Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '15

 
Kategori
Kitap
 

4 yeni 'ilk baskı'

4 yeni 'ilk baskı'
 

Sanıyorum okunuyor ki ‘son çıkan’ kitapları takip etmek gittikçe güçleşiyor. Hoş, okunmasından bağımsız içini dökme derdiyle, ‘yazmasam olmazdı’ denmek suretiyle raflara eklenen kitap sayısı da pek az değil. İyi ki değil, pek harika dökülmelerin tek bir bedende/zihinde yeryüzünde dolanması bana kalırsa haksızlık. Ve fakat bu yazıda olacağı gibi derdim haftanın en yenilerini derleyip toplamak değil. Bu son çıkanı takip etme halinin de aslında hayatın ritmini nasıl hızlandırdığını Gökçeada Halk Kütüphanesi’nde ‘Yeni Gelen Yayınlar’, Bozcaada Kitapçısı’nda da ‘Son 1 yıl Baskısı Kitaplar’ raflarını görünce çok daha iyi kavradım.

Bu listede yer alan kitaplar ne bu haftanın yenileri, ne de bu ayın. 2015’in kitapları ve ilk baskılarını yapıyor olmaları ortak özellikleri. Belki aralarından sizin de ilginizi çeken olur.

Keyifli okumalar!

 

 

 

 

image

 

 

 

 

Pınar Öğünç’ün Radikal’deki köşesini takip edip yazı dilini pek bir sevenler için güzel haber! Gazeteden ayrılması yine bizim hayrımıza olmuş. 19 öyküden oluşan kitap, gözlem yeteneğini de konuşturarak oluşturduğu karakterlerle bezeli. Karakterlerinden birinin ‘kapı’ olduğunu ve bir kapıdan bu kadar da güzel karakter yaratıldığını görünce ayrıca etkilendim. Her yeni karakterle tanıştığımda, hikayenin akışından bağımsız bir şekilde, yüzüme kocca bir gülümseme yayılıyor ve fakat sonra akışa bırakıyorum kendimi. Hikayeleri geniş zamanlara yayıp bir çırpıda okumamaya özen gösterdiğimi de şimdi farkediyorum. Kitap için bir de site yapmışlar. Pınar Öğünç kimdir, kitap neye dairdir sorularının yanıtı ile bir video ve mini bir söyleşi sizi burada bekliyor. Kitaptan bir okuma parçası da şurada. Öykü sevenler için mis gibi olmuş.

Pınar Öğünç
Aksi Gibi
İletişim Yayınları
120 sayfa
12,5 TL

 

 

 

 

image

 

 

 

 

 

Çeviri kitaplar aslında pek riskli olabiliyor. Bu konuda yaşadığım hayalkırıklarının sayısı pek de az değil. O nedenle kitapların içinde yazarlarına ya da derleyenlerine dair bilgilere yer verilmesi kadar çevirmenlere dair de bilginin yer almasının önemli olduğunu düşünüyorum. Bu kitapta yer almıyor o bilgiler ama çevirmenleri benim bildiğim kadarıyla hareketin yabancısı olmayan, hareketleri takip eden insanlar. Böyle olunca kitaba ayrı bir gönül rahatlığıyla yaklaştığımı söyleyebilirim.

İşgal hareketiyle Gezi Parkı deneyiminin ardından biraraya gelebilecek müşterek somut alanların arayışı sırasında tanıştık sayılır. Don Kişot İşgal Evi ve yerel dayanışmaların ‘ev’leri tarihte yerini alan önemli deneyimler. Alt başlığı ‘Kapitalizme Karşı Alternatif Olarak Gündelik Müşterekler ve Otonomi’ olan  derlemede de bizim pek yeni tanıştığımız bu deneyimlerin pek çok farklı formunu kendi öznelliği ile ele alıyor, karşılaştığı sorunların nerelerde farklılaştığına da değiniyor. Kitaba dair değerlendirme yazısı okumak isteyenler için Amy Starecheski’nin yazdığı ve e-skop tarafından kısaltılarak çevrilen bir yazıyı şuraya bırakıyorum. Konuyla ilgili olanlara, deneyimleri derli toplu incelemek isteyenlere duyurulur.

Squatting Europe Kollective ed. Claudio Cattaneo ve Miguel A. Martinez
Çeviri: Ceren Akyos ve Duygu Toprak
Avrupa’da İşgal Hareketleri
Tekin Yayınevi
334 sayfa
25 TL

 

 

 

 

image

 

 

 

 

 

Tam bir ‘bestseller’ kapağı ve benim gibi bu tür kitaplara biraz mesafeli olanlar için de sanıyorum ıskalama ihtimali çok yüksek olan bir kitap. Ama tepeye Ursula K. Le Guin’den çarpıcı bir tavsiye koyarak akılları karıştırmayı başarmışlar. Aylak Kitap’ta Ursula’cı bir damar var, kendileri bu referansla ikinci kez ilgimi alakamı üzerlerine  çekmiş durumda. Ursula’nın bendeki yeri için buyrunuz. Kitabın İngilizce baskılarının kapaklarını pek merak ettim, şu kapak tasarımı bana daha hoş geldi, demeden geçemeyeceğim ama asıl kimleri referans gösterdiklerine bakındım; Ursula vurgusunun biraz buraya has olduğunu gördüm, genelde bu kadar ön planda değil, belirteyim. 

Velhasılıkelam bir çeviri kitabı da olunca çevirmenine da baktım: Niran Elçi. Genelde fantastik kitap çevirileri yapıyor olması yine ilgimi çekti. 2001’den beri çeviri dünyasında pek çok iş yapan Elçi, çocuk edebiyatıyla da pek içli dışlı. Biraz da bu nedenle diline dair pek kuşku duymuyorum. Elçi kitap için 'Fowler benzersiz bir kurguya sahip olan romanında sıradışı bir ailenin hikâyesini anlatıyor. Onlar aracılığıyla insan-hayvan olmanın gerçekte ne anlama geldiğini hissediyoruz. Dünyanın karmaşık, şaşırtıcı, bazen dehşet verici bazense çok güzel bir yer olduğunu görüyor, onu koruyabilmeyi umut ediyor ve dünyada yaşayanların sadece biz olmadığını hatırlıyoruz' diyor. Bir de röportaj yapmış yazarıyla, ‘Para her şeye galebe çalıyor’ başlığıyla yayımlanmış. Ona da buradan ulaşabilirsiniz. Bu arada, kitap boyunca Kafka da size eşlik edecek!

Karen Joy Fowler
Çeviri: Niran Elçi
Hepimiz Tamamen Kendimizi Kaybettik
Aylak Kitap
320 sayfa
22 TL

 

 

 

 

image

 

 

 

 

 

Hakkında sık sık tanıtım yazılarına rastgeldiğim kitabın kapağına görür görmez çarpıldım. Kitapla kişisel bir bağ kurmaya meyyal olduğumu farkedince, tanıtım yazılarından uzak durduğumu belirtmem gerek. Bunun yerine yayınevine kulak vermeyi tercih ettim:

Bu kitabı neden yayımladık?
Gerçek okurlar-özellikle edebiyat okurları- için, bir insanın kitaplar(ıy)la kurduğu sıradışı, fantastik ilişkinin öyküsünü anlatan kitaplar, tadına doyulmaz kitaplardandır. Çoğumuz bir şekilde kitap okuyarak başlarız yaşama. Biraz şanslı olanlarımız bu beraberliği uzun bir süre devam ettirir, ama bu beraberliği sonuna kadar götürmek ise çok az ve daha şanslı küçük bir azınlığa nasip olur. İşte Kâğıt Ev, bahsettiğimiz küçük azınlığa mensup birinin öyküsünü anlatıyor. Kitap okumayanlar için hiçbir cazibesi olmayan bir yaşam bu. Hatta araba, ev vs. almak varken o parayı kitaba harcamak veya evi sürekli yenilenen eşyalarla doldurmak varken kitaplarla doldurmak, bir gün size sırtını dönecek kişilerle ilişki kurmak varken kitaplarla haşır neşir olmak enayilik gibi görünür. “Bırakalım öyle bilsinler,” der gerçek kitap kurtları. Bir eşya ancak daha yeni bir modeli çıkana kadar insanı heyecanlandırır. Ama daha iyisi var -ki hiçbir gerçek okur böyle bir şey demez- diye bir Tolstoy, Proust, Çehov veya Sait Faik kitabını elinden çıkaran bir okur yoktur. O kitaplar onları her daim sevindirir, mutlu eder. İşte kitaplarla sonuna dek yaşamanın ödülü de budur. Kâğıt Ev’i bunları bize çok güzel anlattığı için yayımladık.

Çevirmen bilgilerine de yer vererek benim için oldukça ideal bir kitap formu oluşturan yayınevine ayrıca teşekkür ederken çevirinin Seda Ersavcı’ya ait olduğunu söylemeli. Ersavcı’nın daha önce üstlendiği Jack Kerouac ve Allen Ginsberg: Mektuplar kitabının çeviri sürecini şurada samimi bir dille anlatması beni oldukça etkiledi. İlk görüşte çarpıldığım kapak fotoğrafının ise Ağustos ayında kaybettiğimiz Cem Ersavcı’ya ait olduğunu öğrenince başlangıçtaki kehanetim tuttu ve kitapla kuracağım kişisel bağ kuvvetlendi.

Anlatılan belki de sizin hikayenize dokunuyordur, kim bilir.

*Kitap ‘resimli’, demedi demeyin.

Carlos Maria Dominguez
Kağıt Ev
Çeviri: Seda Ersavcı
Resimleyen: Peter Sis
Jaguar Kitap
96 Sayfa
12 TL

---
Yazarın 'Hangi Kitap' sayfasını takip etmek için tıklayın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1372
Kayıt tarihi
: 17.01.13
 
 

İstanbul Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler bölümünde okudu, öğrenci olmaya yüksek lisans pr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster