Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mayıs '10

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
750
 

55 model ford

55 model ford
 

Ford'un Crown Victoria adli modeli ilk 1955 yıllında yapılmaya başlandı ve 1970lerin sonlarında büyük LTD modellerini küçültünce isim tekrar kullanılmaya başlandı. Crown Victoria'nın amacı Chevrolet 'nin Caprice adli modeliyle rekabet etmekti. Daha sonraki yıllarda, AMC ve Chrysler büyük sedan pazarından çekildiler ve General Motors Chevrolet Caprice'i yapımdan çıkartınca, bu pazar tamamen Ford'un Crown Victoria modeline kaldı. Son yıllarda, Chrysler arkadan çekişli LX platformuyla bu pazara geri dondu ve Chevrolet'nin üreteceği arkadan çekişli Impala biraz hareket getirdi. Crown Victoria su anda 30, 000 Amerikan Dolarının altında satılan büyük, arkadan çekişli ve sekiz silindirli bir sedan...

Yukardaki yazıyla başlamak istedim köşe yazıma; Eski yaşanmışlıklar film şeridi gibi geçmeye başladı gözümün önünden. Bende elime aldım kalemimi yazmaya başladım. Yıllar geçtikce hayatın tatsızlaştıgını, sorunların çogaldıgı yada sorunları bizim başlattıgımız olumsuzluk çerçevesinden çıkıp güzel yılları anımsamak istedim. Geçmişe olan bir özlem anısı bu... 30 yıl öncesine dönüp, 55 model fordla muhteşem geziler aklıma geldi... O dönemlerde düşünebilirmiydik bir ince ekranlı televizyonun arabada olmasını, yada arka koltukta oturup mini barda soguk meşrubat içebilmeyi... Zamana ayak uydurdu ve kendini degiştirdi. Biz degişmedikmi sanki (!) tek degişmeyen degişim oldugu gibi. Biz nasıl degişiyorsak araba modelleride degişti. Sanırım tek degişmeyen arabaların arkasına konulan başı sallanan köpek süsleri kaldı. Şimdi tasarımcılar ne çok çılgınlık peşinde daha ne degişiklikler yapabiliriz diyeher geçen gün yeni modellerle bizleri şaşırtıyor.. Ne çok insan taşırdı. Görüntüsü gibi içinin genişligide bir başka güzeldi. Ferahtı o dönemin fordu gerçi ailelerde şimdi oldugu gibi: anne baba ve bir çocuktan oluşmazdı. Geniş aileler olurdu. O dönemde anne baba ve 6-7 çocuk yaşardı bir evde... Hatta o dönemlerde komşuluk ve akraba ilişkileri öyle içten olurduki teyzeler, teyze çocukları, dedeler ve şen kahkahalı aile dostlarıyla geziler yapılırdı. Ama kimse demezdi arabaya elini sürme diye. Paylaşımlar içten yapmacıksızdı. Hafta sonları yapılan kısa günübirlik deniz ve kır turlarının vaz geçilmez arabasıydı... Sabahın erken saatlerinde kalkılır, börekler, kızartmalar hazırlanırdı. Tüp, çaydanlık, kavun karpuz Allah ne verdiyse bagaja doldurulurdu.Ne çok insan olursa olsun ford hiç kimseyi dışarda bırakmazdı.. Zaman zaman motorun zorlandıgı, zaman zaman yolda bir çamura saplandıgı, inip itildigi ne güzel yaşanmışlıkları bizimle paylaşırdı.

Dönemin kral arabasıydı. Biz severdik o dönemim fordunu şimdiyse yanlızlıga çekildigimiz, kalabalıgın içinde kendimizi dış dünyadan soyutladıgımız, bencil bir toplum olmaya başladıgımız ve sadece lüks araba sevdalarının çogaldıgı ve o arabaya degil cumbur cemaat binmeyi, el sürdürmedigimiz tek kişilik hayat yaşamaya başladık. Eski yıllardaki anıları paylaşmak güzeldir. Ne çok şey degişti hayatımızda. Şimdi ne o eski 55 model amercan ford kaldı, ne o şen kahkahalı gülen yüzler, nede aile Reisi babalar...

Sevgiyle Emine Zaimoglu YAPICIER

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Geçmişi düşünüp içinden çıkartıp yazacak ne çok şey buluyorsun sevgili dostum, aklıma gelmeyen çok değişik bir konu olmuş. Bazılarımızı geçmişe götüren, bazılarımıza da yaşamış olduğumuz değerleri farkettiren güzel bir konu daha.. ellerine sağlık, sevgilerimle...

Selma GÜRBEY TAŞDELEN 
 06.05.2010 14:56
Cevap :
geçen gün servisle işe gelirken aklıma geldi böylesi bir konu ....ve nasıl olur dedim sonucu ortada.. güzel arkadaşım tüm sevgiler seninle olsun  06.05.2010 15:13
 

güzel bir paylaşımdı, daha da geriye gidersek, 50lere 60 lara 70 lere ülkede çok şey yoktu ama mutlu insanlar vardı, hafta sonları iple çekilir mesire yerlerine pikniğe gidilsin diye. Ozamanlar ülkem yemyeşil bir cennetti. Bugun piknik diye otabanların kenarlarındaki bir tutam çimleri piknik alanı zannediyor insanlar. San ki doğadan öc alırcasına yok ediliyor yeşil.. İstanbul'un çan çekişen ormanları, 3.köprüyle tamamen yok olmayla karşı karşıya. Gelecek nesil çölleşmiş bir İstanbul'a karşı karşıya kalacak. Sevgiler, selamlar..

Mahmut Ekrem Muhalefet demokrasiye geliştirir 
 06.05.2010 14:39
Cevap :
gerçekten yazdıklarınızda çok haklısınız çok şey gelişti ama yanlızlıklar çogaldı bir evde degil bir televizyon her odada her kişiye özel elektornik eşya doldu.paylaşımlar azaldı ..ne bir kır gezisi ne bir hafta sonu günübirlik denizler İstanbul İstanbul olalı bu kadar mutsuz insan toplulugunu görmemişti sanırım kısaca anlatmak istedigim biz metropol oldukca eski degerleri kaybettik bir reklam da ne güzel diyor ''burası İSTANBULanacım her yapılan çirkinlikte olsa İstanbul kaldırıyor ama aslında öyle degil ve olmamalı.. sevgiyle..  06.05.2010 15:24
 

İstanbul'un, en çok eski damalı dolmuş taksilerini özlüyorum. Benzin ve parfüm kokuluydular. Meğer ne severmişim o kokuyu ben? Burnumda tütüyor hala. Sevgiyle değerli arkadaşım.

hazandagüzeldir 
 06.05.2010 0:06
Cevap :
o dönemleri pek bilemiyorum bu yazımda agabeyim Hasan Hilmi'nin yardımı oldu ben hayal meyal haırlıyorum ama sanırım güzel yıllardıki yazımda ifade edebildim sevgiyle kalın  06.05.2010 10:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 63
Toplam yorum
: 127
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 1921
Kayıt tarihi
: 15.01.10
 
 

Emine Zaimoğlu 21/12/1971 doğumlu. Nişantaşı Rüştü Uzel Kız Meslek Lisesi resim bölümünü okudu. R..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster