Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Temmuz '11

 
Kategori
Pazarlama
Okunma Sayısı
321
 

550 milyon dolarlık sahipsiz pazar

550 milyon dolarlık sahipsiz pazar
 

Her çocuk istediğini alır, verseniz de vermeseniz de


Her yıl sadece okul çantalarındaki Barbi, Örümcek Adam v.s. resimlerine ödediğimiz telif parasının 14 milyon dolar olduğunu biliyor muydunuz? Bahsettiğim sahipsiz pazar, Türkiye pazarı. Çocuklara hitap eden popüler karakterlerimizin yokluğundan söz ediyoruz. Sadece 1 yıllık telif ücreti olan 550 milyonun yarısıyla bile sektör yaratılabilecekken, uçan giden paradan. Peki neden gidiyor bu para? Tabi ki çocuklarımıza doğru dürüst, onların ilgisini çekebilecek karakterler sunamadığımız için.  

Çocuklar için karakter üretmek zorlu bir uğraştır. Onlar için kahramanlar yaratmak, çocukların birey kabul edilmesini, isteklerinin kale alınmasını, dediklerine ya da tercihlerine dikkat edilmesini gerektirir.  

Bizde ise durum biraz farklıdır. “İlerde ne olacan bakalım kerata” cümlesi başlanır bir çocukla konuşmaya. Çocukluk çağı bir hastalık, atlatılması gereken bir araz gibi kabul edilir. Bu sıkıştırılmışlık nedeniyle, belki de rol modele en fazla ihtiyaç duyan çocuklar Türkiye’de yaşarken, çevrelerinde kendi kültürleriyle üretilmiş, onların kahraman ihtiyacını karşılayabilecek hemen hiçbir karakter yoktur.  

“Çocuk işte” cümlesiyle özetlenebilecek bir tutumla dikkate alındıklarından, onların istedikleri gibi kahramanlar üretilemez. “Çocuklar için bir şey” denildiğinde Keloğlan’ın binlerce kez yayınlanmış maceraları ya da Nasrettin Hoca fıkraları ortaya konur, çocuklar da onları hiç ciddiye almadan sırtlarını dönerek Simsıns, Balık Nemo ve Heri Potır seyreder.  

Çocuğa istediğini vermezseniz, o bir şekilde ihtiyacını karşılar. Kendine bir rol model bulur ve onunla birlikte olmaya çalışır. Örümcek Adam’lı tişört, Barbi işlemeli elbise, Snopi’li kupa, Kayu’lu çarşaf, Ben 10’li balon, Sünger Bob’lu top v.s. istemesinin sebebi budur. Onların hareket tarzlarını benimser, onlar gibi davranmaya çalışır.  

Tabi böyle olunca, yılda 550 milyon dolar civarı paranın yurt dışına gitmesi de doğaldır.  

Anne babalar da bu konuda dertlidir. Hem sağcısı, hem solcusu, hem de yeni kavramların hayata getirdiği politik bakışa sahip olanı karşıdır çocuğunun yabancı kahramanlara özenmesine ama, yapabileceği birşey de yoktur. Çünkü ortada üretim yoktur. Bu yüzden de piyasada neredeyse sarsılmaz yabancı hakimiyeti söz konusudur.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu konuda okadar çok söylenecek şey var ki... ben sektörle bağlantılı bu işin perakendeciliğni yaptığım için fiyatlardaki uçurumları ve ürünlerdeki kalitesizliği çocukların model konusundaki sıkıntısını çok iyi görebiliyorum ama her nedense ülkemizde her boyutta yaratıcılıktaki tıkanıklık çocukların ve geleceğimizn kirlenmesine yol açıyor. üzülerek takip ediyorum.televizyon kültürü ile hangi model ve yaşam biçimi sunuluyorsa kabul edip, dizi takipçiliği yapıp takımların şikelerini hayatlarımızın asıl noktası yapıyoruz.popüler kültürün ve tüketiciliğin bize sunduğu yaşamı soluyoruz.üzülmek dışında bir şey yapmak için farkındalık yaratmak gerekiyor.

mesrates 
 18.09.2011 12:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1490
Kayıt tarihi
: 01.06.11
 
 

Olduğu gibi kabullenmek yerine "neden" sorusunu sormayı yeğlerim. 25 seneye yakındır senaryo çalışma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster