Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

E. Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Öztürk

http://blog.milliyet.com.tr/emeklibirsubay

21 Ekim '06

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
3296
 

500 yıl içinde büyük İstanbul depremi!...

500 yıl içinde büyük İstanbul depremi!...
 

Geçen yıl Mississippi' ye Katrina Kasırgası vurdu. Umut Kasırga' nın içindeydi. Bana Katrina' dan iki gün sonra yazdığı notları daha önce Internet de yayınlamıştım. Bugün, Balıkesir Depremini duydum. Umut' un anlattıkları ve benim aldığım notlar aklıma geldi. Sizlerle de paylaşmayı arzu ettim:

Bundan tam üç yıl önce bir gazete de bir dizi yayınlanmış. Bugün New Orleans’ da olanları aynen anlatmış.

" Katagori 5 kasırga New Orleans’ a vurursa neler olacak?" diye.

Katagori 5 değil de, bir küçüğü vurdu. New Orleans belki de 10 yıl komada yaşayacak. Komadan çıkıp çıkamıyacağı da belli değil.

O zamanlar; bazıları bu diziyi eleştirmişler. " Ancak beşyüz yılda bir olacak bir senaryo! " demişler.

Demek ki; 500'ncu yılınn içerisindeymişiz!

***

Ben İstanbul’ u hayal meyal hatırlıyorum. Babam bizi bazan Bağlarbası’ ndan Üsküdar’ a yürütürdü. Fatih’ den Yenikapı’ ya, Hatta Eminönü' den Beşiktaş' a kadar yürüdüğümüzü de hatırlarım. Evler, evler. Beton evler. Eski evler. Dağ taş bina bilirim. Babam dedi ki, "İstanbul için de deprem tehlikesi var."

Depremin en şiddetlisi nedir? 10' mu, 12' mi? Hazırlanın. 500 yılda bir olacağına bakmayın. 500' ncu yılda olmadığımızı kim garanti ediyor?

***

Çocukluğumun, gençliğimin bir dönemini, toplam 28 yıllık ömrümün 15 yılını yaşadığım Mississippi sahilleri gözlerimin önünde yok oldu. Bir gün önce vardı. Bir gün sonra yok. New Orleans’a hafta sonları kaçamak yapardık. Bilemedin bir saat. New Orleans’da yok!

Yollar yok. Su yok. Elektrik yok. Binalar yerle bir. Hiçbir telefon çalışmıyor. Polis, itfaiye zabıta memurları kendi dertlerinde. Polisin yüzde 60'i görev yerlerini terketmis. Calismiyorlar. Her yerde yagma var. Insanlar birbirini kursunluyorlar. Evleri ayakta olan, biraz suyu yiyecegi olan digerlerinden korkuyor. Mezarlik yok, cesetleri koyacaginiz morg yok. Mezarlardan eski cesetler fiskirmis. Eski ve yeni cesetler sokaklarda!

New Orleans ve Mississippi’ye kasirganin ne zaman ve nasil vuracagi onceden biliyordu.

- Sehri terkedin! dediler. Kimi onemsemedi. Kiminin de gucu yetmedi. Sadece maaslarina bagimli kisiler 1 Eylul’u bekliyorlardi. Ayliklarini almak icin. Bir yere gidemediler.

Soyle televizyonlara bir bakin. New Orleans’ta kalanlarin hepsi zenci. Beyazlar yok. Gitmisler. New Orleans, tekrar New Orleans olana kadar da gelmezler!

Baska bir sey var.

Eger; kamu kuruluslarinizi din, irk, politik ayirimlari dikkate alarak yapilandirmissaniz; mevcut duzen insani yardim icin bile ayirim yapiyor! Beyazlarin, hatta asiri beyazlarin kontrolunde olan, ona gore duzenlenmis bir teskilat, konu zenciler olunca, yardim elini uzatmada zorlaniyor. Sistem calismiyor. Hatta; gizli gizli birileri bu felaketi New Orleans’i TEMIZLEMEK icin bir firsat olarak da goruyorlar!

- "Her tarafi buldozerlerle dum duz edelim!..."

Vallahi ve billahi bunu diyenler devletin en yukarilarin da olanlar...

***

Gelelim Istanbul’a. En yuksek depremin siddeti nedir? 10-12? Vuracak. Iyi tahminlere gore 500 yil icinde? Ama kimse bilmiyor. 498 mi, 499 mu, 500 ncu mu yildayiz?

Istanbul’u vuracak. Baglarbasi yerle bir olacak. Uskudar’a yuruyemiyeceksiniz. Su olmayacak. Elektrik olmayacak. Itfaiye evinize gelmeyecek. Polis kendi coluk cocugunun derdinde olacak. Asker yemek bulamiyacak. Silahli olan asker, polis, zabita; bir tas su bulmak icin, suyu olani kursunlayacak.

Asker, polis, zabita, itfaiye yardim edebilse bile ayirim yapacak. Alevi Sunniye, Turk Kurde, asker polise, polis zabitaya, fakir zengine... yardima kosmayacak.

Bogazda ki yalilar yagmalanacak. Kursunlanacak. Atese verilecek. Irza gececekler. Oldurecekler. Insanlar sokaga cikamiyacak.

Vali, Mudur, Pasa, fabrikator; susuz, telefonsuz, arabasiz, soforsuz, korumasiz kalacak. Sulari, elektrikleri, telefonlari var sa da olmayanlar gelip yagma edecekler. Istanbul’a kimsenin havadan yiyecek, su ilac atmaya gucu olmayacak. - F-16 ucaklari bu ise yaramayacak.-

Oluleri gomecek yer bulamiyacagiz. Ates bulursak yakacagiz. Istanbul ceset kokacak. Istanbul sidik kokacak. Gaz, havagazi, sidik, bok, olu kokulari birbirine karisacak. Butun lagimlar patlayacak. Cocuklar boklu sulari icecek. Depremden olmeyenler hastalanacaklar. Cocuklar annelerin kollarinda olecek. Insanlar kendi yakinlarinin cesetlerini yiyecekler!...

Ati, esegi olanlar birseyler tasiyacak. Egitilmis kopekleri olanlar kopeklerinden yardim dilenecekler. Cesetleri bulmak, kendilerini korumak icin.

Yardim gelmeyecek. Yiyecek gelmeyecek. Depremden yara alip kurtulanlar, aci cekecekler. Yaralari mikrop kapacak. Onlarin inlemelerine dayanamiyan esleri, dostlari, cok daha cekmesin diye kendi akrabalarinin hayatina son verecekler!...

***

Cok mu agir geldi? Inanamiyor musunuz? Olmaz mi diyorsunuz?

Benim bu yazdiklarimi 3 yil once bir gazetede dizi olarak yayinlamislar. "Aman agzindan yel alsin!" demisler. Insallah boyle birsey olmaz. Oluverdi...

3 mu, 4 gun mu bilmiyorum. Yillar gibi geldi. Bu felaketin icerisinde yasadim. Hem de Amerika’da! Dunyanin bir numarali ulkesinde? Yazdiklarim da abarti varsa, onlarda kisa surede gerceklesir. Merak etmeyin! New Orleans’ta hayat belki de 10 yil eskisi gibi olmayacak.

New Orleans, benzetmek gibi olmasin, Istanbul’a benziyordu. Bazi zenginler ve bircok fakir. Fakirler bogaz tokluguna yasarken, kasirga geliyor dediler. Zenginler gitti. Zenciler kaldi.

Istanbul’un New Orleans’dan farki, uc dort gun onceden kimse deprem geliyor diyemiyecek. Zenginler de gidemiyecek!

***

Ne mi yapalim?

Istanbul’u biz yikalim!

Insanlarin deprem sonrasi yuruyerek gidebilecekleri alanlar acalim. Kocaman parklar yapalim. Hem Istanbul guzellesir, hem de gidecek yeriniz olur.

Polis’i, zabitayi atlandiralim. Evet atli polis, atli zabita olsunlar. At sporunu tesvik edelim. Egitimli kopekleri de. Bazi yollari motorlu arac trafigine kapatalim. Atli arabalari zorunlu kilalim. Atli arabayi, faytonu tesvik edelim.

Istanbul turist kenti degil mi? Taksim den Sisli’ye trafigi yalniz atli arabalara acarsaniz, faytonla arabadan daha cabuk gitmez misiniz?

Yolunuz, koprunuz, olmayacak. Deniz yolunu kullanalim. Denize kiyi yerlere, 10-12 siddetinde depreme dayanikli iskeler yapalim (ki). Gemilerin getirdiklerini; atla, esekle insanimiza tasiriz!

Uskudar’dan Baglarbasi’na, Besiktas' dan Taksim' e, actigimiz parklara 10-12 de yikilmayacak, calisacak kablolu telefonlar yerlestirelim.

Parklarimiza, plastik tuvaletler koyalim. Pislik kanalizyona degil, acacagimiz cukurlara gidebilsin. Bu cukurlarimiz, kuyularimiz 10-12 icin hazirlikli saglam olsun. Yine 10-12 lik depreme dayanikli su depolarini bu parklara dagitalim. Halkin parklarda simdilik keyif yapabilecekleri sulari, deprem sonrasi ihtiyaclarini karsilayabilsin.

Gorduk ki, binlerce kilometre otelere bomba yagdirabilen Amerikan silahli kuvvetleri, boyle bir felakete hazirlikli degil. Daha dogrusu, cok makyaj yapilmis, bu firtinanin sulari makyajlarini doktu. Hani o dev ucaklari var ya? Komutan diyor ki; " bu dev ucaklar, malzeme tasimak icin. Insan, hasta tasiyacak duzenimiz yok!..."

Ozeti:

- " Vallahi ve billahi biz oldurmek icin teskilatlandirildik. Hayat kurtarmasini bilmiyoruz!..."

Derim ki; bir ulkenin Silahli kuvvetleri, polisi, zabitasi, sivil kuruluslari boylesine buyuk bir felaket icin hazirlanmis sa, diger dusmanlar viz gelir, tiris gider.

Amerika ve diger gelismis ulkeler bu felaketden ders alir, butun kuruluslarini yerle bir eder, yenilerini kurarlar da biz ne yapariz, bilemiyorum.

Biloxi, Mississippi

NOTLAR:

NEREDEN MI ICAP ETTI?

New Orleans bize bilemediniz bir saat mesafede. Bugun; vali diyor ki, "cesetleri kaldiramiyoruz!..."

FEMA dedikleri, Federal Acil Isler Kurumu cesetleri toplayacak firma ile anlasamamis! Ceset toplamayi ihaleye mi cikariyorlar bilemiyorum?


Yillardir savasiyorlar. Kizilderilisinden, Iraklisina kadar. Demek ki diyorum, ceset kaldirma konusuna kafayi hic yormamislar! Kizilderiler olenlerini toplayip gommustur. Iraklilar da. Is New Orleans'a gelince isler karisti. Cesetleri kim kaldiracak?

Konu zenci olunca isler biraz daha karisik oluyor, herhalde.

Ayak kemiklerinin bile insandan cok hayvana benzerligini bilimsel bir konuymus gibi aralarinda konusanlar; bunlar esrar cekmek, icmek ve dogurmaktan baska ise yaramaz diyenler; cesetlere de ayni gozle bakiyor olmasin? Biraz daha curuyup dagilsinlar, toplar cope mi atariz diyorlar?

Bazan Insan olmaktan korkuyorum...

13 Eylul 2005

Bloomington, Minnesota

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ya halen mississippide misin? Ben Mississippi state medical center jackson a gelicem nasıl bi yerdir nasıl yaşanır? türk restaurantları türkler nerdedir? şimdiden teşekkürler

ovunc akdemir 
 09.05.2008 19:31
Cevap :
Mississippi'de degiliz. Begenirsiniz. Kalacaginiz sehirin telefon rehberinden Turklere ulasabilirsiniz. Saygilar.  14.05.2008 19:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 798
Toplam yorum
: 1810
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 2459
Kayıt tarihi
: 25.07.06
 
 

Harp Okulu 1974 mezunuyum. 1983'de Kurmay Subay olarak mezun oldum. 1987 yılında Silahlı Kuvv..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster