Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Haziran '10

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
4544
 

40 yaş sendromumum var!

40 yaş sendromumum var!
 

Hayata meydan okuyan :) 40 yaş kadını.


40 yaş sendromum var – dı

Dün akşama kadar…

Dün akşam mı ne oldu bir arkadaşıma :) yapmamam gereken bir espiri yaptım ve yüzüme şrak diye çarpan ‘’Senden çook küçük ‘’ lafı oldu :) evet demek ki ben artık bu tarz espirileri yapacak yaşı çoktannnn geçmişim ve ben bunu fark etmekmemekte direnirken gelen cevapla uyandım.

Aslında arkadaşıma kırgınım da…Gizliden gizliye girdiğim 40 yaşımın ; birden bire yüzüme vurulmasından olsa gerek kırgınlığım. Ama o da haklı koca kadın olmuş, neyine gerek 28 yaşında oğlunu bana verir misin diyorsun ….eee sonucuna da katlan …ama senden çoookk küçük ….

Dün akşam kendi kendimi sorguladım ve yaşadıklarımın 40 yaşa gelmiş bir kadın olarak neler yaşadığıma baktım.

Düşünüyorum ,

15-18 yaşlarındayım daha okulla ilgili bir cenderenin içinde ve annenin söylediklerinin çok dışına çıkamıyan biriydim. Nerdeyse annemin görüşme kızım bunlarla dediği arkadaşlarla bile görüşmeyen., fikirlerimin çok önemli olmadığı zaman.

19-20 yaşlarına geldiğimde yeni yeni iş hayatına atılmış ve kendimi ispat ettirme hevesleri, her şeyi yaparım ederim, her türlü işi yaparım :) kariyerim için şart düşüncelerindeydim.

Zaman geçerken bir baktım 25 yaşındayım, mesleki anlamda istediklerimi yapmış, arkadaş çevrem ve kendime ait bir sosyal grubun içerisindeyim. Tiyatro, sinema ve kitap okumaya heveslerim artmıştı. Tam ben buyum derken hayatın en büyük acısı olan canım babamı kaybettim. Herkensten ve her şeyden uzak ve ölüm acısın verdiği olgunluğun içinde kalıverdim.Ve anladım ki ölümden başka gerçek yok.

Dur demek imkansız olan 28-30 yaşlara geldim ve mesleki anlamda üst düzey bir kariyer yaptım..

30-35 yaşlarında, sevmek ve aşkın acılarını tattım, ihanetin en güzelini yaşadım…Güzeli olur mu demeyin olur çünkü dost kazığı, erkeklere güvenmemeyi ve ancak sen var isen onların olduğuna inanır oldum bu da ancak yaşanılan o kırgınlarla olur eğer bu konuda kendime birşeyler katar isem o ihanet güzel olur.

Ve artık 18 yaşındaki Songül değil 40 yaşındayım !...

Ah birden neye uğradığımı şaşırdım cidden uzun süre bu rakamı nasıl telaffuz edeceğimi bile düşündüm durdum.

Ama artık ben 40 yaşındayım :) diyorum.

Şu bir gerçek ki her yaşın ayrı bir güzelliği var.

İnanın yaşam bu güzellikleri 40 yaşında düşünmeye sevk ediyor.

40 yaşında ben bir birey olarak ne yapmak istediğimi çok iyi biliyorum.

40 yaşında artık hayatın bir telaş yetiştirilecek bir iş olarak değil, tadını ve lezzetini alacağın bir güzellik olarak yaşamak gerektiğini biliyorum.

40 yaşında kadın olmanın verdiği , nezaket ve de tüm detaylarda prensesler gibi yaşamak gerektiğini biliyorum.

40 yaşında artık iş hayatında ki kariyerin; ruh sağlığına zararlı olduğunu ve para kazanmanın sadece araç olduğunu bilerek yaşamak gerektiğini öğrendim.

40 yaşında hayatın sana verdiklerinle yetinmek yerine, senin isteklerin ve beklediklerini yapmanın kendine katkını öğrendim.

40 yaşında kadar kazılan dostlukların asla bozulmayacağını ve de hep onların omzunda ağlanabileceğini öğrendim.

40 yaşında erkek milletinin, evlenilecek adam gözüyle bakmadan, sadece yanında sana değer veren, ruhunu okşayan birisi olması gerektiğini öğrendim.

40 yaşında öğrendim ki ailenin önüne asla ve asla başka sevginin yer almayacağını ve onları kaybetme korkusunda ya tekrar bunu onla yapamazsam diyerek onlara daha çok zaman geçirmeyi öğrendim.

40 yaşında çok çevre değil, az ve öz insanların yanında olması gerektiğini öğrendim.

40 yaşında artık daldan dala konmak değil, güzel bir birlikteliğin nasıl devam etmesi gerektiğini öğrendim.

40 yaşında öğrendim ki çok gezmek ve çok kitap okumak değil, bunları yaparken kendime ne kattığımın çok önemli olduğunu öğrendim.

40 yaşında öğrendim ki kadın olmak bu yaşlarda en güzel duyguymuş

Öğrenecek daha çok şeyim var biliyorum.

Biliyorum ki ben 40 yaşındayım ; sağlık ve sevginin hayatımızda olduğu sürece her şeyin ve tüm sorunların hal olacağını biliyorum

Ve biliyorum ki :

Ben çok gencim :)

Yaşlı!... beyinlerle işim yok

Pozitif enerjisi olmayanla işim yok

İnsan olma vasfına sahip olmayan insanlarla işim yok

Para ve mevkinin hayatımda yeri yok.

Kötü ruhlu olanlar işim yok

Bakmayı bilmeyen gözlerle işim yok

Sevginin olmadığı ortam ve insanlarla işim yok.

Benim :) uyanışım sağlayan dostuma teşekkürümü bu yazıyla iletmiş oldum.Umarım okur.

***

VEE

Benim için önemli olan şairlerimizden Can Baba'nın bir şiiri var işte tam da budur dedirten :))

Boşver Yaşı Başı...

gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?..
şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?
koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında,
bırak aksın yollarına.
yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
sen inan yüreğine,
hem ona geçmezse kime geçer sözün?..
büyü büyü... bak ellerin ayakların kocaman.
aklın da maaşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
boşver yaşı başı,
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?
takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.
o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir
kış günü, öl gitsin...
parayı pulu savurup,
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin,
savrul gitsin...
Boş ver be yaşı başı, kim tutar seni kim,
kendi yüreğinden başka kim?.
Aklını al da öyle git,
ister bir duvara, ister bir od aya, ister kıra
bayıra vur da git.
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle
bırakmadıkça birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
seveceksen ve öleceksen uğruna...
yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa...
yaş 70'e gelse bile, hayat daha bitmemiş.
sen mi biteceksin?
çekeceksen bile bayrağı,
yaşadım ulan dibine kadar diyemiycek misin?

Can Yücel

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Liseli genç kızlar gibisiniz, siz hiç yaşlanmazsınız sanıyorum. :)

Mustafa Tunç 
 10.04.2011 14:57
Cevap :
İlginize teşekkürler.  17.04.2011 21:00
 

Yazındaki pozitif enerjiye, resminden yansıyan özgüvene, o bilge tavrına, boşvermişliğine, gönül zenginliğine bayıldım sevgili Gelincik. Tek kelimeyle harikasın ! Günümü, gönlümü neşeyle doldurdun :) Bu muhteşem yazı ve o nefis şiir için sana teşekkür ediyorum.. Gönlüne göre bir hayat yaşamanı diliyorum, yüzünden gülümseme eksik olmasın :) Sevgilerimle..

Mor Okyanus 
 22.07.2010 10:28
Cevap :
Günaydın :) eee ben ne diyeyim bu güzel yoruma...sonsuz teşekkürler...Gençliğinin tadını çıkar demekten başka :))) sevgilerimle.  22.07.2010 10:32
 

gelincikler hep güzeldir:) tıpkı hayata meydan okuyan resminiz gibi..okumuştum bu yazınızı ama yeni bir yazınız var mı diye baktım..yok:( sevgiler size..

mis-tress 
 16.07.2010 21:56
Cevap :
Tekrar uğramanız ne güzel....yazma konusunda çok tembelleştim...ilham perim aldı gitti başını :( bende kaldım böyle tek başına gelmiyor da ....yazamıyorum o yüzden....sevgilerimle.  17.07.2010 17:07
 

elli yaş /Altmış yaş /Hepsi de boşa telaş /Eğer deneyimler /Kayıt yapmadıysa başa /yaşın ne önemi var /Dön yeniden Başa.../Şerife Mutlu Sevgili Gelincik,umarım şiirim düşüncemi açıkladı bu konuda....:) Yüreğinize sağlık,sevgi ve içtenliklerimle...:)

Şerife Mutlu 
 29.06.2010 15:23
Cevap :
Harika anlatmışsınız :) benim yazdıklarım laf kalabalığı çünkü sizin kaleminizde ki güzel şiirle nede güzel anlatmışsınız...boşa yaşadıktan sonra bu hayatın ne önemi var ki...ilginiz çok teşekkürler...sevgilerimle.  30.06.2010 0:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 601
Toplam mesaj
: 63
Ort. okunma sayısı
: 2040
Kayıt tarihi
: 18.10.08
 
 

Kendimle ilgili ne yazabilirim diye düşündüm uzunca... Aslen Malatyalıyım.. İstanbulda yaşıyorum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster