Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
347
 

8 Martın ardından…

8 Martın ardından…
 

Bu gün hemen hemen emekçi kadınlar günü ile ilgili bütün yazıları okudum. Aslında emekçi kadınlar denmesini ben kişisel olarak uygun bulmuyorum. Zira her kadın emekçidir. Doğumdan ölüme, gün 24 saat sorumluluk sahibi olan ve bu sorumluluğunu hakkıyla yerine getiren kadın için emekçi veya emekçi olmayan ayrımı abesle iştigaldir diye düşünüyorum. 

Gazetelerde bu önemli güne atfedilen onlarca yazının içinden maalesef birkaç tanesi hariç hiç birini beğenmedim. Hemen hepsinde bir yakınma, bir talep vardı. Kadın haklarına saygı gösterilmesini istemekten tutunda kadının bir güler yüze bir tatlı söze razı olduğunu beyan eden yazılara kadar geniş bir istek yelpazesi gördüm. 

Oysa kadınlar da şunu bilmelidir ki, hak verilmez alınır. Kadın öncelikle anadır ve çocuğa ilk eğitimi verendir. Bu yüzden kadın eğitimli olmalıdır. Kendisi eğitim alamamış kadın ne yapıp edip önce ilerde ana olacak kızının eğitim almasını sağlamalıdır. Bu tabii ki zordur. Hele despot ve cahil bir kocaya sahipse daha da zordur. Ama sonuç ne olursa olsun, hatta hayatını kaybetme bahasına bile kızının eğitim almasını sağlamalıdır. 

Her kadın kendini geliştirmeye çaba sarf etmelidir. Hanımlar hiç kusura bakmasınlar ama astarı yüzünden pahalı örgüler, danteller devri artık bitmelidir. Kadın onlara harcadığı zamanı belirli bir konuda kendini geliştirmeye, ekonomik anlamda az da olsa bir kazanca sahip olmaya harcamalıdır. Pasta börek toplantılarının yerini iş edinme araştırma çabaları almalıdır. Kadın daha önce okumamış bile olsa bu tür zamanı bir şeyler okumaya öğrenmeye harcamalıdır. Her defa aynı şeylerin yinelendiği cemaat toplantıları bahsettiğimiz toplantılar değildir. 

İktidardaki zihniyet, kadına üç çocuk yapmasını evde oturup annelik etmesini toplum hayatından uzak durmasını önermektedir. Planları ise basit ve açıktır. 

Önce kadını cahil bırakacaksın,  

Çocuk yaşında kendi seçtiğin bir adama eş olarak vereceksin,  

Birbiri ardına doğan çocuklara bakma dışında cemaatler kanalı ile kaderciliğe mahkûm edeceksin,  

Sen sesini çıkarma ben sana kömür gıda vereyim, sen de bana oy ver diyeceksin,  

Böylece yoksulluğu kader bellemiş sana oy veren yığınlar oluşturacaksın. 

Nasıl hanımlar beğendiniz mi? Yoksa eşinizle birlikte toplum hayatına atılıp beraber kazanıp, açık alınla harcamak daha mı iyi? Şu gerçek unutulmamalıdır ki kadınları ekonomik ve sosyal hayat dışında bırakılmış toplumlar tek bacağı olmayan koşuculara benzerler. 

Hanımlar; Samimiyetle söylüyorum ki, sizin taleplerinizi ne babanız, ne eşiniz nede hiçbir erkek karşılamaz. Onlar sizi istediği gibi yönetmeye, kendi sefil ve rezil hayatlarına sizleri meze etmeye alışmışlardır. Tarih boyunca her yeniliğe öncülük eden sizler eşlerinizi de evrimleştireceksiniz. Aslında bu çok da zor bir iş değildir. Tabii oturmayı, boş işlerle vakit öldürmeyi bir yana bırakıp bu konulara eğilirseniz. Ben bir erkek olarak sizlere güveniyorum. Ama işiniz gerçekten zor. Gazanız mübarek olsun. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Farklı bir 89 Mart kadınlar günü yazısı okudum...

Kerim Korkut 
 09.08.2017 21:34
Cevap :
Merhaba, Kadınlarımızı gerçekten çok önemsiyorum. Saygı ve selamlar...  10.08.2017 17:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1627
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster