Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '09

 
Kategori
Spor
Okunma Sayısı
1881
 

5-6 Eylül Çeşme Triatlon Yarışması ( Kırkından sonra azanı…)

5-6 Eylül Çeşme Triatlon Yarışması ( Kırkından sonra azanı…)
 

Soda Paris-Dakar'a katılan Kemal Merkit ve ben


Geçtiğimiz haftasonu 5-6 Eylül günleri, Çeşme Belediyesi ve Türkiye Triatlon Federasyonu, federasyonun takviminde yer alan 2009 sezonunun puanlı 5 yarışından 3.sü olan, Çeşme Triatlon yarışmasını gerçekleştirdi. Halk Triatlonun da koşulması söz konusu olmasına rağmen Tritlaon Federasyonu, müsabakadan birkaç gün önce yarışmanın sadece lisanslı triatletler arasında gerçekleştirilmesi yönünde karar aldı.

Organizasyonda ufak tefek gecikmeler dışında herhangi bir kaza ya da aksilik yaşanmadan başarı ile tamamlanması sevindiriciydi. Yarışma, Yıldızlar Erkelerde 22, Yıldız Bayanlarda 7 Gençler Erkeklerde 21, Genç Bayanlarda 11, Büyükler Erkeklerde 42, Büyük Bayanlarda 10, ve Masterlarda 14 sporcunun katılımı ile gayet başarılı bir şekilde tamamlandı.

Aslında Halk Triatlonunun gerçekleşmesi, organizasyona daha fazla renk katarak yeni amatör sporcuları spora kazandırabilirdi. Özellikle futbol dışındaki spor dallarının tabana yayılması ve sevilmesi açısından çok faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Artık inşallah bir başka bahara diyerek federasyonumuzun, amatör veya benim gibi Master sporcuları teşvik etmesini gönülden arzuluyorum.

Gelelim müsabakaya! Son birkaç yıldır ilgilenmeye başladığım ve uzun süre sonunculuktan öteye geçemediğim triatlon müsabakalarında nihayet bu yıl şeytanın bacağını kırmayı başardım.

Halk arasında “Kırkından sonra azanı teneşir paklar!” diye bir deyişimiz vardır. Ben bu deyişi pek sevmiyorum. Tabi ki ben bu deyişin cinsel yönden değil de fiziksel performans açısından yorumlanan kısmına karşıyım. “Kırkına geldin otur oturduğun yerde!” diye biz erkelere ket vurmak ister ailelerimiz nedense… Özellikle son yıllarda çevremde benim gibi 40’ına yaklaşan veya geçen o kadar çok arkadaşım, dayanıklılık sporlarına sarmış vaziyet ki, anlatamam.

Her ne kadar kendi aramızda sohbet ederken “Bu tip sporları sağlık için yaptığımızı!” iddia etsek de, altında yatan psikolojik sebeplerin en başında “Gençlik elden gidiyor!” psikozunun bulunduğunu, hatta hatta anoz öncesi psikolojisinin bulunduğunu söyleyebilirim… ?

Neyse, güzel ama sıcak bir Çeşme havasında koşulan müsabakada bendeniz de Masterlar kategorisinde yarıştım. Geçtiğimiz yıllarda bu spora ilk başlangıç yaptığım parkur olan Çeşme parkurunda en sonunda sonuncu olmaktan kurtuldum. Bu sefer 1 saat 27 dakika 35 saniye ile 14 master arasında 7. olmayı başardım.

Özellikle bu yıl düzenli olarak takip etmiş olduğum yüzme antrenmanları neticesinde, 750 metrelik yüzme parkurundan 14 dakika 12 saniye lik derece ile kategorimde 4. çıktım. Benim gibi kökeni olmayan birisi için gayet iyi bir çıkış idi. Üstelik çıktığımda da kendimi gayet iyi hissediyordum. Ardında gelen 20 km’lik bisiklet parkurunda ise maalesef yokuş antrenmanımın eksikliği sebebiyle 45 dakika 40 saniyelik derece ile 10. sıraya düştüm. Son olarak 5000m koşuya geldiğimizde bisiklette zorlamaktan şişen bacaklarım davul gibi olmuştu. 1250m’lik koşu parkurunu 4 kez dönmemiz gerekiyordu. İlk turda şişmiş bacaklarım yüzünden her şeyin elime yüzüme bulaşacağını düşünürken 2. turdan itibaren şişi inen bacaklarıma derman geldi ve önümde koşan 3 master’ı geçerek 1 saat 27 dakika 35’lik derece ile 7. oldum. Ne kadar sevindiğimi bilemezsiniz… En az Birinci olmuş kadar… Çünkü müsabaka sonuncusu olmamış, üstelik yarışma bitikten sonra da tükenmemiştim. Bu bana göre büyük bir gelişme… Yavaş yavaş basamakları tırmanmaya devam… Ne varsa Eski Tüfekler’ de var… ? Ekim ayında yapılacak olan Kuşadası ve Uluslararası Alanya Triatlonunda daha iyi dereceler yapmak ümidiyle…

Sonuçları incelemek isteyenler için www.cyclingtr.com adresinden Excel tabloyu indirebilirler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yarış deneyiminizi büyük bir heyecanla okudum. Ben de hep katılmak istemişimdir doğrusu. Eski bir yüzücüyüm. Gelsem sizi suda zolarım ama sonra ne olur bilemiyorum :)) Şaka bir yana ne kadar ciddi bir idman disiplini istediğini iyi biliyorum bu sporun. Hep katılmak istemişimdir. Fakat İstanbul'da bir fabrikada günde 10 saat bir koltukta çürütüyorum kendimi. İş sonrası da çalışılabilir elbet ama devamlılığım olamıyor. 3 ay idman yapıyorum, sonrasında bir-iki ayı çok yorgun geçiriyorum. Belki biraz daha serbest bir işim olursa bir gün, ben de gelip yarışmayı çok isterim gerçekten. Tekrar tebrik ediyorum, başarılar diliyorum. K.

Kerem Oğuz 
 07.09.2009 19:22
Cevap :
Sevgili üstad, bizler bu işe çok geç başladık. Keşke sizin gibi çocukluktan gelen spor kökenim olsaydı diye çoğu zaman hep hayıflanmışımdır. Ben evli 16 yaşında bir erkek çocuk babası ve bir gümrük firmasında hem masabaşında çalışan hem de sahada bilfiil mal indir bindiri yapan diplomalı işçilerdenim. Alçak kapitalizimin oluşturduğu kölelik düzeninde kendime spordan oluşan harika bir dünya kurdum ve burada çok mutluyum. Size tavsiyem; daha az tv seyredin ve işten çıkınca haftada en az 3-4 antrenman yapın. Ne yaparsanız yapın ama mutlaka yapın... selam ve sevgilerimle  08.09.2009 13:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 179
Toplam yorum
: 90
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 4270
Kayıt tarihi
: 01.08.08
 
 

Kısaca -Yaş Grubu Türkiye Triatlon Şampiyonu, Vegan Triatlet, Türkiye Triatlon Federasyonu Eski B..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster