Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ismail hakkı özsarı

http://blog.milliyet.com.tr/ihozsari

08 Mart '16

 
Kategori
Dünya Kadınlar Günü
Okunma Sayısı
47
 

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

8 Mart Dünya Kadınlar Günü
 

alıntıdır


ABD’nin Newyork kentinde çok kötü koşullar altında çalışan 40 bin dokuma işçisi greve gitti. 8 Mart 1857 tarihinde yapılan bu grevin amacı, daha iyi çalışma koşullarına kavuşmaktı.

Ancak, polisin çok sert müdahalesi ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından çıkan yangın sonucu 129 işçi yanarak can verdi. İşte bu nedenle Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda 8 Mart tarihi, ‘DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ’ olarak kabul edildi.

Son yıllarda anlamlı-anlamsız birçok gün icat edildi. Bunların birçoğunun ortak amacı tüketimi körüklemektir.

Kadınlar Günü, yerinde bir saptama olup, derin anlamlar içermektedir.

Sevgili okurlarım, gelin bu anlamlı günde dünya kadınının tarihte ve günümüzde sosyo-ekonomik konumuna bakalım; Eski Türklerin dini Şamanizm’di. Kadındaki ‘Kutsal Güç’e inanılıyordu. Kadın, erkek eşitliği vardı. Müslümanlığın kabul edilmesinden sonra da şölenlerde yan yanaydılar. Müslümanlarca çok önemli bir kişi kabul edilen Hoca Ahmet Yesevî; Düğünde, dernekte, cemiyette, dergahta kadın ve erkeğin birlikte yer almasını savunuyordu. Yine eski Türk devletlerinde emirnameler hakan ve hatun tarafından beraberce imzalanmadan yürürlüğe girmiyordu.

Oysa, aynı dönemlerde Araplarda kadının eşya gibi alınıp satıldığını görüyoruz. Cahiliye döneminde yeni doğan kız çocukları kızgın kumlara gömülüyordu. Peygamberimiz Hz. Muhammed’in kadının toplumdaki statüsünü birden değiştirmesi çok zordu. O günkü şartlar içinde yapabileceklerinin en iyisini yapmaya çalıştı. ‘CENNET ANALARIN AYAKLARI ALTIDADIR.’ diyerek kadına verdiği önemi anlattı.

Eski İran’ın dini Zerdüştlük’tü. Zerdüşt dininde kadın melanetin (kötülüğün) kaynağı sayılıyordu. Öldüğünde toprağı kirletir diye gömülmez, havayı kirletir diye yakılmazdı. Dağa-taşa terk edilir, kurda kuşa yem edilirdi.

Müslümanlık Arap ve Acem kadını için kurtuluş olmuştur. Yani hayvan sınıfından, insanlığa yükseliştir.

Hıristiyan – Batı dünyasında da kadınlar açısından durum pek iç açıcı değildir. Türk kadınının 1934 yılında kavuştuğu seçilme hakkında Fransız kadını ancak 1949 yılında kavuşabilmiştir.

Dünyada kadının bu günkü konumunu inceleyecek olursak, karşımıza çıkan tabloyu tek cümleyle şöyle özetleyebiliriz; ‘Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik. Dönüp baktığımızda bir arpa boyu yol almışız.’

Şöyle ki; Dünyadaki işlerin üçte ikisini kadınlar yapıyor. Bunun ekonomik karşılığı 11 trilyon dolardır.

Yani tüm dünyadaki gayri safi milli hasılanın yarısıdır. Durum böyleyken; dünyadaki gelirin % 10’u, mülkiyetin de sadece % 1’i kadınlarındır. Yine günlük geliri 1 dolar ve altındaki yoksulların % 60’ı kadındır. Sayıları 1 buçuk milyonu bulan fakirlerin % 70’i kadındır.

Kadının emeği görünmez. Neredeyse 24 saat evde çalışanlara işleri sorulduğunda, “İşsizim, ev kadınıyım.” demektedirler. Oysa biz biliyoruz ki ev kadınlığı en ağır işçiliklerdendir.

Çoğu nasıl giyineceğine, eş olarak kimi seçeceğine, çocuk doğurup doğurmayacağına, doğuruyorsa kaç tane doğuracaklarına karar veremez.

Evlenmeye karar veremedikleri gibi işler yolunda gitmediğinde boşanmaya da karar veremezler. Aksi halde cezası ölümdür. Son yıllarda ülkemizde kadına karşı işlenen cinayetlerde % 1400 artış olmuştur. Memleket kadın mezbahanesine dönmüştür.

Kadın ile erkek arasında eşit işe eşit ücret ilkesi geçersizdir.

Bir taraftan çok çocuk doğurması istenirken, diğer taraftan işe alımlarda doğurganlığı mazeret olarak kabul edilmektedir. Çünkü hamilelik döneminde işte verimsiz olacağı, doğurduğunda da izin kullanacağı düşünülmektedir.

Sevgili kadınlar, görüyoruz ki sorunlarınız çok. Çözüm için size tek bir şey söylemek istiyorum;

SİZLERİN İÇİNDE HATTA MERKEZİNDE OLMADIĞINIZ HER TÜRLÜ ÇÖZÜM, HER TÜRLÜ SOSYAL HAREKET, ERKEKLERİN SESİ OLMAYA MAHKUMDUR.

Gününüz kutlu olsun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 277
Toplam yorum
: 77
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1062
Kayıt tarihi
: 12.07.12
 
 

Emekli öğretmenim. Kitap okumayı ve düşüncelerimi paylaşmayı çok severim. Tarih özel ilgi alanımd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster