Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ocak '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
185
 

864 rakımlı tepe..

864 rakımlı tepe..
 

Gitmek mi zor, kalmak mı?


Coğrafi olarak 864 rakımlı tepe millet olarak pek dikkatimizi çekmez, doğal bir yükseltidir nihayetinde…

Ancak bu 864 rakımlı tepenin ülkemiz açısından pek bir öneme haiz bir yönü vardır.

864 rakımlı tepe Ankara’nın Çankaya ilçesinde ve Çankaya mevkiindedir.

Mustafa Kemal’den bu tarafa cumhurun başkanı bu 864 rakımlı tepede ikamet eder.

Türkiye’nin sembolüdür..

Yürütmenin başkanı ve ülkenin ordusunun baş kumandanıdır aynı zamanda..

Bütün yasalar, bu 864 rakımlı tepede imzalanır ve yürürlüğe girer..

864 rakımlı tepede görev yapacak Cumhurbaşkanının seçim biçimi, görev süresi ve görevi ile ilgili yetki ve sorumlulukları sırasıyla 1924, 1961 ve en son 1982 Anayasalarında gösterilmiştir.

Gündemde sadece Cumhurbaşkanının görev süresi olduğuna göre, biz de her üç anayasada nasıl düzenlenmiş bir hatırlayalım.

İlk olarak 1924 Anayasasında;

 “Yürütme Görevi
Madde 31- Türkiye Cumhurbaşkanı, Büyük Millet Meclisi kamutayı tarafından ve kendi üyeleri arasından bir seçim dönemi için seçilir. Cumhurbaşkanlığı görevi, yeni Cumhurbaşkanının seçimine kadar sürer. Yeniden seçilmek olur.

Madde 13- Büyük Millet Meclisinin seçimi dört yılda bir yapılır.

Demek ki ilk anayasamıza göre Cumhurbaşkanları 4 yıllığına seçiliyor ve tekraren seçilmelerinde bir kısıt yok ve sonsuz seçilme hakları var.

1961 anayasasında ise;

YÜRÜTME

A) Cumhurbaşkanı

I. Seçimi ve Tarafsızlığı

Madde 95- Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince, kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış kendi üyeleri arasından, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla yedi yıllık bir süre için seçilir; ilk iki oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir.

Bir kimse arka arkaya iki defa Cumhurbaşkanı seçilemez.

Cumhurbaşkanı seçilenin partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sıfatı sona erer.

1961 Anayasası Cumhurbaşkanlığı seçiminde hem süre hem de tekrar seçilememe engeli getirmiştir. Süre 7 yılla sınırlanmıştır.

1982 Anayasasına gelince, 21.10.2007 yılında yapılan değişikliğe kadar, 1961 anayasası ile aynıdır. Bugün itibarı ile yürürlükte olan 1982 anayasasına göre;

Yürütme

I. Cumhurbaşkanı

A. Nitelikleri ve tarafsızlığı

MADDE 101- (Değişik: 21/10/2007-5678/4 md.)

Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından, halk tarafından seçilir.

Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.

Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri içinden veya Meclis dışından aday gösterilebilmesi yirmi milletvekilinin yazılı teklifi ile mümkündür. Ayrıca, en son yapılan milletvekili genel seçimlerinde geçerli oylar toplamı birlikte hesaplandığında yüzde onu geçen siyasî partiler ortak aday gösterebilir.

Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.

Yeni durumda Cumhurbaşkanı 5 yıllığına ve iki kez seçilme hakkına sahip..

Dikkat edilecek olursa, değişiklik yapan maddede , burası çok önemli, Cumhurbaşkanlığı süresi kanunla belirlenir gibi bir ibare yoktur.

AKP’nin çok bilgili anayasa profesörleri cumhurbaşkanlığının süresinin, mevcut Cumhurbaşkanı için yedi olduğunu ve bir daha seçilmez olduğunu içeren bir kanun yaparak, anayasanın 101. Maddesi orta yerde dururken, ve mevcut Cumhurbaşkanı 2007 de seçildiğine göre, aynı yıl içindeki değişikliğin Sayın Abdullah Gül için de geçerli olmamasında hiçbir makul gerekçe yoktur. Aksi abesle iştigaldir.

Yeni Anayasa yapma sevdası ve heyecanı içinde olan AKP’nin anayasa yapıcı vekilleri, daha 2007 de yaptıkları değişikle önlerindeki 5 yılı öngöremeyen birikimleri ile acaba nasıl bir yeni anayasa yapacaklar çok merak ediyorum.

2007 de yapılan değişikliğe ekleyecekleri bir geçici madde ile mevcut durumu muhafaza edebilirlerdi, ancak herhalde o tarihte başka bir şark kurnazlığı içinde oldukları için çok fena bir hataya düştüler.

Yeni yasa büyük bir ihtimalle Anayasa mahkemesinden dönecek, Cumhurbaşkanı da o yüzden bu kadar rahat kanımca..

2012 Yılının Temmuz ve ağustos ayları bir çok şeye gebe..

Olasılılardan bir tanesi, bence, sayın Abdullah Gül istifa edecek ve Recep Tayyip Erdoğan’ın 2014 de düşündüğü Cumhurbaşkanlığı seçimi, erken bir cumhurbaşkanlığı seçimine dönüşecek..

Çünkü sayın Abdullah Gül anayasanın kendisine tanıdığı, ikinci kez 5 yıllığına yeniden Cumhurbaşkanı olma hakkını kullanacaktır.

İkinci bir olasılık olarak da düşüncem, 2012 Temmuz veya ağustos ayına kadar Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasında derinden sürdürülen çetin bir pazarlık devam edecek, Başbakanın, Cumhurbaşkanını ikna edebileceği Putin-Mehmedev tarzı bir anlaşma için de 2014 yılı aynı zamanda erken bir genel seçimi gündeme getirecektir.

Ancak biraz tanıdığım kadarı ile sayın Abdullah Gül, ikinci bir Yıldırım Akbulut olmayabilir. Ve olmaz da zaten..

Bu durumda neresinden bakılırsa bakılsın 864 rakımlı tepe ülkenin siyasal düzleminde önümüzdeki günlerde hayli dumanlı ve parçalı bulutlu bir hal alacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 97
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 598
Kayıt tarihi
: 24.01.09
 
 

1976 yılına kadar Adana'da yaşadım. Lise tahsili sonunda Ankara'ya geldim ve halen Ankara'da yaşı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster