Bir olasılık 2 katlı da olabilir. Ama nihayette sınırı vardır.
* Ama bu İstanbul' da (nihayette tüm ülkede) x y z nedenleri ile nüfus artışını durdurmaz ve üstüne üstlük durdurmadığınız bu artışın bireysel, toplumsal kalitesini yükseltmezseniz -ki yükseltsenizde nihayette mutlaka bir gün- İstanbul ve nihayette bu ülke fiziksel olarak taşar. Matematik olarak aksi olası değildir. Bu budur.
* Dikkat ederseniz yine doğal kültürel vb hiçbir konudan bahsetmiyorum. Sadece matematik konuşuyorum.

Şimdi bir başka saptamayı daha bireysellikten uzak kalarak yapalım. Sonuçlar değişemezler. Ör: Bir maç 2-0 kaybedildikten sonra bu skor eğer kural hatası yok ise değişmez. Bitmiştir. 2-0 veya bir başka şekilde eğer yenilmekten korkuyorsanız ya maça çıkmazsınız ya da başka türlü çalışır bir sonraki maçta yenilmezsiniz. Ama o 2-0 değişmez. Bir başka örnek. Trafik kazası oldu ise olmuştur. Ölen varsa vardır. Bu sonuç değişmez. Trafik kazası bir sonuçtur. Bir örnek daha. Orman yandı ise yanmıştır. Oraya yeniden tohum atsanız bile çıkacak orman o orman değildir. O bitmiştir. Bu örnekleri istediğiniz kadar artırın. O zaman çözülecek şey sonuçlar değil nedenlerdir. Eğer nedenleri yok ederseniz, istemediğiniz sonuçlar ya ortaya çıkmaz ya da istisnai olurlar.

Şimdi tekrar İstanbul' a dönelim. İstanbul' un konu ile ilgili olduğundan daha spesifik kalalım, trafik sorununu yol, köprü, viyadük, metro, vb vb yaparak ÇÖZEMEZSİNİZ. Bu MATEMATİK olarak MÜMKÜN DEĞİLDİR. Önceki yönetimlerde çözemedi, bu yönetimde, gelecek yönetimlerde ÇÖZEMEYECEKLER. Çünkü onların hepsi geçmişte bendim, bizdik, gelecekte de ben olacağım, biz olacağız. Çünkü hep yapmak istedik. Hep sonucu çözmek istedik. Artık biz NEDENİ çözmek zorundayız. İşte ben her şeyi bir yana koyun, en temelde bu çok ana matematik ilişkiden dolayı köprülere, viyadüklere ve dahi her türlü imar faaliyetine karşıyım.



Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne yazdığının sen farkında mısın acaba)) Fiziksel alan büyümüyor, nüfus büyüyorsa; binaları dikey olarak yükseltirsin, olur biter)) Belki bunlar da 3. köprüyü; havaya doğru , dikey yapacaklardır)) Sakin ol, sakinleş. B 12 vitamini iç. Limon ye. Çerez ye ))) Tşk.

Necdet  
 30.09.2009 11:20
Cevap :
Sayın Gürçiftçi öncelikle ilginize teşekkürler. Gerçekten önerileriniz iyi oldu. Çünkü ben dediğim gibi maksimum 31 km eninde ve çift katlı köprü düşünmüştüm. Dikeyi aklıma gelmemişti. Sağolun varolun. Saygılarımla, Sinan Çakaloz  30.09.2009 13:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 226
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 556
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

15 Nisan 1959 İstanbul doğumluyum. Marmara üniversitesi siyasal bilimler fakültesi mezunuyum. Ancak ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster