Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '11

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
1671
 

72.Koğuş - Sinema

72.Koğuş - Sinema
 

72.Koğuş - Sinema


Orhan Kemal’in bu ölümsüz eserinin daha önce çekilen filmini hayal meyal hatırlıyordum. Yeni çekilen filmin kadrosunu beğenmiştim. Her zamanki gibi Türk sinemasına destek verme arzum da eklenince Cumartesi günü gittim sinemaya. Özellikle bu tür sanat ağırlıklı filmlere destek verilmeli diyorum, diğerleri nasıl olsa bir şekilde gişe yapıyordu çünkü.  

40’lı yıllarda 2.Dünya Savaşının etkisinde kalarak kıtlık yaşayan Türkiye’deki hapishanelerin durumu yaşanıyordu filmde. İzlerken gerildim, zaten ülkenin durumu da vahim olduğu için hapishanelerdeki bu yaşam şartları da normaldi sanırım.  

 

Filmi özetleyecek 2 cümle; (netten alıntı) “En yakınını üç kuruşa satabilecek kadar alçalmışların ve üç kuruşunu sonuna kadar paylaşabilenlerin dünyasıdır bu çukur. 72. Koğuş bir insanlık öyküsüdür ve kaybettiğimiz değerleri bir tokat gibi yüzümüze anımsatır.” 

Filmin oyuncu kadrosuna gelince:  

Hülya Avşar: film oyunculuğunu zaten beğendiğim bir sanatçı. Dizi oyunculuğunda bu başarıyı göremedim nedense. Fatmagül’ün Suçu Ne ve Bir Kırık Bebek filmleri yıllar öncesinden hatırımda beğeniyle kalan filmlerdi. 72.Koğuş’taki Fatma rolünde de çok beğendim, rolün hakkını vermişti. Kadınlar koğuşu bu filmde ilave edilmiş senaryoya, filme canlılık getirmek amacıyla. Yine sonradan eklenen tecavüz sahnesi gündem yaratacak kadar belirgin değildi. Yine basının abartısıydı bence. Hülya Avşar’ın isteğiyle koyulan bu bölümler isabetli olmuş, izleyici çekmek açısından…  

Yavuz Bingöl: Bir insan filmdeki karaktere bu kadar mı yakışır… O naif, iyi yürekli, cömert, paylaşımcı, mert Karadeniz erkeği bu kadar mı güzel oturur üzerine… Bayıldım, çok iyi idi Yavuz Bingöl. Her filminde kendini daha da geliştirerek daha iyi oynuyor bence… Kutluyorum kendisini…  

Kerem Alışık: Tek kelimeyle beğenmedim, zaten hiçbir filminde hiçbir tiyatro oyununda beğenmedim. Annesi, babası bu kadar usta sanatçılar olmasına rağmen hiç mi hiç iyi oynamıyor. Bence bıraksın bu işi, oynamasın. Yönetmen olsun, yapımcı olsun… Şiir de okumasın, keyif vermiyor…  

Civan Canova: Benim tek geçtiğim, favori sanatçılarım arasında yer alır. Tiyatro oyunlarında izledim ama en önemlisi O’na 2004 yılında çekilen TV dizisi Gece Yürüyüşü’nde aşık oldum. Bu dizi reyting almadığı için bir süre sonra yayından kalktı. Öyle hayatın içinden öyle güzel bir diziydi ki çok üzülmüştüm. Civan Canova burada alkolik, dayakçı koca rolünde müthiş başarılıydı. Genelde nefret ederiz böylesi kötü rollerde oynayan karakterlerden, ben de çok başarılı bulduğum için rol yeteneğine aşık olmuştum. Filmde de çok çok iyi idi…  

Songül Öden: Dizi oyunculuğundan tanıyoruz, beğendim, iyi oynamıştı. Yalnız yüzünde, bakınca gözümü rahatsız eden bölümler vardı. Dudaklar ve burunda oynama yapılmış gibiydi.Yaptıysa acaba ilk hali nasıldı, oynamasa daha mı iyi olurdu diye düşündüm.  

Diğer oyuncular da çok iyiydiler. Bülent Şakrak, Devrim Saltoğlu, eski oyunculardan Ahmet Mekin ve Gülsüm Kamu hepsi iyi oynamışlardı.  

 

Sanatsal ağırlığı olan, bünyesinde güçlü karakterlerin barındığı bu filmi izleyin derim. Tiyatro tadında bir filmdi bana göre. Her zamanki gibi filmi sinemada izlemekten yana olduğumu belirtir, sevgilerimi sunarım efendim…  

Yönetmen : Murat Saraçoğlu  

Yapımcı : Sasin Film Yavuz Bingöl – Kerem Alışık  

Oyuncular :  

Hülya Avşar, Yavuz Bingöl, Bülent Şakrak, Songül Öden, Volga Sorgu, Deniz Oral, Ahmet Mekin, Kerem Alışık, Civan Canova, Nursel Köse, Ayça Damgacı, Devrim Saltoğlu, Fuat Onan, Gülsüm Kamu, Hüseyin İlker, Osman Albayrak, Ömer Duran, Yıldırım Gücük,  

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın yazarım, Yorumum sizin görüşlerinize karşı değil. Ancak ufak tefek hatalar var rejisör bunları nasıl görmemiş anlayamadım. Mesela filmin fon müziği. Çok güzel yanık bir türkü fonda kullanılırken bunun yanında klasik batı müziğinden bir parça neden ağırlıklı olarak fonda kullanılmış.Batı müziği ve bizim hapishanemiz. Diğer yandan,film zaten ağır ve tiyatro görünümünde. Bir de buna fonda sözlü anlatım ilave edilmiş.Film tamamen belgesele dönüştürülmüş. Bir de konu iyi vurgulanmamış. Kaptan birden aklını kaybediyor. Nedeni ise bir kere gördüğü kadın mahkum. Hem de çok kısa sürede. Son sahne, yani donmuş mahkumlar sahnesi. Bu sahne daha etraflı ve etkileyici şekilde anlatılamaz mıydı? Yine de Recep ivedik Eyvah Eyvah gibi filmlerden daha çok emek verilmiş bir film.Selamlarımla.

yılmaz çetingöz 
 13.03.2011 14:54
Cevap :
Yorumunuzu yorumsuz olarak yayınlıyorum... Donmuş mahkumlar sahnesinde ben de çok şaşırmıştım, kafama göre yorumlar yaptım... Romanı okumadığım için de olayların açıklaması romanda yapılmış mı tam bilemiyorum... Teşekkürler yorumunuz için... Sevgilerimle...  13.03.2011 18:59
 

Film iyi güzel de Alışık’a verip veriştirmişsin : )

Ali Gülcü 
 09.03.2011 21:24
Cevap :
İyi oynamıyor Alicim napim yazmak zorundaydım. Oyunculuk sırıtıyor üzerinde, ben onun tiyatro oyununu izlerken de aynı duyguyu hissettim. Filmi lütfen izle ve dikkat et, eminim ki bana hak vereceksin...  11.03.2011 22:51
 

Haftasonu bende izleyeceğim. Merakla bekliyorum.

Ü Zerrin İZCİ 
 09.03.2011 11:05
Cevap :
Ben beğendim ağır bir film olmasına rağmen... Umarım sen de beğenirsin Zerrincim... İyi seyirler diliyorum... Sevgilerimle...  11.03.2011 22:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 203
Toplam yorum
: 2287
Toplam mesaj
: 423
Ort. okunma sayısı
: 1985
Kayıt tarihi
: 23.10.06
 
 

İnsanların yapmaktan mutlu oldukları hobileri vardır. Benim de en severek yaptığım, hayatımda yen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster