Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '16

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
239
 

500. blog

500. blog
 

Yıllar ardısıra sıralanmış akıp gidiyor.

Bir doğmuşsun bakmışsın bir genç olmuşsun ve bir yazmaya başlamışsın bakmışsın 500 blog geride kalmış. Aslında insan olarak her yaptığımız şeyi anlamlandırmaya çalışırken geriye baki kalan çalışkanlığımız ve onun doğrultusunda yarattığımız ürünler, bu bağlamda MB’de; bloglar!

Zaman akıp gidiyor. Hayatımız da öyle; her bir yıl bir öncekinden farklı olarak daha olgun ve dolayısıyla daha mutlu! Bundaki en büyük pay ise yaşamayı başarmışlık hissi!

Neleri mi başardık? Ne önemi var!

Evet, işte size en yaman çelişki! Bir yandan “oldum” ve olgunum ben derken, diğer yandan yaptıklarını anlatıp ukalalık yapmak, gerçekten büyük ikirikçilik çıkarıyor. Peki kendimizi nasıl takdir edeceğiz şimdi? Ya da daha da önemlisi, insanlar bizi nasıl takdir edecek?

Hayatının yarısından fazlasını tamamlamış biri olarak, kendini geliştirmek ile ifade etmek arasındaki ARAFlık halini bir türlü çözebilmiş değilim. Sanmayın ki sorun benim ifade biçiminde, asıl neden; Türkiye’nin öndeğer olarak kabul görmüş görenek ve geleneklerinde! Siz ne söylerseniz söyleyin veya aksini iddia edin, her yıl yüz blog yazmak, en azından rakamsal bir başarıdır. Ama zannımca benim en büyük başarım olduğum insanı size yansıtabilmektir. Yani bir yandan yazıyla düşüncelerimi sizinle paylaşırken, öte yandan Anıl Yiğit’i size aktarabilmemdir. Blog yazarlarının pek becerebildiği bir şey değildir bu durum. Faydası ne? O da tartışılır.

Yıllarca Türkiye’nin gerçeklerini görmemekle eleştirilmiş bir birey olarak toplumun entelecensiyasını artırmak üzere verdiğim çaba hep gözardı edilmiştir. Toplumun değer ve yargıları yanlışsa bunu belirtmekten geri adım atmamışızdır. Bizim inanışımıza gore insanları iyiye ve doğruya doğru kılavuzlamak bizim insan olarak esas duruşumuzdur. Ülkemizde yıllar içinde tesis eden entel –dantel- sisteminden farklı olarak bulunduğumuz veya içinde yer kapladığımız topluma rol model teşkil ederek, onu sarasarak, değişmesi yönünde hareket etmesini sağlamaktır amacımız. Tabi bu durumda da eleştirilmemek anlamsızlık olurdu. En önemlisi, sadece tespitler yapıp neden diye sorgulamak yerine alternatifleri uygulamalı olarak gösterip neden olmasını yakalamaya çalışıyoruz! Evet, bu durumda kimsenin yapmadığı şeylere önderlik yapmak durumunda kalmamız bizim bazen yanlış anlaşılmamız sonucunu doğuruyor.  İnanın kişisel bir hedef değil bizimkisi veya kişi olarak bir yerlere varmak –artık- umurumuzda değil!

MB’de 5 yıl, arkada bırakılan 500 blog, yapmamız gerekenleri iyi ya da kötü becerdiğimizin müjdecisi bence! Her zaman yineliyorum ve bu bazen yanlış anlaşılıyor; hatasız kul olmaz, tabi anamızın karnından blog yazarı olarak doğmadık! Daha da önemlisi mesleğimiz yazarlık olmadığı için biraz da KARA DÜZEN ilerledik yazan olarak yolumuzu ararken! 1999 yılında senaryo yazarı sevgilimiz için Ankara Üniversitesine verilmek üzere hazırladığımız “yazım teknikleri” üzerine bir tezin yanı sıra, 1993 yılından itibaren günümüze değin aralıksız yazdığımız denemeler ile devam ettirdiğimiz yazım hayatını, nihayetinde bir yerlere getirdiğimizi düşünüyorum. Ben şahsen Eric olarak, Anıl Yiğit’i takdir ediyorum. Hatalarımız olduysa affola!

Bugün blog yazarlığı veya blog yazmak üzerine ahkam kesmekten çok farklı olarak –ki bu konuda bir hayli sayıda blog üretmiş biri olarak- hepinizi bir kez daha selamlamak istiyorum. Sayımız onbinleri bulmuş olsa da yaptığımız iş ayrıcalıklı ve faydalı bir iştir; kendim gibi hepinizi en içten dileriklerimle kutluyorum ve daha nicelerini hepimiz için temenni ediyorum...

Görüşmek üzere,

Kavi’l

Bir düşünce ademi

 

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir 500. bloğa daha diyorum, sağlıkla, mutlulukla inşallah..

Filiz Alev 
 12.03.2016 1:41
Cevap :
Teşşekkür ederim Filiz Hanım; hep beraber!  13.03.2016 6:43
 

Çok iyi gelir insana kendini bütünün parçalarına doyurması.Çoğu güçlüğü yenme azmini geliştirir.Ruhu,gül bahçelerine giden yolları ve çiçek açmış kırlarda dinlenmesini öğrenir.Dünyasında var olan her şeyin ihsan ve keremiyle talihini,şans ve kaderini,mutluluğunu kendi yapar.Gerçeğin aydınlatıcı ışığıyla da kendi iç ışığını birleştirip geçip giden zamana meydan okuyarak devam eden hayata iyilik ve güzellikleri serpiştirip geleceğe kendi çapında nişaneler bırakarak değişime ve gelişime katkı vermektir...emeğinizi ve üretken çabanızı kutluyorum sevgili Anıl.Beğeniilen bir mevsim tadında bu yazınız da.Elinize sağlık.Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 08.03.2016 21:27
Cevap :
Hikmetli bir insan olmak gibi kısaca açıklayabilirim aslında ama daha düzgün bir ifadeyle olgunlaşmak ve büyümek. Biz bazı lafları basit ifadeleriyle kullanırken anlamını sığlaştırırız. Oysa olgun insan olmak önemli bir şeydir. Sizin gibi kaliteli insanların arasında var olmak, benim için gerçekten değerli bir şey. Bugün buradaysam sizler sayesindedir. Sevgiler, Saygılar  09.03.2016 10:22
 

Ne kadar güzel birşey kendiyle barışık bolmak. Acısıyla tatlısıyla... Sizi okumayı seviyorum. Nice Güzel bloglara...

Papatya Tarlası 
 08.03.2016 18:54
Cevap :
Sizi özlemişiz; tekrar hoş geldiniz... Teşekkür ederim  09.03.2016 10:20
 

Sorun kendini aştığın zaman başlıyor, kendinle beraber yürüdüğünde mesele yok.

Kerim Korkut 
 08.03.2016 18:44
Cevap :
Allah'a şükür ki kendimizi kendimizle kabul etmeyi başardık ve bu yüzden de sizlerle paylaşabiliyoruz... Sevgiler  09.03.2016 10:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 623
Toplam yorum
: 1655
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 291
Kayıt tarihi
: 10.04.11
 
 

Eric'i külden yarattım. Tamamıyla benim eserim. Söyleyeceği çok sözü, söylemek istediği az sözü. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster