Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Haziran '21

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
40
 

45’lik Tavsiyeleri…

  Kahvenin şekeri, çayın demi gibi dertlerimizle başlayan günleri keyifli kılmanın yollarını arıyoruz her birimiz. Pişmanlıkla kalktığımız yatakların dili olsa neler anlatacak bir bilseniz. Tazelik almak için açtığımız pencerenin dışındaki yeni güne selam verirken zihnimizden sızan gündelik endişe kokusu, kaygılar ve acabaların birikmişleri kirletiyor umut bahçemizi. Bir türlü kahvenin kokusundaki yuva aromasını, dinginliğini, çayın hoş sohbetinin hazzını, rüzgarın ve her gün inatla doğup yeniden başla der gibi göğe yükselirken içimizi ısıtan güneşin değerini bilemiyoruz.

  Mutluluk aranmaz, yaşanır. Aşktan kaçılmaz aksine herkes en az bir kere yakalanmalıdır. Huzur beklenmez, yaratılır. Yoksunlukta, bollukta, dirlikte ve  birlikte yaratılmış tüm canlılar içindir, insanla bütünleşmiş gibi şikayetlenilmez. Yaşamda her beklenmedik kötü olay sadece insanın başına geliyormuş, sanki hayvanların, bitkilerin doğanın bir derdi yokmuş gibi yaşanmaz, aksine onların bir şikayeti var mı diye önemsenir, ilgilenilir ve derman olunur. Bütün bu saydıklarım insan olmak için gerekli. İnsansı olmak için çok çabaya gerek yok, insanlık zor. İnsansılar kendi çemberinde, etrafındakileri eze eze dönerek ilerler yolunda . Kendi etrafında döner ama dünyayı dolaşıyor zanneder. Ne yapsın insanlığın en büyük musibetini yaşamaktadır, zannetmek çukurunda çırpınmaktadır insansılar.

  Yaşamın sona ereceğini adımızı bildiğimiz kadar biliyorken neden sona giden yolculuğu eğlenceli bir hale dönüştürmüyoruz ki… Aynaya bakmak sıradan mesela: yeşilin içine sığınmış bir nehirdeki ya da göldeki derinlikte yüzünün yansımasına bak. Suyun içinde nasıl görünüyorsun ona bak. Albümlerine bak. İnsanların yanında ne kadar ve neden kaldığına hatta neden gittiğine ve bu gidişlerde senden neler götürdüklerine, sana ne bıraktıklarına bak.

Parfüm yerine arada dağ kekiği kokla ya da yasemin. Özünü kokla parfümlerin. Fotoğraftan sevme çiçekleri ve hayvanları, dokunmaya çalış. En şefkate aç olanı bul ve gözlerinle, sesinle, teninden geçen yüreğinle dokun her birine.

  Aşık ol. Aşk ol ve umursama kim ne der kısımlarını hatta aşık olduğun kişinin umurunda olmasan bile aşkı yaşa en temizinden. Aşkın da kattıklarını, eksilttiklerini hisset. Ağla doyasıya, ciğerlerin tutulasıya kadar ağla ve sonra ağız dolusu gürültülü kahkahaların duyulsun etrafta. Yokluğunda yoksun olmadığın biri yüreğinde yoktur, boşuna işgal ettirme hak edenin yerini ve kimsenin zamanından çalıp insanlık suçu hesabını kabartma.

  Özgürce yürü yağmurda, saçın makyajın bozulsun, doya doya ıslan. Bir kere de olsa elbiselerinle atla denizin kucağına. Ateşten atla mesela… Korkuyla keyfi bir arada yaşa.

  Kızdıysan söyle, kırıldıysan susma ve kırılmasınlar diye uğraşma. Kır dök ama sonra da toparla, toparlan. Başkalarının kusurlarına büyüteç tutmaktan vazgeç. Başkalarının kusurlarından şikayetçiysen susma, terk et ve uzaklaş. “Yok, ben gidemem kimseden,” diyorsan da şikayetçi olma. Bu hayattan şikayetçi olma. Şikayeti tetikleyen anları yaşama, yaşatma.

  Arada bir sustur dünyayı, sesini kapat ve fişini çek. Arada bir de tüm seslerine aç kulaklarını. Üret, ürettir. Gücün kadar çocuk yap ya da gücün yettiği kadar yapılıp unutulmuş, terk edilmiş çocuklara umut ol, şefkat ol, hep çok sev.

  Hep çok ol. Yaşamın neresinde çok olmak istiyorsan orada çoğal. İstemediklerini eksilt hayatından. Nasıl yaşamak istiyorsan yaşa ama mutlaka ölmeden önce yaşa dostum. Lütfen…

  Hayatını istediğin yerden yeniden başlat bugünden sonra. İstediklerinle yola devam, istemediklerinle veda zamanı şimdi. Alınacaklar, kırılacaklar ve kızacaklar ama alışacaklar. Unutma sen de geçtin o aşamalardan. Alışıyor hatta bir süre sonra hak veriyor insan kendisini üzenlere, kıranlara. O yüzden korkma gelecekten, gidecekten ve geride kalmaktan hatta ileride olup ardında bırakmaktan, korkma. Sen de korkma.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 158
Toplam yorum
: 85
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 240
Kayıt tarihi
: 22.08.15
 
 

Karşı kıyıdan kendi topraklarına geri dönmüş bir ailenin İstanbul'daki bolca edebiyat kokan evinde ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster