Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '16

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
243
 

36 soru ile aşık olmak mümkün mü? Okuyucu deneyimleri

"Sadece tek bir ciddi sorun var. O da şu:

Aşkı kalıcı kılmayı kim biliyor?

Bana bunun yanıtını verin, ben de size kendinizi öldürüp öldürmeyeceğinizi söyleyeyim.

Bana bunun yanıtını verin, ben de zamanın başlangıcı ve sonu konusunda içinizi rahatlatayım.

Bana bunun yanıtını verin, ben de size Ay'ın amacını açıklayayım."

Ağaçkakan, Tom Robbins

Herkese yeniden merhaba. :) Umarım mutlusunuzdur, hayatınızda her şey yolundadır ve en önemlisi aşkı bulmuşsunuzdur. Bulamamış iseniz üzülmeyin, kulübe hoş geldiniz. ;) Aşkı bulmak bugünlerde çok zor, bulduğunda ise kalıcı kılmak daha zor. Uzun saatler boyunca iş yerınde çalışıyoruz, eve geldiğimizde enerjimiz tükenmiş oluyor dolayısıyla aşka ayırıcak vaktimiz azalıyor, ya da vaktimiz var ama enerjimiz yok. Geçenlerde HT Hayat adlı sitede "Sen soğanları doğra salatayı ben yaparım" adlı bir yazı okudum, ve çok beğendim. Günün çoğunu iş yerinde işlerinle, müşterilerle vs uğraşarak geçiriyorsun, eve geldiğinde ise tek yapmak istediğin yemek yiyip, Tv izlerken koltukta uyuya kalmak. Aşk için emek vermek gerekiyor, ama elimizden tek gelen eşinin seni anlayışla karşılaması için dua etmek ve bazı özel günleri unuttuğunda büyütmemesi. Durum ne yazıki böyle, günümüzde aşka ayıracak vaktimiz yok ama bu demek değil ki durumu kabullenip ot gibi yaşamaya devam edelim. Çaba sarf etmemiz ve daha çok iletişim kurmamız gerekiyor, ilişkimiz için. Mesala, bu soruları bir akşamınızı ayırıp birlikte cevaplayın. Bir şeyleri bahane etmeyi, yadırgamayı bırakın. Hastalıkta ve sağlıkta, iyi günde ve kötü günde, yoksullakta ve bollukta ölüm sizi ayırana kadar ilişkiniz için elinizden gelenin en iyisini yapın. 

"Hayatımızı sevdiğimiz insanlarla geçiremeyeceksek niye yaşıyoruz?"

Konumuza dönecek olursak, geçen hafta söylediğim gibi "36 Soru ile Aşık Olmak Mümkün mü?" yazısının bir de okuyucu deneyimlerini yazacaktım, yazdım. Sizin için okuyucu deneyimlerini Türkçe'ye çevirdim -hayatımda yaptığım en sıkıcı işti, tercümanlara Allah sabır versin-. Bu arada bu makalenin yazarı Mandy Len Catron' ın TED Talks'da makalesi ve hikayesi hakkında ki konuşmasını da aşağıya ek olarak koyacağım. Videoyu Türkçe alt yazı seçeneği ile izleyebilirsiniz. Bir şey daha belirtmek istiyorum, bu deneyin sonucunda kesin aşık olursunuz gibi kesin bir sonuç yok, bu sorular sadece karşınızdaki kişiyi daha yakından tanıyıp bir yakınlık hissi oluşturma amaçlı. Deneyin sonunda partnerinizle sevgili veya arkadaş olabilirsiniz. Sorular çok kişisel olduğu için ve asıl deneyde deneklerden bir çift evlendiği için doğal olarak insanın zihninde bu sorular acaba aşık olmamı sağlar mı gibi düşünceler oluşturabiliyor. Sanırım aşk biraz kader biraz şans biraz da mantık işi. Bunu belirtmemin sebebi İnternet'te Dr. Arthur Aron'ın 36 sorusunu araştırınca başlıklarda kesin olarak aşık olabileceğiniz anlamı çıkıyor. Mesela, Evlenmeden Önce Bu Sorular Cevaplayın, Dürüstçe Cevaplandığında Kişileri Birbirine Delicesine Aşık Eden 35 Soru gibi.

Ayrıca, sorularda dürüst cevaplar vermek önemli. Dürüst cevaplar yerine kaçamak ya da uydurma cevaplar vermeniz karşınızdaki insanla yakınlık hissi kurmanıza engel olabilir, bu yüzden dürüst ve mantıklı olun.

Amy Williams, sağda, ve kocası Chris

 

 Favori restoranımızda kokteyller ile kocam ile birlikte iki gece boyunca soruları birlikte cevapladık. Bu benim ikinci evliliğim, onun ilk; ben 41 o 39 yaşındayken tanıştık. İtiraf etmek zorundayım, bazen iş ve çocuklar hakkında konuşmak sıkıcı olabiliyor ve bu soruları cevaplamak bizi birbirimize yakınlaştırdı. Bana ilk tanıştığımız zamanı hatırlattı, açıkçası, biraz ateşliydi. Tekrar çıkıyormuşuz gibi hissettirdi. Eşinin yalnızca bulaşık makinesini birlikte boşalttığın biri olmadığını tekrar düşündüren samimi ve iyi bir hatırlatıcısıydı. Her zaman birbirimiz hakkında daha fazla öğrenebileceğiz fırsatlar var.

Christen Lalonde

Son zamanlarda parkta tanıştığım bir adam ile ilk randevum vardı. 20 dolara bir tarayıcı satıyordum ve o alıcıydı. Bir yer ve zaman ayarlamak için mailleştik. 5 dakika geç geldi, harika bir gülümseme saçarak. Tarayıcıyı ona verdim, 20 doları bana uzattı, alışverişi uzatmanın bir yolu olsa diye dilek dilemeye devam ettim.

Hiçbir zaman “Bildiğin zaman, bilirsin,” atasözünü anlamadım, ama şimdi anladım. Eve gittim ve ona yanlış kabloyu verdiğim için endişelendiğimi söyleyen (yalan) mail attım. Tarayıcısının mükemmel bir şekilde çalıştığını söyleyerek cevapladı. Devam ettik, onu bir bira içmeye davet etmemle sonuçlanandı konuşmamız.

Gitmekten memnun olacağını söyledi. Aslında, ona yanlış kabloyu vermemi ve böylece tekrar görüşmemiz için bahane olmasını umuyormuş.

Yerel bir barda biralar olması gereken görüşme 2 saatlik bir yolculuk ve sahilde yürüyüşe dönüştü. Ailelerimiz ve geçmiş ilişkilerimiz hakkında konuştuk. Bana boşanmasından ve iki oğlundan bahsetti. Ben de ona evlenmek üzere olduğum adamı terk edişimi anlattım.

Şehre dönüş yolunda, The New York Yimes’da ne okuduğumu ona anlatmaya başladım, ama sadece o bana kendisinin de aynı parçayı okuduğunu söylemeden önce birkaç cümleyi anlattım. O günden beri bu zihnimizde dönüp duruyor.

Aleph Xicotencatl

Birkaç hafta önce, benden iki yaş büyük bir çocuk ile tanıştım. Hoşlandık ve çoğunlukla WhatsApp üzerinden konuşmaya devam ettik. İki hafta sonra, bana aşık gibi göründü, ondan hoşlandım ama daha fazla bir şey hissetmedim.

Bana çıkma teklifi etti. Yemekteyken, pozitif bir tepki vermesini umarak ona bu yazıdan ve 36 sorudan bahsettim. İlgisini belirtti ve bunun üzerine bir sonraki randevumuz için denemeyi planladık.

İkinci randevumuzun tarihi geldi, ve ben hala onun için bir şey hissetmiyordum ama bütün set sorularını hazırladım ve öğle yemeğinden sonra başladık. Beklendiği üzere, sorular biz ilerledikçe daha samimi oldu, ama hepsini cevapladık, bir bakıma çünkü bazen net cevaplar vermedi.

Bitirdikten sonra, ortak daha derin şeylere sahip olduğumuzu fark ettik, ama ayrıca ondan biraz baştan savma gördüm – beklemediğim farklı bir tür bilgi.

Aşık olmasam da, şükür ki bana hala eski sevgilisini unutamadığını söylediği zamandan az bir zaman sonra ayrı düştüğümüz ilişkinin gelişimi için test daha fazla dikkat etmeme yardımcı oldu.

Marina Provenzano

Partnerimle ben 20’li yaşlardayız ve 2,5 yıldır beraberiz. Okuldan ve işten yorgunuz, çoğu akşam Netflix izlerken uyuya kalıyoruz. Birbirimizi çok sık görüyoruz ama her zaman müsait olmuyoruz.

36 soruyu telefonuma kaydettim ve uyumadan önce soruları cevapladık. Birbirimiz hakkında çoğu şeyi bildiğimizi düşünürdüm ama hiç bilmediğim hikâyeleri duydum. Sorular genellikle birisine direkt olarak sorabileceğiniz şeyler değil ve cevaplar çok güçlü çünkü o kişinin çok iyi bildiğini düşündüğün diğer yönünü görüyorsun.

Ağladık ve güldük. Birbirimizin gözlerinin içine çok uzun süre bakmak gerçeküstüydü, ilişkimizin çocuksu aşk kısmından beri yapmadığımız bir şeydi. Çok hızlı geçti ve hiç daha fazla aşık hissetmedim. (ilişkisinin ilk dönemlerinden bahsediyor)

Tess Reiche-Johnson, sağda, ve onun arkadaşı Lauren Kaufman

 

Komik, bu çalışma aslında en yakın arkadaşım ve benim 2007’ de UCSC(University of California, Santa Cruz – Kaliforniya Üniversitesi, Santa Cruz eyaleti)’ de oda arkadaşı iken nasıl bu kadar yakın arkadaş olmamız hakkında. Çalışma UC Santa Cruz öğrencileri hakkındaydı ve ben sınıfta bir yabancı ile eş olup birbirimize intake interview (tam çevirisini bulamadım – Terapist ile ilk görüşme, hastalığın tanısının koyulması için sorular sorulan ve tedavinin belirlendiği görüşme) verdiğimiz bir psikoloji dersi alıyordum. Profesör ödeve bu çalışmayı yaparken aşık olan öğrencilerinin olduğunu belirterek başlasa da, sorular Aron’ın sorularına oldukça benzerdi. Aron’ın çalışmasını bile sınıfta tartıştık. Oda arkadaşım ve ben bunu yapmaya karar verdiğimiz zamandan beri mümkün olduğunca ne kadar yakın arkadaş olabilirsek o kadar yakın arkadaşız. O benim kız kardeşim gibi. Bu çalışma gerçekten işe yaradı.

Canım minimum sayıdaki okuyucalarım bu yazının da sonuna gelmiş bulunmaktayız, beni tercih edip okuduğunuz için teşekkür eder, bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Gerçek ve kalıcı bir aşk bulmanız dileğiyle. <3><>

"Aşk başımıza gelmez. Aşığız, çünkü ikimiz de böyle olmasını seçtik." 

 

 

Readers Inspired by the 36 Questions, New York Times:

http://www.nytimes.com/interactive/2015/02/12/style/15modern-reader-stories.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1150
Kayıt tarihi
: 29.04.15
 
 

Işık Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler mezunuyum. Erken mezun olmuş biri olarak mesleğime henü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster