Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Nisan '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
788
 

4 Nisanı anlamak- Unutmak tükenmektir

4 Nisanı anlamak- Unutmak tükenmektir
 

25 Kasım 1917, Lefkoşa - 4 Nisan 1997, Ankara

''Millî kalkınmamızı gerçekleştirmek, her Türk ferdini hür yapabilmek için Türk Milletini yeniden kurmak zorundayız. Vatandaşlarımız arasında parti, mezhep, ırk ve bölge farkı gözetmeksizin karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan bağlar dokuyacağız.''


Taraflı tarafsız bütün insanların takdirini kazanmıştı. Duruşuyla, fikirleri ile siyasi hayatta yer edindiğinden beri 4 Nisana kadar bu çizgiyi hiç bozmadı. Bunun için sadece Türkiyede değil Türkçülüğü savunan bütün ülkelerde saygı ve sevgi gördü. Neydi peki onu bu kadar insanlara sevdiren şey?


''Türkçüler Günü olan 3 Mayıs (1944) büsbütün ayrı bir düşüncenin sonucudur. İç düşman olan, kılık değiştirerek milletin içine giren ve hükümetin gafletinden yararlanan komünizme karşı Türkçü gençlerin bir uyarma yürüyüşüdür.''


Tarih 3 Mayıs 1944.Atsız ve kendisi gibi bir grup Türkçü arkadaşı ile ırkçılık(!) yapma suçu ile yargılandı. Irkçılık olarak söylenilen şey Türkiyede Türk'ün yükselmesini istemek dışında birşey değildi. Bu olaylar sırasında ülkenin heryerinden gelen gençler Ankarada ilk kez hükümetten izinsiz gösteri yapmış ve karşılığını da tutuklanarak dövülerek almıştır. Türkeş ve arkadaşları dava sonucunda tutuklanmış tabutluk denilen hücrelerde işkence görmüşlerdir. Ve bütün bunları "Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar ve lâakal o kadar bir vicdan ve kültür meselesidir" diyen devrin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu yaptırmış ve izlemekle yetinmiştir. İşte Türkeş ve arkadaşlarına sempati Türkçü sanılan riyakar insanlara karşı gelinmesiyle başlamıştır.


''Türklük şuuruna erişmiş, samimi olarak "Ben Türk'üm" diyen herkes Türk'tür. Türkçülük ve Türk'ün tayininde, sapık ölçülere, özellikle mezhepçiliğe, coğrafyacılığa, laboratuvar ırkçılığına inanmıyorum. Başka milletleri küçük gören, Dünya barışını tehlikeye sokan antropolojik ırkçılık, Türk Milliyetçilik ülküsünün dışındadır. ''(10 Haziran 1973)

 

1955'den 13 Kasım 1960 ' a kadar çeşitli askeri görevlerde bulundu. 27 mayıs 1960 darbesi onun radyodan okuduğu bildiri ile başladı. Sadece 6 ay sonra kendisine görev veren Cemal Gürsel tarafından 14 kişi ile beraber sürgün edildi. 6 ay önce ülkenin güvenliğini beraber düşündüğü Cemal Gürsel neden 14 kişiyi sürgün etmişti ? En ufak bir yanlışında onun da ipinin çekileceği korkusumuydu bu? Türkeşin sempatisinin bir kez daha arttığı yıllardı..(not :İdamcı diyeceklere örnek;sürgünde iken, MBK BaşkanıCemal Gürsel 'e, Yüksek Adalet Divanı 'nda yargılanan Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam edilmelerinin doğru olmayacağını vurgulayan ve Milli Yol dergisinde yayınlanan mektubu gönderdi. Kendisine darbeci diyenlere ise örnek ; darbe hazırlığı yapan Talat Aydemir - Fethi Gürcan ikilisiyle temas kurdu. Ancak Talat Aydemir'le anlaşamadı. Bunun üzerine darbeyi hükümete haber verdi. Kendisi de darbe girişimi nedeniyle yargılandı, ancak darbeyi hükümete duyurduğu için beraat etti. Türkçülüğün islamla alakası olmadığını söyleyenlere örnek:''Türklük bedenimiz islâmiyet ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset gibidir''.(Türkçü müsünüz İslamcı mısınız soruları ile ülkücüler parçalanmaya çalışılırken söylemiştir.) ''Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslümanız.''(Türkçü müsünüz İslamcı mısınız sorularına vermiş olduğu bir diğer cevap.).''İslâmiyeti ele alıp Türklüğü inkâr etmek ihanettir. Bunun tersi de aynı derecede gaflet ve ihanettir.''Sürgünden geldikten sonra siyasi yaşama atıldı. Partiler kurdu, isim değiştirdi. 12 Eylül darbesinde idam ile yargılandı sadece ülkesinin menfaatini düşündüğü için.


'' Türk'' siyasetinde önemli bir liderdi. Yaptığı büyük çalışmaların en büyüğü olan 9 Işık Doktrini bunu ortaya koyuyordu. Neydi 9 ışık? 9 ışık : Başta kapitalizm, liberalizm ve komünizm olmak üzere yabancı doktorinler ve yönetim sistemlerine karşı bağımsız son Türk devletini koruyabilmek için, millî bir görüş etrafında birleşmek için ortaya konmuştur. Ve rahmetli Türkeşi sevmek ve saygı duymak için asıl sebep buydu işte. Saygı ve sevgiyi sonsuz derecede hakeden Atatürkten sonra kaç kişi bu cümlelerei kurabilir ve onun uğruna işkenceler görüp idam ile yargılanabilirdi ki.
''Gençler...Hepiniz birer TÜRK bayrağısınız Bayrağı Lekelemeyin,kirletmeyin,yere Düşürmeyin...''

Bıraktığın kültüre, fikirlere ve değerlere her zaman bağlı olduğumuzu bilmen ve adını andıkça içimizi titretecek saygı ve sevgiyle rahat uyu...


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ilginiz için teşekkür ederim. ben içimden geçenleri yazdım başkalarına da tercüman olmuşsam ne mutlu bana. saygı ve sevgiyle allaha emant..

Abdullah Üçüncü 
 05.04.2012 22:26
 

Selamlar sevgili gönüldaşım, Yazmış olduğun güzel yazın için tebrikler. Ben de dün bu konu ile ilgili olarak bir yazı yazmak istedim. 3 defa beğenmeyip sildim. Sonra araya işle ilgili bazı şeyler girince "blog" işi kaldı. Hislerime tercüman olduğun için tekrar teşekkürler sevgili kardeşim. Allah Türk'ü korusun ve yüceltsin.

S Zobu 
 05.04.2012 18:43
Cevap :
ilginiz için teşekkür ederim. ben içimden geçenleri yazdım başkalarına da tercüman olmuşsam ne mutlu bana. saygı ve sevgiyle allaha emant..  05.04.2012 22:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 913
Kayıt tarihi
: 10.02.12
 
 

Artvin- Hopa doğumluyum.elektrik-elektronik mühendisiyim. İşten fırsat buldukça kendimce yazdığım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster