Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Temmuz '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
156
 

90'lar, Ben ve O Şarkı

90'lar, Ben ve O Şarkı
 

Daha dün gibi derler ya hani,

Öyleymiş sahi.

O şarkılar olmasa inanmaz insan

bunca yoldan, bu kadar çabuk dönülebileceğine geri.

90’ lı sayılarındaydık bin dokuz yüzlerin

ve elimizde yaş on yedi günlükleri…

 

Afilli şeydi büyümek

Çocukluğu tatlı bir keyifle teslim ederken mişli geçmiş zamana

Kalbimize yeni telaşlar sokuyorduk gizli gizli.

Güzel şarkılar karışıyordu damarlarımızdaki deli kana

ve platonik aşklar kıvranıyordu karnımızda.

 

90’ lar mıydı güzel olan yoksa ilk gençliğin peri tozu muydu bilemiyorum .

Gökyüzü ve sular daha az kirli,

Harçlıkları zor toparlayıp aldığımız kasetlerdeki şarkılar

daha az dijital ve daha çok hisliydi.

Bugün bile dinlerken gönlümün pembe teline basıyorlarsa eğer

yanılıyor olamam değil mi?

 

Ben tam bir Tarkan fanatiğiydim.

Herkesin bir idolü vardı ve ben de  onu seçmiştim.

O günlerde bağıra bağıra eşlik ettiğim, ayarları bozulmuşçasına dans ettiğim şarkıları bugünlerde yeniden dinliyor ve aynı deli duyguları yeniden yaşıyor olmam bir mucize gibi.

Hele artık pek çok şeyin benden geçtiğine ikna olmuşken,

uzun zaman önce kaçırmışken kelebeklerimi

ve bu yaşamak bozgununda küstürmüşken keyif meleklerimi

avaz avaz söylüyorum aynı sözleri

“…Unutmamalı o güzel günleri 
Anılarla gönülleri hoş tutmalı avutabilmeli 
Hatırlamalı sevgiyle anmalı 
Ümitlerle yarınları hoş tutmalı, ayırmamalı
…”

 

İnsan üzülüyor naifliğini yitiren dünyaya.

Uzaktan görmek bile yeterdi sevileni, güzel bir gündü diyebilmek için.

Güncelerimiz özlem dolu satırlarla dolardı.

Yorganı çekip başımıza sessizce ağlar, gözlerimiz yanmaya başladığında uykuya dalardık.

Duvarlarımız idollerimizin boy boy afişleriyle  dolar ve bu yüzden ebeveynlerle ergenlik kavgaları yapardık.

Bizim de çarpılan kapılarımız, sağa sola savrulan eşyalarımız vardı elbet

Ama bu türden bir yalnızlığımız yoktu.

Sabahlara kadar, parlayan bir ekrana bakıp, asla değmeyecek şeyler ve kimseler uğruna düzleştirdiğimiz boyunlarımız ve yozlaşmış arzularımız da yoktu.

Bazı yoklukları sevmem sanırım bu yüzden.

O defalarca dinlediğim ama 20 sene sonra anladığım şarkıda söylediği gibi;

Ele geçirmeye çalışma hiç böyle beni 
Sen bana ben sana benzersek ne olur 
Nasıl dayanır ki aşk bu kadar aynılığa 
Beni neden sevdiğini hatırla ne olur

Aşk incelik ister canım hoyrat olma 
Beni böyle sev değiştirme boş ver anlama 
Bir güç savaşı değil bu kendi haline bırak 
Galibi yoktur ki hiç aşk bu unutma
 “

 

Keşke mesele yalnızca aşk olsa..

Büyük bir anlam kayması yaşıyoruz aslında.

Çocuklar oyunlarını, gençler masum sevdalarını ve yetişkinler mütevazi hayallerini kaybedeli epey oldu.

Ellerimizle yarattığımız canavarlar tarafından yutulmak üzereyiz.

Hayatlarımızı cihazlara teslim etmiş ve efendilikten köleliğe geçiş yapmış zavallılarız artık biz.

İlkel dürtülerin tüm duygusallığımızı mağlup ettiği, romantizmin itibarsızlaştığı, değerlerle yaşamanın soyu tükenmişlik sayıldığı bir modülde nefes alıp veriyoruz.

Hal böyle iken hala dününü hatırlayan bazılarımız, hüzünlü özlemler biriktiriyor göğüs kafeslerinde.

Bu yüzden geçmişin göreceli iyiliğiyle sarsılıyoruz o şarkıları dinlerken. Bu yüzden ben 90 ları geri çağırmak istiyorum, bir diğeri 70 leri belki.

Hasılı kelam, bugünden daha güzel bağlarım var eskiyle .İlk gençliğimin masum yürek atışları   benzemiyor şimdinin ucuz ve astarsız ilişkilerine.

Sertap’ın güzel sesinden çıkıp içime dökülen  o şarkıda olduğu gibi aslında.

İncindim, incitildim derinden
Terk ettim kendimi

Tesadüfen karşılaştım içimde
Kendimle yeniden

Bir minicik  kız çocuğu hâlâ
Anlatamam gördüklerimi
O neşeli çocuğa

Artık beni asla yaralayamaz
Hayat eğer istemezsem
Yıllar beni kolay yakalayamaz
Ben durup beklemezsem

Siz yine de incelikli davranın
Benim kadar değilse de

Ben bu yüzden, incelikler yüzünden
Belki daha çok üzüldüm

Nokta.

 

Birsen yn bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 49
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 294
Kayıt tarihi
: 16.11.08
 
 

Eğitimci ve tiyatro oyuncusu. Yaşadığım Dünya'ya saygım vardır benim.  Ağacına, suyuna, havasına ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster