Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Temmuz '11

 
Kategori
Etkinlikler / Festivaller
Okunma Sayısı
659
 

8.Ölüdeniz Kültür ve Sanat Festivali

8.Ölüdeniz Kültür ve Sanat Festivali
 

Fethiye yolları taştan! Ölüdeniz sen çıkardın beni baştan(2)

Hani, MB de ilk deneme kategorisi ile yazmaya başlamıştım ya! Bundan böyle yazılarımı RENGÂRENK kategorisinde yazmaya devam edeceğim. Aaa bu kategori yok mu diyorsunuz! Neden olmasın! Ben yazdım oldu işte! Patenti bana aittir, sakın yazmaya kalkmayınız! Hem üzülürüm hem de telif ücreti falan neyim isterim, ne olur ne olmaz!!! Erenlerin sağı solu belli olmaz!!!

RENGÂRENK kategorisi yazarından; Ölüdeniz 8. Kültür ve Sanat Festivali’ni anlatmaya ve gezi notlarımı sizlere aktarmaya devam….

Akşamın ilerleyen saatlerine doğru, Fethiye otogarına vardım. Hayli uzun ve yorucu yolculuğum nihayet son bulmuştu zira otobüs banliyö treni misali her istasyonda, yolcu indirip, yolcu aldı.

Derinmavi ah! Sen ne vefalı arkadaşmışsın Derinmavi. Sevgi dolu kollarını açmış beni bekliyor idi otogarda. Can arkadaşım benim. ( Birlikte nasıl gezdik nasıl bir bilseniz! Sabır! Onları da anlatacağım. Hem bizim arkadaşlığımız ‘’şıpınişi’’ değil valla.)

Aman, aman Fethiye otogarı bir temiz, bir pırıl pırıl, bir düzenli anlatamam. Kendimi fahri otogar müfettişi ilan ettim ya! İncelemeden olmuyor arkadaşlar!! Benden tam not aldı burası, tanzimi ve temizliği ile ilgilenen yetkililer. Tam bir turizm merkezine yakışır düzeyde.

Derken efendim; 8. Ölüdeniz Kültür ve Sanat festivaline yetişebildiğim yerden gitmeye geldi sıra. Fethiye ile Ölüdeniz arası araba ile 10 dakika. Derinmavi ile vardık festivalin düzenlendiği alana. Aşkolsun! Alanda boş yer bulana. Fethiye, Hisarönü, Ovacık ve Ölüdeniz halkının tamamı nerdeyse orada. Dışardan ben gibi gelen misafirler de caba. Moğollar sahnede, performansları anlatılmaya şayan, harika. Ey gidi günler ey! Gençlik günlerim geldi bir an aklıma! Ne de coşardık çılgın gibi onlarla ve söyledikleri müzik parçalarıyla. Yıllanmış şarap gibiler. Dinledikçe, doyamıyor insan müziğin harikalığına. Uzun süre, saat mefhumu kalkmış ortadan. Halk coştukça coştu. Alkış, tezahürat gırla.

Belediyenin geleneksel olarak her yıl düzenlediği festival kapsamında; stantlar açılmıştı. Stant açanlarla tek tek görüştüm, tanıştım ve üretip satışa sundukları el emeklerini inceledim, fotoğrafladım ve bilgi aldım.

Öncelikle; Fethiye Fatih Anadolu Lisesi öğrencilerinden, Deniz Kuzu, Ahmet Patatoğlu ve Emre Tombul’un gayret ve uğraşıları ile belediye başkanı ve esnafında sponsorluğunda hazırlayıp, okunmaya sundukları ÇİZGİ isimli dergiden bahsetmek istiyorum. ÇİZGİ kültür ve sanat ağırlıklı bir edebiyat dergisi. Büyük bir özveri, özen ve emek ile hazırlanmış. Zengin ve sanatsal doyuruculuğa sahip bir dergi. İlk elinize aldığınız an anlaşılıyor, daha sonra tamamını okudum. Bu dergiyi düşünerek hayata geçiren öğrencileri büyük bir onur ve kıvançla kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum. Gönlünüze ve emeğinize sağlık gençler. ’’Gelecek sizlersiniz.’’

Festival alanının bir ucundan, diğer ucuna doğru stantlar, zincir misali uzanmakta idi.

Bu stantlar da; Banu Akçay, Selda Atar ve Meral Polat’ın tasarlayarak hazırladıkları ve çoğu kendi üretimleri olup satışa sundukları takılar süperdi. Zeynep Pınar’ın doğal sünger ve boyaların tılsımını katarak hazırladığı ahşap eşyalar, Meryem Bildirici ve Alaattin Bildirici çiftinin doğal taş ve tohumları kullanarak çeşitli objeler üzerine uyguladıkları desen dizaynları görülmeye değerdi doğrusu. Neptün Tanlag ise, ahşap levhalar üzerine mükemmel tablolar yapmıştı.

Ayrıca ev hanımları tüm maharetlerini ortaya dökerek unlu mamuller üretip halka sunmakta idiler.

Mersin Şairler Derneği Başkanı Abidin Güneyli Bey’de, MB yazarlarından Coşkun Karabulut arkadaşımızın ve festivalin konuğu olarak, Sonbahara Çeyrek Var isimli şiir kitabını, şiir dostlarına imzalamak için yetişmeye çalışıyordu.

Hem Abidin Bey, hem de Coşkun Bey kitaplarını armağan ederek şahsımı onurlandırdılar. Buradan, bir kez daha kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum.

Moğolları uğurladıktan sonra, Derinmavi ile kendimizi Hisarönü caddelerinde bulduk ki ne caddeler, görülmeye ve de gezilmeye kat be kat değer.

Hisarönü ve Ovacık köyleri, Ölüdeniz beldesi ile bütünleştirilerek Ölüdeniz Beldesi olarak tescillenmiş.

Fethiye ve Ölüdeniz’e 4. gelişim bu, arada uzun zaman aralıkları bile olsa, çok iyi bildiğim yerler diye düşünmüştüm ancak, geçen yıllar zarfında; çok gelişmiş ve değişmiş. Ölüdeniz diye adlandırılmakla birlikte bence, canlı, parıltılı ve 7/24 yaşayan bir deniz, bu denize ait bir belde burası. Turizm cenneti. Doğa manzarası, yamaç paraşütü, çam ormanlarının bakmaya kıyamayacağınız güzellikleri, plajlarının yeşil ve mavi ile bütünleştiği doyumsuz güzelliği ile tarifi imkânsız, kelimelerin anlatmaya kifayet etmediği bir yer. Tatil alternatifleriniz arasında düşünebileceğiniz bir yöremiz.

Bütün yollar, Arnavut kaldırım taşları ile bezeli ve tertemiz. Her yer yeşil ve envaı çeşit çiçekler alabildiğine gözlerinize hitap ediyor. Restoranlar, barlar, çeşitli ürün satan mağazaların ışıl ışıl parıltılı görüntüleri ve güzelliği muhteşem.

Turizme gönül veren ve canla başla çalışan insanların diyarını gördüm ben bu son gidişimde.

Şirin ve orijinal mimari yapıları ile 2 katla sınırlı butik ve apart oteller ve de çarşı turistlerle dolu. Özellikle İngiliz turistlerin rağbet ettiği bir belde Ölüdeniz. ‘’ Bir lisan bir insan’’ dedikleri gibi, belde halkının İngilizce başta olmak üzere birkaç dil konuştuklarını, dolayısıyla birkaç insan olduklarını gözlemledim gururla ve özenerek.

Ölüdeniz Belediye Başkanı Keramettin Yılmaz ve eşi Ümit hanımla da görüştüm, kısa bir süre için bile olsa, sohbet imkânı buldum Derinmavim sayesinde.( Hoş kendilerini yıllar öncesinden tanıyor olmakla beraber, belediye başkanı olmuş olmasına çok sevindim açıkçası.)

Başkan; Beldenin en yüksek tepesine ki hangi yönden bakarsanız rahatlıkla görülebilecek bir şekilde Atatürk’ün Kocatepe’ye çıkarken ki resmini işletmiş devasa boyutlarda. Gece de ışıklarla ışıl ışıl ışıldıyor. Yüreğine sağlık başkan…..

Kısa sohbetimiz esnasında başkan; beldenin her geçen gün hızla gelişmekte olduğunu, şu an turizme yönelik yatak kapasitesinin % 100 oranında doluluk arz ettiğini, belde halkı ile el ele vererek daha iyi ve güzel yatırımlar için çalıştıklarını, bölgenin deprem bölgesi olması nedeni ile 2 kattan daha yüksek bina yapılmadığını, bunun da görüntüde beton yığıntısı görünümünü engellediğini, halkın büyük bir dayanışma içerisinde kendisine destek verdiğini anlattı.

Ayrıca, yamaç paraşütü sporunun da beldeye ayrı bir değer kattığını, daha iyiye ve daha güzele ulaşmak için var gücüyle çalıştığını ve çalışacağını belirtti. Ben de kendisine başarı dileklerimi sundum.

8. Ölüdeniz Kültür ve Sanat Festivali, Muazzez Ersoy’un, başarılı konseri ve alkış tufanı arasında, 9. Ölüdeniz Kültür ve Sanat festivalinde buluşabilmek dilekleri ile görkemli bir kapanışa sahne oldu.

Fethiye, Ölüdeniz ve festivalden izlenimlerim şimdilik bunlar sanmayınız, devamı gelecek.

Sevgi ve saygılarımla.

Ayşen Arslangiray Kura

6.7.2011/ Kuşadası 

derinmavi.. bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Girtmesek de gitmiş gibi olduk, elinize sağlık

stilwater 
 09.07.2011 11:55
Cevap :
Çok teşekkür ederim arkadaşım övgülerinize daha bitmedi devamı var yazacağım. Hani derler ya orada bir Ölüdeniz var uzakta gitmesek de görmesek de o benim memleketim. Bu duyguyu vermeye gayret ediyorum elimden geldiğince. Selam ve saygılarımla.  09.07.2011 15:11
 

Ayşen Hanım sizinle festivalde tanışmaktan büyüyk mutluluk duydum. Her zaman bekleriz Ölüdeniz'e...

Coskun Karabulut 
 07.07.2011 0:12
Cevap :
Teşekkür ederim Coşkun Bey, sizinle tanışmaktan onur duydum. Dilerim bizim de sizi İzmir'de ağırlamak şansımız olur. Saygılar sunuyorum.  07.07.2011 0:27
 

Bi de şu yazı içine resim koymayı öğrenebileydin :) Neyse!.. de bu kategoride nerden çıktı; o kadar farklı ille de ortaya karışık kategoriler düşünmüştük ama... Bi da neyse!.. (Ümit'in işi var, bırakıyorum, bi da ne zaman yorum yazarım bilemiyorum; film izlemek, küt oynamak, çene yapmak, beş çayı gibi ailesel aktivitelerimiz var da:)

derinmavi.. 
 06.07.2011 14:18
Cevap :
Gülüm, o şapkayı ben değil word yaptı;)))), sana iyi tatiller ve ailesel faaliyetler diliyorum can arkadaşım. Dur acele etme sırayla herşeyi öğreniyoruz. Kategoriye gelince; ne güzel kategori buldum ama hahha;)))) Sevgilerimle.  06.07.2011 17:02
 

Yani Hisarönü'ne; yok İzmir'deki değil burdaki :) Dün gece malum Kemal Abimlerdeydim ya. Sabah terasda yapılan kahvaltı sonrası, gelini ki Canan'dır adı, çalışmaya yollayıp:) Kemal Abimle her ayın ilk çarşamba günü kurulan (Fethiye'de) ikince el pazarına uğradık. Dayanamayıp bir iki oya aldım ve sonra burdayım. Az şekerli kahvemden sonra, ve malum eylem ve sonrası; "güzel güzel çıkmış "laflarını da edip acele yazını okudum ki bu ilk yorum, karnım aç, Ümit tepemde, yemek yicez. Az sonra görüşürüz. Kalemine, aklına ille de yüreğine sağlık sevgili arkadaşım. Şu üç günlük dünyada iki gün çalıverdik işte. Sevgilerimi yolluyorum kocamannnnn, Ölüdeniz mavileriyle.

derinmavi.. 
 06.07.2011 13:46
Cevap :
Mavilerin en mavisinden sevgilerimi gönderiyorum sana gülüm, Ümit'e söyler misin lütfen benim yazılarımı okurken birazcık izin versin.Hepinizi öpüyorum, biricik Görkem'ede sevgilerimi ilet canım. getir o oyaları da sana saç tokası hazırlıyayım. Öptüm canımmm.  06.07.2011 17:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 531
Toplam yorum
: 2839
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1285
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos'un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster