Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Haziran '14

 
Kategori
Bebek - Çocuk
Okunma Sayısı
9871
 

6.Ay: Kendinize zaman ayırın

6.Ay: Kendinize zaman ayırın
 

Tebrikler yolu yarıladınız! Hamileliğin en keyifli zamanlarındasınız. Artık bünyeniz bebeğe alıştı ve sıkıntılarınız minimum seviyededir. Şu günler kendinize zaman ayırabileceğiniz en iyi dönem. Eğer fırsatınız varsa bebek öncesinde bir kaç günlük tatil size iyi gelecektir. Sağlık açısından doktorlar tatil için en çok 2. trimesteri önermekteler.  Ne de olsa önünüzde yoğun bir hazırlık dönemi ve doğum var. Kendinizi şımartmanın tam zamanı. Artık göbeğiniz yavaş yavaş çıkmaya da başladı. Belki biraz alışveriş yapıp mutlu olabilirsiniz :) 

Öte yandan bu dönemde kilo alışınıza da dikkat etmelisiniz, genelde bayanlar ilk 6 ayda aldığı kilo kadar da 7 aydan sonrasında alırlar. Özellikle son haftalar neredeyse haftada 1 kilo almaya başlayabilirsiniz. Bu nedenle dengeli beslenmeye özen göstermeli, hamilelik aşermelerine karşı kendinizi koyvermemelisiniz. Ayrıca bu dönemde bayanlarda fazla kilo artışından kaynaklanan hamilelik şekeri de sıkça görünebilir. Bunun için doktorunuz sizden bir şeker testi isteyecektir.

Bu dönemde sadece standart  doktor kontrolleriniz olacak. O nedenle mümkün olduğu kadar dinlenin ve hamileliğinizin keyfini çıkarmaya bakın, ne de olsa yarıdan fazlasını geride bıraktınız... Unutmayın eşinizle romantik saatler geçirmek için son fırsatlarınız, birbirinize bol bol vakit ayırın. İleride bırakın romantik zaman geçirmeyi, bıcırık uzuuun bir süre sizi birbirinize hasret bırakacak. :)

Annedeki Fizyolojik Değişimler;

Gebeliğinizin yarısına geldiniz ve rahminiz göbek çevresinde hissedilir. Bebeğin ilk hareketlerini hissetmeye başlarsınız, bu hareketler mide guruldaması veya mide içerisinde kelebek hareketleri gibi hissedilir, bu hareketler ilk olarak tedirgin eder. İlerleyen gebelik haftalarında bu hareketler düzenli olarak gelir.Gebeliğin ilerlemesi ile birlikte bağırsaklarda gaz problemi yaşanabilir. Sebebi yine gebelik hormonlarının sindirim sistemindeki kas dokusunu gevşetmesidir.

Kan dolaşım sisteminiz genişlemeye devam eder. Kan basıncınız (tansiyonunuz) normalden düşük seviyededir bu yüzden yatar pozisyondan oturur duruma geçtiğinizde baş dönmesi, bulantı, bayılma hissi hissedersiniz. Bu aylarda gebeliğe bağlı rahatsız edici yan etkiler görülebilir; burun tıkanması, burun ve diş eti kanaması gibi. Bu değişiklikler buruna ve diş etine kan akımının artmasına bağlı oluşur. Meme kan akımının artması ve süt bezlerinin gelişmesine bağlı olarak büyüklüğü yaklaşık olarak iki kat artar damarlar, daha görünür hale gelir.

Rahminizin büyümesi ağırlık merkezinizi etkilediğnden dolayı ayağa kalkma, oturma ve yürümede zorluklara neden olur. Özellikle sırt ve alt karın bölgesinde ağrılar olabilir. Özellikle ani hareketlerden sonra rahminizi yerinde tutan birçok bağlardaki gerilmeye bağlı olarak kasık ağrısı veya kramp tarzı ağrılar hissedersiniz. Bu durum çok ağrı verici olmasına rağmen zarar verici değildir.

Rahminizin büyümesine ve idrar yolları kaslarının gevşemesine bağlı olarak idrar akımı yavaşlar ve idrar yolu enfeksiyon riski artar. İdrar yolu enfeksiyon belirtileri; idrar yaparken yanma, karın ağrısı, ateş, sırt ağrısıdır. Bu gibi durumlarda doktorunuza başvurun bu tür enfeksiyonlar erken doğum riskini artırır. Bu aylarda vajinal akıntı daha da artar, hormonlara bağlı olarak ince beyaz renkli akıntı normaldir. Eğer akıntı yeşil veya sarı renkli kötü kokulu ve kaşıntıya bağlı olarak kırmızımsı ise bunlar enfeksiyona bağlı olabilir, tedavi edilmelidir.

Ay sonuna doğru ayaklarınızda ve bileklerinizde bünyenizin gebeliğe bağlı olarak su tutmasından dolayı fizyolojik ödemler oluşabilir. Bu ödem bileğinizin üst kısmına, kaval kemiği üzerine yayılıyorsa doktorunuzu bilgilendirmeniz doğru olacaktır. Çünkü preeklampsinin (hamilelik şekeri) ön belirtisi olabilir.

Şu  Durumlarda Doktorunuza Başvurmalısınız: Lekelenme şaklinde kanama, birgünden uzun süren kanama, şiddetli kanama, ağrı, kramp ve ateşin eşlik ettiği herhangi bir kanamada, parça düşürmede; şiddetli ve geçmeyen baş ağrısı, elde ve yüzde uyuşma, bulantı, kusma, baş dönmesi, görme bulanıklığı, şiddetli kasık ağrısı, bacaklarda şişme ve kızarıklıkla görülen ağrı, ateş veya kanamanın eşlik ettiği ağrılarda; şiddetli kusma, soğuk algınlığı, ateş, vajinadan bol miktarda sulu akıntı gelmesi, ağrılı idrar yapma ve çocuk hareketlerinde azalma.

Kaynak: e-gebelik.net; saglikkutuphanesi.net

Annedeki Psikolojik Değişimler;

Artık anne adayı iki kişilik yaşama iyice alıştığında çok fazla psikolojik değişimler ya da gel-gitlerin yaşanmadığı bir dönemdir. Ama yine de normal bir insan psikolojisi olmadığını unutmayın. Bir araştırmada okumuştum ‘Hamile bir kadının psikolojisi intaharın eşiğinde olan bir bireyin psikolojisinden bile daha kötüymüş.’ Bu nedenle stres ve üzüntüden mümkün olduğunca uzak durmaya çalışın.

Bebek Gelişimi;

-          Ay başında bebeğinizin boyu yaklaşık 26,7 cm ve 360 gr ağırlığında iken; ay sonunda yaklaşık 30 cm ve 600 gr ağırlığında olacaktır.

-          Güçlü ışığı ve sesi rahatlıkla hissedebilmektedir. Daha hafif sesleri bile duyabilirler.

-          Bebeğiniz içinde yüzdüğü sıvının bir kısmını yutmaya başlar ve böylece sindirim sisteminin gelişimine yardımcı olur.

-          Bebeğinizin kan hücreleri kemik iliğinde yapılmaya başlar.

-          Bebeğinizin akciğerleri dışarıdaki hayata yönelik hazırlanmaya başlar. Eğer bu haftadan önce doğması durumunda akciğerlerin çalışma şansı yoktur. Şu anda bebeğiniz doğarsa yaşama şansı sadece %10’dur.

-          Uyuma düzeni daha iyi olup uyku ve uyanıklık periyodları mevcuttur. Tipik olarak anne uyuduğu zaman daha hareketlidir. Çünkü gün içinde anne uyanıkken yaptığı hareketler bebekte beşik etkisi yarattığından daha çok gündüzleri uyur.

-          Cilt şeffaflığını kaybederek daha opak hale gelmektedir ve bebek kemiklerinin üzerine de yağ depolamaktadır.

-          Kaş ve kirpik oluşumları tamamlanmıştır.

-          Göz pigmenti oluşmaktadır.

-          Bebeğinizin dokunma ve tat alma duyusu gelişmeye başlar.

-          Hareketleri daha düzenli ve daha güçlüdür artık.

-          Genellikle bebek baş aşağı durma eğilimindedir. İç kulaktaki denge yapıları gelişmiştir.

-          Karaciğeri ve safrakesesi iş başındadır.

-          Erkek çocuklarda testister torbaya (skrotuma) iner. Kız bebeklerde ise milyonlarca yumurta vardır.

Kaynak: e-gebelik.net; saglikkutuphanesi.net

Doktor Ziyareti;

Bu ay standart doktor muayenesi yapılır. Ultrasonografi incelemesi ile bebeğin gelişimi kontrol edilir. Perinatal takip ile annenin kilo ve tansiyon ölçümleri yapılır.

İlaçlar – Testler;

Multivitamin ve kullanılıyorsa Omega-3 tablet hamileliğin sonuna kadar devam edilir.

Beslenme – Bakım;

Balık yemenin kalp hastalığı riskini azaltması ve fosfor içermesinden dolayı sağlıklı olduğu söylense de dikkat edilmelidir. Özellikle yüksek düzeyde civa içeren kılıç balığı, tuna balığı, somon balığı gibi derin su balıklarından ve midye gibi kabuklu deniz hayvanlarından kaçınmak gerekir. Bu dönemde taze balık bulma sorunu varsa ya da yenemiyorsa omega -3 hapları (balık yağı) da tercih edilebilir.

Hamilelikte yeterli su alımı hem anne hem de bebek için oldukça önemlidir. Tam tersi susus kalma dehidratasyon ise bebek için ciddi riskler taşır. Yeterli miktarda su alımı gebelerde hemoroidlerin (basur) azalmasına, kabızlığın giderilmesine ve idrar yolu enfeksiyonlarının engellenmesine yardımcı olmaktadır. Ayrıca yeterli miktarda su alınması cilt problemlerini de azaltacaktır. Hamilelere önerilen su miktarı günde 6-8 bardaktır. Ancak egzersiz yapan gebelere ve yaz gebelerine 2 bardak fazla içmeleri önerilir. Bu su miktarının musluk suyu, meyve suyu, maden suyu gibi sıvılardan değil, direk olarak doğal sulardan karşılanması gerekmektedir.

Mide yanması/ekşimesi problemi yaşayan hamilelerin yağlı ve baharatlı beslenmeden kaçınması, yemeklerin sık aralarla ve küçük porsiyonlarda yenmesi önerilmektedir. Ayrıca yatmadan 1 saat önce içilecek bir bardak ılık süt de sizi rahatlatacaktır.

Çalışan annelerin en büyük sorunu evde hem kendine hem de eşine yemek hazırlama zorunluluğudur. Bu sebepten bir çok hamile konserve veya dondurulmuş hazır gıda ile beslenmeyi her zaman olmasa da tercih edebilmektedir. Konserve gibi işlenmiş yiyeceklerden gebelik süresince uzak durmak gerekir.

Gebelerin büyük bir kısmı fazla kilo almaktan ve fiziklerinin gebelik sonrası değişikliğe uğramasından endişelenmektedir. Beslenirken diyet yiyecekleri (bisküvi, süt, yoğurt, içecekler vs.) tercih etmek istemekte olup bunlar hakkında tereddütleri de bulunmaktadır. Gebelikte diyet ürünlerin tüketilmesinde bir istisna hariç bir sakınca yoktur. Diyet olarak ‘karbonhidratı azaltılmış ya da yağı alınmış’ gıdalar (süt, yoğurt vb) tüketiminde bir sıkıntı yoktur. Hatta önerilen de budur. Fakat diyet olarak şeker yerine tatlandırcı kullanılmış gıdalar (yapay meyve suları, kola, şeker, çikolata, sakız, bisküvi vs.) kullanılmamalıdır.

Kaynak: e-gebelik.net

Benim Hamileliğim;

Bebeğimin ilk hareketlerini hissettiğim aydı. Doktor kontrolünde neden ben bu çocuğu hala hissetmiyorum diye mızmızlanmamın hemen arkasından minik bir tekme gelmişti:) Sanki duydu beni pıtırcık. Bir yandan da hummalı bir isim arayışı içindeydik. İnternetten yaklaşık 5000 isimlik bir liste oluşturup, eşimle tek tek inceledik. Ve en sonunda en sevdiğimiz 10 ismi çıkardık. Daha sonra da bu 10 isimden karşılıklı müzakereler ile 3 tanesini seçtik. Ailelerimizle paylaştık en çok destek ‘Alya,Beren ve Duru’ isimlerine geldi. Benim gönlüm Alya’dan, eşimin gönlü ‘Duru’dan ailelerin gönlü ise anlamından dolayı ‘Beren’den yanaydı. Kesin kararımızı 8. Ayda versek de 3 alternatife kadar düşmek de büyük bir adımdı bizim için...

Bu ay bir yandan da kış hazırlıklarına başladık annemle. Kışın yenidoğan bir bebekle evde yanlız olacağımı ve hem çocuk bakıp hem de yemek yapmanın zor olabileceğini düşünerek ekstra hazırlık yaptık. Hem de emzirmeyi planladığım için mümkün olduğunca organik beslenmem gerekiyordu. Bu nedenle buzluğa bol bol bezelye, ıspanak, barbunya, musakkalık ve karnıyarıklık patlıcan, taze fasülye, mantı, içli köfte, hatta dolma içi gibi yemekleri porsiyonluk bölerek attık. Bunlar benim kurtarıcılarım oldular, iyi ki de yapmışım. Kışın tüm gün bebeğin emmesiydi, gazıydı, alt temizliğiydi, uyumasıydı, çamaşırıydı, ütüsüydü diye uğraşırken inanın yemek yapmaya çok zaman kalmıyordu. Buzluktaki stoklardan çıkarıp soğan ve kıymayla karıştırarak 15-20 dkda yemek yapabilmek gerçekten hayatımı kurtardı. Biz modern zaman anneleri gerçekten çalışkan olabiliriz ama hiç birimiz hem iş kadını, hem ev hanımı hem de anneliği dengede götürebilecek kadar marifetli olabilir. Üstelik çok acemi bir annesiniz, ilk bebeğiniz aynı anda hem bebeğe hem eve yetişmek çok zor oluyor ilk dönemlerde. O yüzden hanımlar, bu hazırlıkları şiddetle öneriyorum. 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 8393
Kayıt tarihi
: 30.04.14
 
 

İsmim Emel, İstanbul doğumluyum. 29 yaşında, evli ve çocuklu bir satış yöneticisiyim. 8 senedir T..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster