Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '13

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
554
 

60-66 aylıklar

60-66 aylıklar
 

Öğrenci panoraması


4+4+4 Eğitim Sistemine geçmeden önce İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün kamuoyuna yansıyan kapsamlı raporu şöyleydi:

- Derslik ihtiyacı giderilmeli (Giderildi mi sorusuna yanıt verecek bir merci bulunabilinir mi? )

- 40 dakikalık derste 60 aylık çocukların oturmaları, dikkatlerini derse vermeleri mümkün değildir. Sınıflarda 60-84 ay aralığındaki çocukların bir arada bulunması ciddi sorundur. (60-84 aylık çocuklar ayrı sınıflara alınabildi mi?)

- Okula hazırlık dönemlerinin 60-70 ay arasındaki öğrencilere 3.5 ay, 70 ay üzerindekilere de 1 ay yapılmalı. (Hazırlık süreleri ön görülen sürede mi yapıldı?)

- Okul bahçe duvarları yükseltilip çizgi film karakterleri ile süslenmeli (Duvarlar yükseltilip, süsleme yapıldı mı?)

- Kapsamlı düzenleme yapılmadan önce pilot uygulamalara bakılmalı (Pilot uygulama yapıldı mı?)

- Okulların fiziksel şartlarının 60 aylık çocuklar için yeniden düzenlenmeli. (Okulların fiziksel şartları bu çocuklara uygun olarak düzenlendi mi? )

- Pilot uygulama olmalıydı. (Pilot uygulama yapıldı mı?)

Okulların tatil edilmesinden sonra; İstanbul olmak üzere il milli eğitim müdürlüklerinden gelen raporlar, 4+4+4 sistemindeki sıkıntıları ortaya çıkardı. Eğitimde 4+4+4 sistemine uyum sağlayamayan çocuklardan birçoğu okumayı sökemezken, 40 dakikalık uzun ders sürelerine de motive, adapte olamadılar.

Söz konusu sorunlar nedeni ve Milli Eğitim Bakanlığı, İl Milli Eğitim Müdürlüklerinden gelen uyarılar üzerine 4+4+4 sisteminde revizyona gidiyor, Bakanlıkta oluşturulacak komisyon bu konuda çalışacak. Komisyonun raporu doğrultusunda revizyonlar belirlenecek ve yeni eğitim döneminde hayata geçirilecek. Başta İstanbul olmak üzere il milli eğitim müdürlüklerinden gelen raporlar, sistemdeki sıkıntıları ortaya çıkardı. Bakanlık bunun üzerine yeni eğitim yılında benzer aksaklıkların yaşanmaması için önlemler almaya hazırlanıyor.

Sistemde en fazla sıkıntı, 60-84 (birinci sınıf) aylık çocuklarda yaşanıyor. Bazı çocuklar henüz okumayı sökemezken, 40 dakikalık ders sürelerinin de uzun olduğu belirlendi. Bakanlık yetkilileri ise, “Sistemin temelinde bir değişiklik yok, uygulamada yaşanan bazı sıkıntıları ortadan kaldıracağız. Geri adım atılması söz konusu değil” değerlendirmesinde bulundu.

Veli istese de kararı komisyon verecek

- Oyun alanı: Öğrencilerin okula bağlı kalması ve yeterli oyun aktivitesinin yapılabilmesi için oyun alanlarının oluşturulması hedefleniyor. Bu konuda belediyelerden yardım istenmesi de gündeme gelirken, boş olan bodrum katları ile çatı katlarının oyun alanı yapılması da gündemde. İmkânı olan okullarda kukla gösterisi, müzik odası gibi odaların da yapılması istenecek.

- Komisyon karar versin: 60-66 aylık hazır olmayan çocuklar da veli kararı ile okula başladı. Bu konuda sorunlar yaşandı. Bakanlığa, veli isteğinin yanında uzmanlardan oluşturulan bir komisyonun çocuklara “okula başlayabilir” onayını vermesi, bu onayı alamayan öğrencilerin anaokuluna gönderilmesi önerildi. Komisyon, bu öneriyi de gündemine aldı.

Anadolu Eğitim-Sen tarafından 2000 öğretmenle yapılan anketten de şu çarpıcı sonuçlar çıkmıştı:

- Birinci sınıfların yüzde 44’ü boylarına uygun olmayan sıralarda bir ders yılı oturmak zorunda kaldı

- 60-66 aylık çocukların yüzde 67’sinin en az 1 kez altına kaçırdı.

- Üst yaş gruplarındaki öğrencilerin tamamı Nisan ayında okumaya geçerken, 66 ay altındaki öğrenciler için bu oran yüzde 18’de kaldı. Yani 60-66 ay aralığında kalan çocukların yüzde 82’si yani her 5 çocuktan 4’ü Nisan ayında okumaya geçemedi.

- “1.sınıflarda yapılan sistem ve müfredat değişikliğine ilişkin herhangi bir eğitim aldınız mı?” sorusunu ise öğretmenlerin yüzde 65’i eğitim almadım diye cevaplarken, yüzde 31’i bu yönde eğitim aldığını ama işe yaramadığını, yüzde 4’ü ise eğitim aldığını ve işe yaradığını bildirdi.

- Dinleme bozukluğu oluştu.

MEB’in yürüttüğü çalışmalar kapsamında yeni eğitim öğretim yılında şu revizyonlar bekleniyormuş:

- 20 dakikalık ders: 40 dakikalık derslere özellikle 60- 66 aylık çocuklar uyum sağlayamadı. Çocuklarda dinleme bozukluğu, dikkatsizlik gibi olumsuzluklar ortaya çıktı. Derslerde dikkati dağılan çocuklar için 20’şer dakikalık derslerin yapılması gündemde.

- Esnek eğitim: Tüm sınıfa aynı eğitimin değil, öğrencilerin ilgi ve becerilerine göre sınıfta “esnek” eğitimin hayata geçirilmesi bekleniyor.

- 60-70 ve 71-84: Okullarda 60-70 aylık çocuklarla, 71-84 aylık çocukların ayrı sınıflarda toplanması, yeterli öğrenci yoksa yakın okullarda birleştirme yapılması da bakanlığa gelen öneriler arasında.

- Sınıflar bölünebilir: Birçok okulda 50 kişilik sınıflar ortaya çıktı. Kalabalık sınıflarda 1. sınıf öğrencilerinin motivasyonu sağlanamadı. Bu nedenle sınıf öğrencilerinin ikiye bölünmesi gündemde.

- Sırada değil minderde: Çocukların klasik sıra düzeninde değil, yerde minderde veya nerede rahat ediyorsa orada ders dinlemeleri ve tek kişilik sıraların “u” düzeninde sıralanması için düzenleme yapılması olası.

Bu sistemin tespit edilen onca eksikleri varken, bu uygulamaya başlatılması halinde eksikliklerden dolayı çocukların zarar göreceği ortadayken, çocuk haklarına ve insan haklarına aykırı iken; okumayı sökemeyen, altına kaçıran, ders dinleyemeyen, bir üst sınıfa geçemeyen öğrencilerle 4+4+4 Eğitim sistemi iyi oldu, eğitimin daha da iyi hale geldiğini iddia eden kim ve kimler?

“Bir Ulusu yıkmak için Atom Bombasına veya uzun menzilli füzeye ihtiyaç yoktur. Eğitim kalitesini düşürmeniz yeterlidir.”Sözü aklıma geldi hüzünle.

Nizamettin BİBER

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Orasını burasını yontarak bir şeyler uydurmaya çalışmak ne derece doğru bilmiyorum ama sonuç da verilmiş yanlış bir kararın sıkıntısını bir nesil çekecek gibi.Öyle 40 dk'yı 30 dk'ya düşürülerek falan çözülecek sorun değil bu. Bir de son paragrafınızdaki "eğitimin kalitesi" sözüne eleştirim olacak.Kalite mal veya için kullanılan bir kavram olduğu için eğitimin bu sözcükle nitelendirilmesi doğru değil diye düşünüyorum.Bu nitelendirmeye alıştırıldık gibi biraz sorunları görmemek için.Bence eğitim sorunlarının temel kaynağı da bu felsefedir.Eğitimi sayılarla anlatmaya çalışmak.Alınır satılır bir eşya gibi görmek.

Necati D 
 02.07.2013 0:35
Cevap :
Merhaba Necati Bey, tabii eğitim son derece ciddi bir iştir yamalı bir bohça mantığı ile uygulamalar yapılamaz, Eğitim kalitesi ile ilgili eleştiriniz kalıp yargıdan kaynaklanan bir durum sanki çünkü, kalite anlam olarak Bir şeyin iyi ya da kötü olma özelliği, niteliğidir. Ayrıca Kalite, beklentilere verilen cevabın düzeyine denilebilir, her alanda da kullanılır, bir miktar algınızı değiştirip, bilgilerinizi yoklar veya yenilerseniz daha iyi anlarsınız sanırım. Eğitim sorunlarının temel kaynağı kötü niyet (Düşünen, sorgulayan, eleştiren farklı bakış açısı eleştiren insanlar yerine tek tip biatçı, yalaka, uşaklık ideolojisini benimseyen insan tipi yetiştirmek) ve buna bağlı kötü yönetimdir. Selam ve saygılar, teşekkür ederim.  02.07.2013 18:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 878
Toplam yorum
: 3735
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2538
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster