Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
192
 

8 Mart

8 Mart
 

Üst perdeden konuşmalarla ahkâm kesmek kavramların içeriğini boşalttığı gibi, insanların kendilerini olmadıkları bir şey ya da sahip olmadıkları kişilik özelliklerinde hissetmesini sağlayabilir.

Bunun en büyük kötülüğü sorunlara odaklanamamak ve çözüm yolu bulamamaktır.

Hemcinslerimizin bazıları duygu ve düşüncelerini bile sesli dile getiremez.

Mesela evlenene kadar babasından ailesinden, daha sonra da eşinden aldığı ültimatomlarla hayatına yön veren bir kadın profilinde görüldüğü üzere;

Düşünmemenin verdiği rahatlığa alışmışlık,

Toplum tarafından kabul görmenin verdiği huzur,

Korkular  ve çekingenlik onun hem kadın hem de birey olma halinden uzaklaşmasını sağlar…

Ve gözlerinin önüne bir sis perdesi iner haliyle.

Ama bu inen siste kaybolmuşluk hali onun için bir kurtuluş değildir.

Bütün diğer kadınlar için problem olabilecek her şey onun içinde aynıdır.

Evliyse eşinden şiddet görebilir,

Dul ise daha kolay cinsel tacize uğrayabilir.

Feodalite olmazsa bile toplumun yazılı olmayan kuralları onu gitmeyen evliliğine zorlayabilir, hasbelkader cesaret edip boşandığında ise eski eş umulmadık işler açabilir başına..

Çocuğu erkek tarafının malı, kadını damızlık kabul edip kadının ailesi çocuğu istemez, erkek tarafı da kadınla olan kinlerinin dışa vurumu olarak, ona acı çektirmek için çocuğu göstermeyebilirler.

Ne de olsa aşklı-meşkli günler sona ermiş, gardını alıp kılıç- kalkan oyunu oynamanın sırası gelmiştir.

Toplumumuz boşanmalardan sonra yuvalara verilen nice çocuklarla, nice “Aliye” lerle doludur.

Her ne kadar balık hafızasına sahip olsak da film diye izlediğimiz olayların belki de en acımasızları hayatımızın içinden çıkmaktadır.

Biz birçok yönden olduğu gibi bu noktada da akça pakça değiliz.

Kimse kendini kandırmasın.

Bütün bu nedenler kadının evlilikte diretmesinin nedenidir.!

Göstermelik bir durum halini almıştır evlilik..

Yalnız kalmamak için dışarıya karşı bir kalkan, koruyucudur artık..

Ama aslında evlilik kurumunu pembe panjurlu ev, beyaz atlı prens, sonsuza kadar sürecek  birliktelik mavallarından ayrı düşünüp birey olarak “Neredeyim?” “ Ne yapıyorum?”’ “Ne İstiyorum?” gibi soruların cevabını verebilmeli.

“DÜNYA KADINLAR GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Günümüzdeki içi boş evlilikler derken, aslında ben evlilik kurumunun hep böyle içi boş gittiğini düşünüyorum.Önceki yıllarda aile ve çevre baskısı, ayrıca kadınların iş yaşamında çok yer almamaları, ekonomik yönden bağımlı olmaları nedeniyle mutluluk pozu verdirilmiş yıkıntılar olduğunu düşünüyorum.Ne acılar yaşanmıştır kimbilir.Acıyı yaşayanın sevdasından katlandığını hiç düşünmüyorum.Çaresizliktir kadını mahkum eden.Dışarıya karşı da zevahiri kurtarmak lazım.TRT de Ömür Dediğin isimli bir program izlemiştim.Yaşlı çınarları konuşturuyorlar.Nasıl bir evlilikleri olduğu sorusuna hep çok mutluyduk diyorlar.Ben ise hiç inanmıyorum mutlu bir ömür sürdüklerine, çünkü satır aralarında anlaşılıyor, hep kadın idare etmiştir. Kadın idare ederse devam ediyor, etmezse bitiyor ve ardından kadına linç başlıyor,üstelik kadınların katkısıyla...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 09.03.2012 13:53
Cevap :
Ayşegül Hanım Teşekkürler yorumunuza öncelikle. Bahsettiğiniz " Ömür Dediğin" adlı programın yapımında bizzat çalıştım. Orada röportaj yaptığımız doksan küsur yaşındaki hanımı unutamıyorum. Geçen onca uzun yıllar boyunca eşinin ve ailesinin ona yaptığı kötü davranışları unutamamıştı. Öfke ve pişmanlık ve affetmemeden geçen bir ömür olmamalı bence  12.03.2012 9:21
 

"Aşk meşk ten sonra kılıç kalkan" :) Gülümsettiniz beni. Ama hep kılıç kalkan değildir. Bazen oryantal, bazen pandomim, bazen bale, bazen hip hop ve kafa üstünde dönme değil mi? Güzeldi:)

Ahmet KARAKAYAN 
 08.03.2012 22:04
Cevap :
Bana evlilik bitiminde ki o durumlar çok acı geliyor... O zamana kadar neler paylaşılıyor halbuki Teşekkür ediyorum yorumuna Sevgili Ahmet  09.03.2012 9:07
 

Evlilikler de bir çeşit,insana ve geleceğe olan yatırımdır.Çıkar ilişkilerine dayalı yapılan mantık evlilikleri sağlam teömellere oturmamış binalara benzer..Bir sallamada yerle bir olur.AŞK'la başlayan evliliklerin saygıyla sürmesi ideal olanıdır.Saygının içinde her türlü şiddete dayanmayan kavgalarda,tartışmalarda tahammül ve hoşgörü vardır.Ülkemiz,dünyada kadının en fazla ezildiği ülkelerde başı çektiğinden hükümetlerin kadınlara mutlaka bir temini hususunda destek vermesi gerek...Umarım bu gerçekleşir...Elif Hanım,Gününüzü saygıyla kutlarım...selamlar...sevgiler..

Mesut Selek 
 08.03.2012 13:42
Cevap :
Evet temennimiz "AŞK" ın galip çıkması, sürmese bile evliliğin sonunda dostça kalabilmek v.s. Ama yine de yasalarla desteklenmeli kadının durumu Umarım temennileriniz gerçekleşebilir. Teşekkür ediyorum yorumunuza Sevgiler Mesut Bey  08.03.2012 16:10
 

Dünya Kadınlar Gününüz kutlu olsun yazarım. Çok güzel ifadelerle, sosyal kimlik arayışındaki kadınlarımızın sorunlarını dile getirmişsiniz. Sevgiler sunuyorum.

Ay Şen 
 07.03.2012 23:51
Cevap :
Yorumunuza teşekkür ediyorum Ben de size sevgiler sunuyorum:) Sevgili Ayşen  08.03.2012 9:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 351
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 467
Kayıt tarihi
: 04.01.12
 
 

Kendinin farkında olmakla başlar herşey.  Akar giderken birşeyler insan tutunmak ister hayata. Bu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster