Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Haziran '09

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
656
 

5 Haziran Dünya Çevre Günü

5 Haziran Dünya Çevre Günü
 

5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle, İllerin hepsinde çeşitli kurum ve kuruluşlarınn katılımıyla etkinlikler düzenlenmekte, insanlarımıza özellikle ÇÖP diye bildiğimiz ve oraya buraya, orman içlerine, yol kenarlarına atılan çöpler toplatılmakta.

Özellikle sivil toplum örgütlerinin bu gönüllü çalışması, ağaç dikme ve diktirme sevdalarından sonra gelen en önemli aktiviteleri gibi görülmekte.

Bu arada, çevre duyarlılığı gelişmiş belediye başkanlıklarımızda ise, seçtiğimiz belediye başkanları ve ekiplerince, çevre kirliliğinin önlenmesi adına neler yapılmış ve yapılacak olduğu konuşulmakta her toplantıda.

Ülkemizin çevre ile ilgili genel sorunların temel kaynağı yerel yönetimler dediğimiz belediyelerin tek işlerinin KALDIRIM yapmak olduğunu düşünmeleri.

Büyükşehir Belediye Kanunu ve Belediye Kannununda, gerek büyükşehir belediyelerine, gerekse diğer belediyelere, ilk kademe belediyelere pek çok görev verilmiştir.

Şehirlerimizde toplu yaşamdan kaynaklı olarak önemli çevresel sorunların başında evsel katı atıklar ki çöp diye bildiğimiz, ve evsel atık sular gelmektedir. Bunların çevreyi kirletmeden bertarafının sağlanmasında da görev Büyükşehir Belediyeleirnin ve diğer Belediyelerindir.

Düşünün ki, turizm bölgesinde bulunan bir belediye veya deniz kenarında bulunan bir Büyükşehir Belediyesi hala katı atık sorununun çözememiş. Yani evlerden oluşan çöplerin insan sağlığını tehdit etmeden ortadan kaldırılması (bertarafı) için bir alan oluşturmamış, çöpler gelişigüzel oraya buraya atılmakta veya yakılarak hava, toprak, su kirliliği yaratılıp yok edilemektedir.

Evimizdeki çöp, bir süre sonra koku oluşturur. Sulanır. Ortalama nüfusu 4 milyon olan bir şehirde günlük çöp miktarının kişi başına yaklaşık 1 kg. olduğu varsayımıyla 4 bin ton olduğunu varsayarsak, bu miktardaki çöpten kaynaklı çöp sızıntı suyu miktarının ve nereye gittiğinin düşünülmesi gereklidir...

Ayrıca, çöpün kokuşmasına neden olan bakterilerin yaşaması sonucu onlarında bir canlı olması nedeniyle bir atık oluşturmaları doğaldır. Bu atıkların başında, çöplük gazı diye de adlandırılan metan gazı gelmektedir. Metan gazı karbondioksite oranla, bazı litaratürlarde 21 kat bazıların da ise 30 kat daha fazla ozon tabakası incelmesine neden olmaktadır. Ki, vahşi depolama denilen ve gelişigüzel çöplerin oraya buraya atılması, biriktirilmesi sonucu oluşan bu metan gazı doğrudan atmosfere salınmaktadır. Yani, atmosferdeki ozon tabakasının incelmesi sadece kontrolsüz sanayi ile olmamakta, bizim sanayimizin de kontrolsüz olmasına neden olan, evlerimizde oluşan çöplerimizin de kontrolsüzce metan gazı oluşturmasına neden olan belediyelerimizdir ne yazık ki.

Çevre bilinci olarak KALDIRIM yapmak görevi olmayan; insanı için çevre kirliliğini önlemeye çalışan; her bulduğu yeşil alanı yok ederek beton yığınına dönüşmesine neden olmayan; imar planlarının oluşumunu şehrinde yaşayan sadece zengin sınıfındaki şehirlilerini düşünerek geliştirmeyen belediyelerde olanlar bizim belediyelerimizdekiler gibi değildir. Bir belediye, şehrin hava akımını önleyecek şekilde imara açmaz şehrini. İnsanların nefes alacağı alanlar da bırakır insanlarına...

Atıksu arıtma tesisleri modasına kapılıp, yarım buçuk arıttığı atıksuları denize doğrudan vermez. Biyolojik atıksu artıma ünitelerinden çıkan çamurları - ki kokusu bütün şehri kapsayacak özellikte olmasına rağmen- her türlü haşaratın üreme ortamı halinde olmasına göz yummaz...

Teknoloji habire gelişiyor derken, hangi olamaz zamanı belkediği ve hangi teknolojik gelişmenin sonlanmasını beklediği belli olmayan bir zaman dilimine kadar insanlarına bu kirliliği çektirmez.

Sorun olsun, sonra çözüm yolları arayalım mantığıyla, her yer kirletildikten sonra, çözüm yolları aranmaz. Kirletmeden önlem almak ve daha ucuza maletmek varken, kirlettikten sonra temizleyebilmek için maliyeti artırmaz...

Sonuç olarak, biz, şehirlerimizde yaşayan insanlarımız, yaşamımız sırasında her canlı trürü gibi atık oluştururuz veya atık oluşmasına neden oluruz. Belediyelerin ve diğer kamu kurumlarının asli görevi, vatandaş sorumluluğunu bekledikelri insanlarının insan gibi yaşayabileceği alanlar yaratmaktır.

İnsnalarımız sadece hemen hemen her mevsim değişen kaldırımlarda veya asfaltlanan yamalı yollarda yaşamıyor.
İnsanlarımızın sağlığını sadece olmayan kaldırımlar veya asfaltlanmamış yamalı yollar tehdit etmiyor...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 118
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 750
Kayıt tarihi
: 23.08.07
 
 

Üniversiteyi bitirdiğimden ve işe başladığımdan bu zamanabir hayli yıl geçmiş:). Bir de baktım ki em..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster