Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Temmuz '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
1020
 

70 dakika fazla oruçtan sonra, üç aylar ve teravih yalan mı?

70 dakika fazla oruçtan sonra, üç aylar ve teravih yalan mı?
 

Günlerden beri 70 dakika fazla oruç mu tutuyoruz? Sorusuyla oyalanan halkımız, hala gerçeği tam olarak öğrenemedi.

Bu sıcak yaz gününde 70 dakika fazladan oruç tutmak her babayiğidin yapabileceği işlerden değil.

Bildiğiniz gibi ‘Türkiye 70 dakika fazladan Oruç tutuyor’ sözleriyle tartışma yaratan İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Abdülaziz Bayındır'dan bir iddia daha...

Aynı zamanda Süleymaniye Vakfı Başkanı da olan Bayındır, yaptığı açıklamada, '3 aylar ve kandiller diye bir şey yok. Hepsi geleneksel. Ne Peygamberimiz ne Sahabe teravih namazı diye bir şey kılmış' diyerek, ilk gündeme getirdiği konuyu hazmedemeyen halkımızda ikinci bir şok dalgası yarattı!

Prof. Abdülaziz Bayındır’ın söylemlerine şöyle bir göz atalım:

* “Zamanımızda birtakım sıkıntılar var. Osmanlı'nın son zamanlarında namaz vakitleri, gözlem yerine hesapla yapılma yoluna gidildi. Gözlemle yapılırken problem yoktu. Hesaplama yapılırken astronominin hesaplarını yaptılar. Astronomi gök cisimlerini incelemek için bir hesap oluşturmuş, namaz vakitleri ise yeryüzüyle alakalı. Bu farklılıktan dolayı yatsı namazı da çok gerilere itilmiş oldu. Bugünkü akşam ile yatsının arasında ezan okunması lazım.

*Üç aylar da kandiller de yok. Bunlar bizim kültürümüzde oluşmuş şeyler; geleneksel... Kuran'da da yok Peygamberimizin sünnetinde de yok.

*Peygamberimizin kıldığı herhangi bir teravih namazı yok. Sahabenin kıldığı da yok. Peygamberimizden sonra Hz. Ebubekir döneminde de kılınmamış. Hz Ömer bakmış insanlar camiye toplanıp namaz kılıyorlar, bir imam tayin etmiş. O şekilde namazlarını kılmışlar, sonra da onun adına teravih denmiş. Ve 'Sünneti müekkede'dir (
Peygamberimizinumumiyetle yapmaya devam edip pek az terk etmiş oldukları sünnettir. Lügat manası, kuvvetli sünnet demektir) diye kitaplara geçmiş. Sünneti müekkede, peygamberimizin sürekli yaptığı arada sırada terk ettiği şey demektir. Peygamberimizin hiç yapmadığı şeye sünneti müekkede dediğiniz zaman yanıltıcı oluyor.

* Deniyor ki Ramazan'da geceleri teravih kılarak ihya ederseniz geçmiş günahlarınız affedilir. Bunu duyunca namaz kılmayanlar dahi teravihe koşuyor.

* Bir insan, özrü olmadığı sürece orucunu tutmadıysa bu kişinin yapacağı bir şey yok. Daha sonra kaza edeceği hiçbir şey yok. 61 gün kefaret söylenir ama bunun dayanakları doğru değil. Kuran'da da Peygamberimizin sünnetinde de böyle bir şey yok. Bu kişilerin yapacağı tek şey tövbe etmek ve bir daha orucunu aksatmamak! Kefaret orucu diye bir şey yok.”

Görüldüğü üzere, bizim doğru bildiklerimizin birçoğu Prof. Abdülaziz Bayındır’a göre yanlış.

Her konuda Fetva vermeyi alışkanlık edinen Diyanet İşleri Başkanlığı, bu konularda halkı tatmin edecek bir açıklama gereği niçin duymaz?

Diyanet’in söyledikleri, halkımızın bu gün uyguladıkları yanlışsa, bunun günahı kimin boynuna(!)?

Eğer Prof. Abdülaziz Bayındır’ın sözleri yanlışsa, bu hoca halen bir üniversitede nasıl ders vererek, öğrencilerine yanlış bilgi aktarabiliyor?

Görüldüğü gibi din sömürüsü her alanda hızla devam ediyor. Eğer gündeme gelmek istiyorsan, dini konuda bir açıklama yap kâfi!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu alacakaranlık hale getirilen canım ülkemizde acaba doğru neyimiz kaldı? Yarım aydınlar insanı her şeyden mahrum ederler..Bakalım sonuç ne olacak? Teşekkürler...Selamlar..

Nil ALAZ 
 29.07.2012 0:04
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. AKP'nin ampulü ışıtıyor! Selamlar, saygılar...  30.07.2012 10:41
 

Kıymetli Mesut KARİP :Bu konuyu gündeme getirmeniz çok iyi oldu,Pofun dediğine göre kuranda yok,Peygamberimizin sünnetinde yok, Peki niye var, Acaba yeni bir gündem mi,Kefaret orucu diye bir şeyde yokmuş. Diyanet son değişiklikle tam bir siyaset bürosu oldu,ses yok seda yok,Başka konularda bir söz söyleyeni rüzgarla gönderirler, ancak Abdulaziz bayındır'ın meramını anlamış değilim,Bizlere ve öğrencilere yazık oluyor, kafalarda üşüşen soru işaretleri gidip geliyor.Manevi değerlerimizi sözde ayakta tutanlar uyuyor.Kıymetli Mesut Kardeş takdiri hak ediyor,selamlarımı sunuyorum sağlığınızı ve mutluluğunuzu diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 28.07.2012 7:54
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Mehmet Bey, aslında kendi aralarındaki menfaat çatışması gibi geliyor bana. Selamlar, saygılar...  28.07.2012 19:35
 

Mesut Hocam, nasılsa dini kimse bilmiyor. Her şeyi imam hatip mezunları biliyor. Koca İslam hukuku prof.u açıklamalarda bulunuyor,imam hatipliler kabul etmiyor. Yakında o prof. görevden alır, bu imam hatipliler. Saygılar, selamlar

UFUK KESİCİ 
 28.07.2012 7:31
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Bu kadar yorum farkı olabilir mi? maalesef halkı koyun yerine koymaya devam ediyorlar. Selamlar, saygılar...  28.07.2012 19:36
 

(6) Göz göre göre İslâm'a göre ters davranışlarda bulunanlara "müslüman" demeyeleim, onların yaptıklarıyla İslâm'ı yargılamayalaım. İslâm'ın doğru anlaşılıp doğru uygulanmasına çalışalım. Hep başkalarının yanlışlarını görüp tenkit etmek yerine, doğrusunu kendimiz yapalım. Doğruyu yayalım, doğru yapanları çoğaltalım. Sahtekârları, defoluları, çürükleri ayıklayalım. Topluma yarar sağlayalım, yazdığımız, çizdiğimiz işe yarasın. Meselenin çok farklı boyutları da var tabii. Bu şekilde yorum kutusuna sığacak gibi değil. Ama ana hatlarıyla durum budur. Abdülaziz Bayındır hocanın söylediği yanlış değildir. Ama bugüne kadar yapılanların da öyle kötü bir tarafı yoktur. Asıl mesele İslâm'ın insana, topluma verdiği önemle ilgili konularda hiç kimsenin kılını kıpırdatmamasıdır. Mesele sadece namaz ve oruç değildir. Asıl mesele insandır, toplumdur. Ne yazık ki hepimiz bir ibadet konusuna, hem de onunsadece şekil şartlarına saplanıp kalmışız. İşin özüne bir inebilsek... Selam ve saygılarımla...

Ahmet YILMAZ 
 28.07.2012 1:21
Cevap :
Merhaba Ahmet Bey. O sözleri söyleyen sıradan bir hoca değil. İlahiyat fakültesinde bölüm başkanı. Onun bu sözlerine en yetkli ağız hemen cevap vermesi gerekir. Her konuda fetva vermeyi alışkanlık haline getirenler ve dinin sömürülmesine göz yumanlar, Bayındır Hoca'nın sözleri karşısında niye sus puslar?Bu memleketin her tarafı hacı hoca! Her birinin söylediği diğerininkinden farklı. Diyanetin görevi ne? İnananları ortak bir noktada birleştirmek değil mi? Sonra ben bu yazıyı ilgi çeksin diye de yazmadım. Doğru bildiklerimizin yalan olduğunu söyleyen birileri çıkıyor, kimse ona cevap vermeye tenezzül etmiyor. Bu nasıl bir anlayış? İşin özüne gelince. Ahmet Bey; onca tarikat, cemaat var. Hepsi İslam'ı kendi görüşüne göre yorumluyor. Bunların tek ortak noktaları, ben Müslümanım oluyor. Başka ortak yanlarının bulunduğunu düşünüyor musunuz? Öyle olsaydı Fetullah Gülen Cemaati ile İsmail Ağa cemaati birbirine girer miydi? Selamlar...  28.07.2012 11:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3071
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster