Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1799
 

6191 sayılı yasa ve AYİM çıkmazı!...

6191 sayılı yasa ve AYİM çıkmazı!...
 

RE'SEN EMEKLİLER DERNEĞİ


22 Mart 2011 tarihinde Resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6191 sayılı yasanın geçici 32.maddesi ile “12 Mart 1971 tarihinden bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar, Türk Silahlı Kuvvetlerinden Yargı denetimine kapalı idari işlemler veya Yüksek Askeri Şura Kararları ile ilişiği kesilenlere bir takım özlük hakları verilmiştir.”

Söz konusu yasada, başvuruların kabul veya red edilmesi Milli Savunma Bakanının takdirine bırakılmıştır. Esasen bu kanundaki hukuksuzluk, yasadan yararlanacakların belirlenmesinin Milli Savunma Bakanının takdirine bırakılması ile başlamıştır. Bakanlığa yapılan 4606 başvurudan YAŞ kararları ile ilişiği kesilen 1518 kişi ile,12 Eylül döneminde ilişiği kesilen 80 civarında sol görüşlü asker faydalanabilmiştir. Başvurusu bakanlıkça  red edilenlerin durumuna detayları ile birlikte bakmak gerekiyor;

1-YAŞ kararları ile ilişiği kesilen 250 kişiye Bakan tarafından red cevabı verilmiştir. Sayın Bakanın hangi kriterleri esas alarak bu başvurulara red cevabı verdiği bilinmemektedir. Oysa ki kanun maddesinde yasadan faydalanacaklar açık bir şekilde yazılmıştır. Buna rağmen yasa hükümlerine ve Anayasanın 2.maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı hareket edilmiştir. Çünkü;Anayasanın 2.maddesindeki Hukuk devleti ilkesine göre ”Düzenlemelerin açık,öngörülebilir ve sınırlarının belirli olması, keyfiliğe neden olabilecek uygulamalara yol açmaması gerektiğine işaret edilmiştir.”

2-Yapılan başvurular içinde, Bakan onayı veya Kararnameler ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen 1991 kişiye “ilişik kesilme işleminin yargı yolu açık olduğu gerekçesi” Red cevabı verilmiştir. Bakanlığın öne sürdüğü bu gerekçenin ne kadar hukuksuz ve keyfi bir gerekçe olduğunu anlamak aslında hiçte zor değildir. 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandumla Anayasanın 125.maddesi değiştirilerek Yüksek Askeri Şura’nın ilişik kesme işlemlerine karşı yargı yolu açılmıştır. Hal böyleyken, 22 Mart 2011 tarihinde çıkarılan 6191 sayılı yasanın kapsamına, yargı yolu açılmasına rağmen YAŞ mağdurlarının dahil edilmesi, diğer yandan Bakan Onayı veya Kararnameler yolu ile ilişiği kesilenlerin “yargı yolu açık” gerekçesi ile red edilmesini hangi mantık ve adalet duygusu ile açıklanabileceğini takdirlerinize bırakıyorum.

3-Anayasanın kanun önünde eşitlik başlığını taşıyan 10. maddesi; “(1)Herkes, dil, ırk, renk,  cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.(2)Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.(3)Hiçbir kişiye, aileye, zümreye ve sınıfa imtiyaz tanınamaz.(4)Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır”, hükmünü taşımaktadır.

Eşitlik ilkesinin anlam ve kapsamı Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarıyla ortaya konulmuştur. Mahkemenin söz konusu ilkeyle ilgili olarak temel değerlendirmesi şu şekildedir: “Anayasa’nın 10. maddesine göre Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. Kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, birbiriyle aynı durumda olanlara ayrı kuralların uygulanmasının ve ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmasının engellenmesidir. Aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır.” Bu açıklamalar ışığında, Türk Silahlı Kuvvetlerinden “Disiplinsizlik ve Ahlaki Durumları sebebiyle” gerek YAŞ kararları ile gerekse Bakan Onayı veya Kararnameler ile ilişiği kesilenlerin AYNI ŞEKİLDE MÜTALAA EDİLMESİ gerektiği anlaşılmaktadır.

4-ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ(AYİM)ÇIKMAZ BİR SOKAK:Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin(AYİM) neden çıkmaz bir sokak olduğunu ve idarenin ısrarla bu mahkemeyi yargı yolu olarak göstermesinin,hukuksuzlukları meşrulaştırmaya yönelik olduğunu bir önceki “Hukuksuzluğun AYİM marifetiyle Meşrulaştırılması” başlıklı makalemizde detayları ile anlatmıştık.Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin(AYİM) bir çok kararında görüleceği üzere, muvazzaf personele verilen disiplin cezalarına, Anayasanın 129.maddesine istinaden yargı denetimi yapılamayacağı açıktır.Yargı denetimi yapılamayan bu cezaların neticesinde kişiler hakkında verilen re’sen emeklilik kararlarının Yargı Denetimine açık olduğunu söylemek ise çelişki arz etmektedir.Hukukun temel kurallarına aykırı olan bu durumun açıklanabilir bir tarafı yok ne yazık ki.

SÖZÜN ÖZÜ ;Sözde Türk Silahlı Kuvvetlerinden(TSK) ilişiği kesilenlere özlük hakları ve iade-i itibar veren 6191 sayılı yasa acele ve eksik çıkarılmış,bir çok yeni mağduriyete sebebiyet vermiştir.Akabinde idarenin hukuksuzluklarını meşrulaştırmak için kurulan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi(AYİM) ise çıkmaz bir sokaktan öteye gidememiştir.Söz konusu yasanın eksiklikleri bir an önce giderilmeli ve Kararname mağdurlarının önünde büyük bir engel olan AYİM derhal kaldırılmalıdır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 671
Kayıt tarihi
: 29.05.12
 
 

Türk Silahlı Kuvvetleri'nden yargı kararı olmadan re'sen emekli edilen ve özlük hakları için müca..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster