Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mart '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
235
 

52 Saniye

52 Saniye
 

İktidar yanlısı gazete KABATAŞ YALANINI bu başlıkla savundu.


Başlığa bakınca, bir film adı gibi geliyor değil mi ?

Hayır yazımın konusu bir film değil ama onun gibi bir şey.. Yani film gibi bir ‘yalanın’ hikayesi… 

Aslında düşündüm de fena da olmaz hani, şöyle güzel bir film olabilirdi. Ama yayınlanır mı bilmem. Zira iyi bir senaryo ile bir yerlerin mihenk taşına vuracak, Zülfi yâre dokunacak ne de olsa. Anlatalım..

Hikayenin geçtiği Yer : İstanbul/Türkiye, Kabataş iskelesi

Tarih    : 1 Haziran, yıl 2013

Konu  :Nereden ve nasıl geldikleri bilinmeyen, esrarengiz, elleri deri eldivenli, üstleri çıplak, kafalarında maske olan 100 azman erkek, bir türbanlı bir kadına saldırır, Onu darp eder, hakaret eder. Azman erkeklerin ortasında kalan kadın bayılarak yere düşer, bu arada üstüne işerler. Hatta kadını korumaya çalışan yaşlı bir adamı da ölesiye döverler. Sonra da hiçbir şey olmamış gibi çekip giderler. Ortadan birden kaybolurlar. Ve bu olay, ülkenin gündemine oturur. Dönemin iktidarı, bu konuyu siyasi gündemlerine alır. İktidarın başı grup toplantılarında, gittiği illerde, tesis açılışlarında, basın toplantılarına “ Elleri deri eldivenli, üstleri çıplak 50-100 kişi, benim türbanlı bacıma saldırdılar. Hakaret ettiler, üstüne işediler, onu hırpaladılar. Yerlerde sürüklediler, üstelik yanında çocuğu ve eşi varken….. “ diye atıp tutar. Aynı siyasi partiden birçok siyasetçi de, hatta gazeteci, köşe yazarı da bu furyaya katılır. Bunu ‘vahşet’ olarak nitelendirirler. Siyasi iktidarın aile bakanı da bu olay üzerine, bir televizyon kanalında şöyle der : “ Dinlediğim zaman tüylerim diken diken oldu. Başörtülü kadın; ‘kendime geldiğim zaman üzerim idrar kokuyordu, bebeğimin arabasını bulamadım’ diyor.”

İktidar yanlısı pek çok deneyimli gazeteci(!) de bu furyaya yazıları ile katılır. Ülke çalkalanmaktadır. Pek çok yerde grup grup insanlar, tekbirler getirerek, sloganlar atarak ”Kabataş’ın hesabı sorulacak, intikam alınacak ” diye meydanlarda dolaşırlar. Yer yer karşıt görüşlülerle fiziksel çatışmaya girilir. Olay günlerce medyadan düşmez. İktidar partisi, “görüntüleri var, resmen ‘vandallık’ yapmışlar”  dese de, günlerce hatta aylarca o saldırı görüntüleri ortaya çıkmaz. Bu arada, başrollerdeki ‘türbanlı bacı’ da, doktordan ‘darp’ raporu almıştır. Olayı yargıya götürür. Ancak, olayın failleri bulunamadığı gibi, bu darp mağduru türbanlı bacı hiçbir ulusal medya organına çıkmaz ve konuşmaz. Ancak, bir-iki yandaş gazetede yapıldığı öne sürülen röportajı yayınlanır. Olayın üstünden neredeyse 2 yıl geçer. Siyasilerin var dediği, bazı gazetecilerin “izledim ve iğrendim” dediği o görüntüler ortaya çıkmaz. Ve bir kısım medya bu olayların ‘kurmaca olduğunu’ yazar. Kanıt ister. Televizyon kanallarında, kavgalı tartışmalar yapılır. İktidar yanlısı gazeteciler ile bu olayı sorgulayan muhalif gazeteci ve aydınlar, olayı sorgularlar. Yalan olduğunu söyler, bu iddiayı ortaya atanları yalancılıkla suçlarlar. Daha sonra, mağdur olan türbanlı bacımızın avukatı “ mağdurenin yalan söylediğini, böyle bir olayın olmadığını, olayın kurmaca ve düzmece olduğunu” söyleyince,  işin rengi değişmeye başlar. Ve bir gün tarih 2014’ün Şubat’ını gösterdiğinde, gerçek görüntüler ortaya çıkar.  Tam 152 kameradan, 2560 dakikalık görüntü toplanır ve hepsi saniye, saniye izlenir. Görüntüde türbanlı bacı vardır. Eşi de yanına gelir. Ancak, ortaya atılan iddiada bahsedildiği gibi, olay mevkiinde ne bir saldırı görülür, ne sayıları 100’e kadar çıkan, deri eldivenli çıplak adamlar. İskeleye gelen ve gidenlerin haricinde, en küçük bir gruplaşma görülmez. Zira iskeledeki güvenlik görevlileri de rutin kontrollerini yapmaktadır. Olağanüstü bir durum yoktur yani.  Ülkede bu sefer bu ‘yalan iddia’ ile çalkalanırken, yandaş ve havuz medyası da boş durmaz. Tek bir ağızdan hep aynı manşeti atarlar.

Diliniz KABA, yüreğiniz TAŞ..

Ve en bomba haberi yine bir havuz medyası organı bir gazete atar.  “Aslında olay 52 saniyede oldu. Ama görüntüler paralel yapı tarafından silindi “

Nasıl senaryo ama, fantastik bir film olabilir değil mi ?

Bizim "dilimiz KABA, yüreğimiz TAŞ" olsa da, hiçbir zaman böyle bir fantazi üretemedik. İktidar yanlısı gazetenin attığı büyük başlık, aslında ortaya çıkan kanıtları kabul etmediklerini ve yalan habere devam ettiklerini gösteriyor.  Belli ki, ortaya çıkan yalanlarının, küçük düşmenin, saygı ve değer kaybetmenin verdiği çaresizlikle, yenilginin acizliği ve zayıflığı ile halkı etkilemeye devam ediyorlar. Havuz medyasının 15 yazarının, hepsinin “Diliniz Kaba, Yüreğiniz Taş” şeklinde başlık atmalarının sebebi de budur. Halkın gözünden düşmüş olmak ama can çekişirken bile yalana, dolana devam etmek. 

Ama bu ülkenin milletini kendileri gibi aptal ve seviyesiz zannediyorlar. Bu halk, “ savunmasız bir kadına saldıran deri eldivenli 100 kişinin, bu olayı yalnızca 52 saniyede yapmış olacağı” yalanına inanır mı ? 2500 dakikalık, 152 kamera görüntüsü var, ama o 52 saniye yok. Peki, neden bulunmadı bu adamlar ? Cin midi ? Fani miydi ? Uzaydan mı gelmişlerdi ?  Herkesi, sağır, dilsiz ve de cahil mi zannederler ? Bunun vebalinden nasıl kurtulurlar bilemem ama bu halk bu yalanın ve kandırmacanın hesabını soracaktır. Bu ülkede hala  “ bağımsız ve adalet duygusunu yitirmemiş yargıçlar” muhakkak vardır.

“ Keser döner, sap döner. Gün gelir hesap döner”

../..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kendi hayallerini yazıp kendileri inanmış..Bu türler türlerinin son örneği olur inş. selamlarımla..

Tülay EKER 
 14.03.2015 12:41
Cevap :
7 Haziranda inşallah !  21.04.2015 11:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2527
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster