Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '13

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
764
 

4 Türk, 48 İranlı Suriye’de ne arıyor?

4 Türk, 48 İranlı Suriye’de ne arıyor?
 

Balon: 'Milletin temsilcisi olan Suriye muhalefetini tanıyoruz'. suriyegercekleri.com


Suriye’de savaşan tarafların, ellerindeki esirleri, karşılıklı serbest bırakmaları, dünyaya “Büyük Takas” diye duyuruldu...

“Takas” her yönüyle ilginç...

Ayrıca, içinde gayet komik bilgiler ve soru işaretleri barındırıyor!

“Takas”, “İsyancılar”ın elindeki 48 İranlı’ya karşılık, Suriye’nin elindeki 2 bin 130 kişinin değiştirilmesi şeklinde gerçekleşti.

Aradaki anormal sayı farkını sonra konuşalım...

Önce, şu “48 İranlı” Suriye’de ne yapıyormuş onu bir öğrenelim:

İsyancılar, bu 48 İranlı için, “Esad rejimine yardıma gelen Devrim Muhafızları” derken, İran yönetimi, “Onlar Hacı” şeklinde bir açıklama yapmış. (Milliyet, 10/01)

Hımmm, demek İranlılar, Hac farizasından sonra, hemen ülkelerine döneceğine, “Dubakalım, Suriye’de neler oluyor? Bigörelim, öyle İran’a döneriz!” deyip, komşuya şöyle bir uğradılar! “Muhalifler” de onları “Devrim Muhafızı” zannedip esir aldı!

Öte yandan, Suriye’nin serbest bıraktığı kalabalık esir grubu içinde 4 de Türk var.

Peki, bu Türkler kim:

İran, “Halep yakınındaki bir havaalanına sızmaya çalışan pilotlar” diyor. Tabii bu da hiç inandırıcı değil... Öyle olsaydı, Suriye yönetimi, onları TV’lere çıkarır, "pilot" olduklarını ilân ederdi.

Bununla beraber, milletlerarası ilişkilerde her türlü perde arkası girişim ve pazarlık olabildiğinden, kafalardaki soru işaretleri de silinmiyor!

x   x   x

BU NASIL PAZARLIK, 1’E KARŞI 44?

“Büyük Takas”taki en dikkat çekici taraf, sayılar arasındaki anormal farklılık...

İsyancılar, sadece 48 kişiyi serbest bırakırken, Esat, tam 2.130 kişiyi bırakıyor.

2.130’u, 48’e bölerseniz, 44 küsur bulursunuz.

1 İranlı’ya karşılık, 44 kişi serbest bırakılmış.

Yani, bir İranlı, 44 İsyancı’ya mı bedel?

Bu orantısızlık, aklıma İsrail’le Filistin arasındaki bir takası getirdi.

Hatırlayacaksınız, bir yıl kadar evveldi, İsrail, Hamas’ın elindeki Gilad Şalit adlı askeri için tam “bin Filistinli” esirin serbet bırakılmasını kabul etmiş ve bırakmıştı.

Böyle bir “takas” iki gerçeği ortaya koyuyor:

1. Az sayıda esiri alan tarafın her bir esiri, hasım taraftaki esirlere göre çok daha kıymetlidir.

2. Çok sayıda esiri serbest bırakan taraf “mutlak üstün”dür. O üstünlüğün “özgüveni”yle, elindeki orantısız sayıdaki fazla esiri serbest bırakmaktadır.

Zaten, elindeki esir sayısının fazlalılığı da, hasım taraftan çok kolay “esir” alabildiğini kanıtlamaktadır. Muhtemelen buna güvenerek, elindeki fazla sayıda esiri bir çırpıda serbest bırakabilmektedir.

İsrail’in, Filistin’e karşı mutlak üstünlüğüne hiç kuşku yok.

Fakat Suriye’de vaziyet öyle mi?

İki senedir, “akşama-sabaha gitti gidecek” denilen, hatta benim de daha iki gün önceki yazımda “üflesen yıkılacakmış gibi gözüken” diye vasfettiğim Esat, pek o kadar da zor durumda değil mi acaba?

Yazılıp-çizilenlerden çok daha dik durumda mı?

Bu 48’e karşı, 2 bin 130 esiri serbest bırakma “özgüveni” nereden kaynaklanıyor?

x   x   x

ANMA

Ocak 1953’te kaybettiğimiz Neyzen Tevfik’i, ölümünün 60’ncı yıldönümünde, aşağıdaki iki kıt’asıyla anıyorum. Ruhu şad olsun! 

MEŞİME-İ ÜMİT*

Sevir’deki muâhede, siyaset,
Çoktan çöktü, bunu bilmek mâharet.
Kerâmete kıç attıran ferâset
Postası her sefer gelip geçiyor.

Neyzen! İnsanların her bir katında
Gönül gözü az, gencinde, kartında,
Üniforma sandığımız sırtında
Pıhtıdan bir semer, gelip geçiyor.

Tıp Fakültesi Hastahanesi 1920

(*) : Yeni doğan veya son ümit...

Cemile Torun bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Suriye bataklığında birde öyle birduman var ki adeta göz gözü görmüyor. Bu nedenle silahların nasıl ve kimlerin atttığı belli değil. Uluslararası güçler orada cirit atıyor. Bu konuda bizde bilgi kirliliği olduğunu düşünüyorum. Artık sınırı geçenlere bedava bakmak zor gelmeye başladı ki diyanet ve veren el derneği bir arada camilerde yardım toplama çabası başlatttılar. Saygılar..

hssensoz 
 14.01.2013 21:16
 

Bu yazıda net olmayan bazı noktalar var: 1) Iran lı Şiiler için Suriye de ki Hz Zeynep türbesi ziyareti bir nevi haç görevidir. 2) Iranlıların kendi vatandaşlarına verdiği değerin ne kadar önemli ve yüksek olduğunu tüm dünya ya göstermişlerdir. 3) Tükiye komşusundaki alevi söndürmek için hiç caba göstermemiştir.

ilhami isik 
 14.01.2013 15:56
 

İsrailin önünü açmak için Suriye üzerinde oyunlar oynanıyor. Daha düne kadar kanki olan Türkiyede malum işte. Bir de yüzbinlerce (Resmi rakam 182.000 imiş) sığınmacı bu yoksul ülkenin kaynaklarından besleniyor. Zehir zıkkım olsun ben hakkımı helal etmiyorum. Selam ve sevgilerimi ise sana gönderiyorum kardeşim.

S Zobu 
 13.01.2013 19:38
 

Merhaba, Suriye'de kimsenin bilmediği, veya açıklanmayan bir yığın şey oluyor. Zaman içinde göreceğiz kim ne yapmış. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 11.01.2013 14:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1414
Toplam yorum
: 4905
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 1190
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Kuleli Askerî Lisesi, Kara Harp Ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster