Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ağustos '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
280
 

5 Yıl

Burada 5 yılım bitti. 

 

Bu kadar süreceğini ummuyordum, özellikle de gazetenin satışından sonra. 

 

Yanılmak güzel. 

 

5 yılda deliliğim ve deham beni öldürecek düzeyin altına indi. 

 

Türkiye geri dönülemez çizgiyi geçti, Dünya da aşağı yukarı öyle. 

 

Artık ölümüm elle tutulabilecek denli somutlaştı. Artık pek acıtmıyor. 

 

200’ün üzerine 200 kitap daha yazabileceğime ikna oldum. 

 

Sefil fareliğimin hiçbir çözümü olmadığına emin oldum. 

 

Yazı çok güçlü bir düşünce aracı. 

 

Güç iktidara çevrilmedikçe artan ve seni öldürebilecek duruma gelen bir şey. Susal yumuşaklıkla onu biraz olsun alt etmeyi de öğrendim. 

 

Gerisi?: 

 

Hiç. 

 

Zaten uzun süredir bir ölüyüm ve yasımı bir başıma kendim tutuyorum. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

“kesin” bir gerçeği ve "çözümü" ifade ettim ve de tüm içtenliğim ve iyi niyetimle üstelik ama, siz zaten bunun aksine “inandığınız” için ve ruhsal sorunlarınız da zaten tam da bu noktada kilitlendiği için, doğal olarak bu gerçeği kabul etmiyorsunuz haliyle!! Üstelik bu itirazınızı bir de hiç benimle alakası bile olmayan "acımasızlık" "bilinçsizlik" gibi hakarete varan yargılarla belirtmeniz ise, sizin kadar bilgili, ahlaklı, erdemli olduğunu zaten bildiğim ve kişiliğine güvendiğim bir “iyi” insana da hiç yakışmamış:) Hayata olan hırsınızı, hıncınızı benim gibi bilinçli, iyi niyetli ve sevgi dolu, üstelik sizi gerçekten seven, sayan insanlar üzerinden ödünlemeniz ise su katılmamış bir haksızlık, nankörlük, vefasızlık da oluyor. Ama içinde bulunduğunuz psikolojik koşulların ve yanılgılarınızın da bilincinde olduğum için son derece doğal da karşılıyorum bunu.. ve düşünmeyi bilen bir insana yine ancak düşünmeyi önermekten başka da bir çare kalmıyor elimde... sağlık olsun!

Filiz Alev 
 17.08.2011 15:39
Cevap :
Ne yazdığımı anlamıyorsunuz, diyeyim. Henüz anlayan yok zaten. Pardon, Kuilman anladı.  17.08.2011 20:38
 

Milliyet blogun değerli bir yazarı olarak "SİZ" nasıl bu duruma geldiniz? Neden böyle bir ruh halindesiniz? İyimserlik duygularımla soruyorum, yanlış bir algılama olmasın...Selamlar... Not: isterseniz yorumumu yayınlamayın, cevaplamak zorunda da değilsiniz...

Yurdagül Alkan 
 17.08.2011 14:46
Cevap :
Ben bildim bileli böyleyim. Önce hastalıklarım, sonra insanların dünyası, beni enkaz durumuna getirdi. Ancak enkazım bile, devrimi becerebilecek. Metinlerimde gerçekçi ve dürüst olmak isterim. Negatif bir cehennemde negasyon kullanan negatif biriyim ve bu gayet işlevsel, sağ kalmamı buna borçluyum. Doğmamış ölü pozisyonumu, psikiyaristim de kabul etmekte. Anormalliğim bile anormal ve bu da beni tarihte henüz görülmedik bir dahi kılıyor. Dahi ve yazar olmak istedim, oldum; yaşamak istemedim, 40 kez öldüm. Ne var bunda? Tüm sorumluluk bana ait. Resmettiğim panoramayı, tarihi ve içindeki nekrografimi artık beğenmeye başladım. Asla vazgeçmem. Umuda veya inada bile gereksinimim yok; intihar-engelli olmam, beni yaşamcıl kılıyor, henüz insanların bilmediği türden yeni bir 'yaşamcıl (vital) meta-hüman'.  17.08.2011 16:05
 

Pek çok rahatsızlıkla zaman zaman boğuştuğunuzu biliyorum bloglarınızı okuduğum için. Yaşama bir de optimist gözle bakmayı deneseniz diyorum. Akıl verme babında demiyorum tabii bunu. Nietzsche ile ilgili bir kitapta, bir bölüm şu sözlerle başlıyordu; Uzun süre bir uçurumun dibine bakarsanız, uçurum da senin içine bakar...gibisinden bir cümleydi...Babam da sürekli içinde ölüm olan cümleler kuruyordu, vazgeçirdim. Ölümle sık sık merhabalaşmış biri olarak yazıyorum üstelik bunları size...

Tülin Aksoy 
 16.08.2011 23:30
Cevap :
Tanıdığım en çok gülen insan benimdir. Tamam kötümserimdir ama iyimserliği de severim. Bir de halimiz, ağlanacak olmayı çoktan geçti, gülünecek durumda çoktan. Gülmemin nedeni o. Halimiz 'Penguen' dergisi gibi. Oradaki cehennem karikatürleri gülmekten bitiriyor beni. Bir de Serhat Altuniğne'nin inanılmaz absürd alaturka esprileri. Size de öneririm.  17.08.2011 11:29
 

küçük yaşlarından itibaren çok büyük ve sürekli şanssızlıklar geldiği doğrudur, ancak bütün bunların etkisiyle de olsa "kurban" rolünü seçmiş olman tümüyle senin kendi iradenle yapmış olduğun bir seçimdir. Oysa senin zekanda ve bilgi birikimindeki biri pekala geçmişi geçmişte bırakmayı başaracak biridir!! Futurist birisin, ileriye bak, bırak geçmişte dolanıp dolanıp kendine acımayı!!

Filiz Alev 
 16.08.2011 22:42
Cevap :
Bu yorumu silerdim ama insanların acımasızlığını sergilemesi ve bunun bilincinde olmaması durumunu en iyi anlatan örneklerden biri olduğu için silmedim. Kimse toplama kamqı koşulalarında yaşamayı veya kurban olmayı seçmez. Mazohist olsa bile. Ki ben 'intihar engelli'yim. Beni kurban yapan toplum, ben de intikamımı elbette alacağım. Devrimle onların dünyasını yıkacağım.  17.08.2011 11:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2217
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 486
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster