Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
93
 

90.Yıl'da Bugün Yaşananlar Olmasın

90.Yıl'da Bugün Yaşananlar Olmasın
 

Antalya'daki coşku....


Öyle diliyorum...  2013'de, 90.Yılı böyle düşmanca kamplaşmalarla değil, hiç olmazsa belli konularda mutabık kalınarak, Silivri'deki aydınların da öncülük ettiği; kinleri, nefreti  silme süreci başlatılmış olarak,parçalanmamız için ellerinden geleni yapanlara inat, tek yumruk olarak kutlarız...O güne kadar  kendilerine isnat edilen suçları  hangi ölçekte yapmış olursa olsunlar, dilerim aydınlarımız,askerlerimiz serbest kalırlar,affedilirler. Yaradan, kendisini tanımayan inkar eden kulunu bile tövbe edince affediyor...Bu insanlar, ülkemizin binbir emekle yetişmiş insan gücü. Bir kişi yüksek tahsili bitirinceye kadar devlete ne kadar paraya mal oluyor. O yaşlara gelinceye kadar devlette  veya basında  çalışmış , hangi görüşte olursa olsun yetişmiş insan gücü hepsi... Canım acıyor, canımız acıyor... Koca koca yetişmiş , kelli felli insanların cani gibi,eli silahlı terörist gibi görevlilerin arasında elleri kelepçeli cezaevlerine  gidişlerini görürken...Evet ben de, askerlerin dinlenme tesisi adı altında, devletin olanaklarını gereksiz şekilde kullanmalarından rahatsız oluyordum.Hanımlarının o tesislerdeki kuaför salonlarında kocalarından alt rütbedeki askerlerin hanımlarına nasıl tepeden bakıp kendisi askermiş gibi  emirler verdiklerini duyduğumda çok kızardım onlara.Di'li geçmiş kullanıyorum ,şu andaki durum nasıl bilemiyorum...Tabiki, üst rütbede olmayanları ,mahrumiyet bölgelerinde, Doğu'da Güneydoğu'da , hergün ölümle burun buruna gelenleri; Ankara'nın batısından ötedeki şehirlerdeki garnizonlarda,tesislerde  konfor içinde yaşayan silahlı kuvvet mensuplarından ayırıyorum.750 bin olduğu söylenen asker gücümüzün beşbin kişi diye bilinen  terör örgütü ile, niye otuz yıldır baş edemediğini, sanırım tarih yazacaktır,biz şu anda söylentileri duyuyoruz...Velhasıl,  bilerek bilmeyerek  her ne suç işlendiyse,  kin üstüne kin yığmanın kime ne faydası olacak...  Bugün ona yarın öbürüne... Tarihimiz bunun örnekleri ile dolu... 

12 Eylül döneminde, Diyarbakır Cezaevinde yaşananlar benzeri,  olaylar olmasaydı, büyük ölçüde   BDP ve önceki radikal partiler bu denli  PKK  yanlısı  olmayacaklar  ve bu denli  bilenmiş olmayacaklardı...

Diyelim ki,Kürtler ayrıldı, iddia ettikleri sözüm ona  toprakları çevirdiler,ayrı bir ülke kurdular. Aklı , bilgisi, birikimi orta derecede olan her insan bilir ki, önce birbirlerini yiyeceklerdir.Kaldı ki,zaten dört gözle bekleyen emperyaller  anında onları yutacaktır.  Çok şükür ki,Kürt nüfusunun çoğu bu gerçeği görebilmekte, böyle bir maceranın  götürüsünün getirisiyle  kıyaslanamayacak kadar çok olduğunun bilincinde... Yok,  Kürt'leri senelerce ikinci sınıf olarak gördünüz diye kin besleyenler,   yok;    zamanında  okuyacak Kur'an bile bulamadık diye  ,Cumhuriyet'e diş bileyenler,  yok siz bizi hapsettiniz, şimdi sıra biz de,siz girin zindanlara diyenler...  Zaten elin oğlunun istediği de bu...

Çekelim, hep birlikte eskinin üzerine bir sünger...   2013'de,100.Yılımızı kutlarken , bugünkü tabloyu ibretle anlatabilelim o günün gencine, çocuğuna... "Bak çocuğum  uzun yıllar ,bizi  birbirimize düşürmek için yapılan oyunları bozduk; bugünkü huzurumuzu, gelişmişliğimizi o günlerdeki uyanıklığımıza borçluyuz" diyebilelim...

Yüzde elli,  sıra bize de gelecek diye diş bilesin dursun, öteki yüzde elli,  kendinden olmayanı yok saysın. Bunun sonu olur mu...

Demirel'in ünlü,  "Yollar yürümekle aşınmaz"sözünü sayın Başbakan 'da  uygulasa ne olurdu sanki...Ne olurdu  yürümek isteyenlere,engel olmasaydı...  Belki yüreklerdeki kinlerin dağılmasına  vesile olurdu, böylesi bir yumuşak tutum... Çocuğa bile yasak koyduğunuzda geri teper,aksini yapmak için fırsatını kollar. Belki yasak olmasaydı böylesine kalabalıklar olmayacaktı meydanlarda... Seçim yılında da aynı uygulamayı yapacak mı acaba sayın Başbakan, hiç sanmıyorum... 

Fatih Portakal'ın dediği gibi kara bir bayram olarak tarihe geçmekten başka neye yaradı  bu çelenk koyma ve yürüyüş yasağı...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Doğruları görmek akli seim olmaklamümkün. Ben bilirim mantığı yanlıştır. Hukuk vicdanları yaralıyorsa acaba hukukmudur. Önce öteki demekten kurtulmamız toptan biz demeyi öğrenmeliyiz. Saygılar..

hssensoz 
 03.11.2012 20:46
Cevap :
Ötekileştirme denilen olguya hep birlikte karşı çıkmak gerek... Biri sizi ötekileştirirse, sizin de gardınızı almanız kadar doğal ne olabilir ki...Hukuk, herkes için aynı ölçüde,aynı şartlarda olursa hukukdur tabiki.Birine başka diğerine başka uygulanıyorsa,zaten orada hukuktan söz edilemez.Ortam o kadar dumanlı ki,insanların beyni de bu dumandan nasipleniyor.Atatürk gibi bir güneş...Olamaz... Hiç olmazsa ay çıksa, biraz aydınlansa ortalık... Saygılar...  05.11.2012 20:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 306
Toplam yorum
: 759
Toplam mesaj
: 87
Ort. okunma sayısı
: 1354
Kayıt tarihi
: 08.08.07
 
 

Emekli Türkçe öğretmeniyim.Şimdi Marmara Üniversitesi bünyesinde bulunan, Atatürk Eğitim Enstitüsü ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster