Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ağustos '17

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
95
 

Adalet Kimin İçindir? Bülbülü Öldürmek- Harper Lee ( Kitap İnceleme)

Adalet Kimin İçindir? Bülbülü Öldürmek- Harper Lee ( Kitap İnceleme)
 

Adalet, temel bir kavram mıdır yoksa topluluğa göre sürekli değişim gösteren bir unsur mu?

Gerçeği bulmak o kadar da zor olmasa da yanıtlar aramaya çalışır okuyucu Harper Lee’nin Bülbülü Öldürmek isimli romanını incelerken…

Günümüzde adalet kanunlarda yazılanın hukuk üzerinde uygulanması olarak basitçe tanımlanabilir ama kanunların aynı kalmadığını, zaman ve mekân içerisinde değişim gösterdiği bilinir. Adi bir suçu işleyen kişi deliller neticesinde farklı ülkelerde birkaç yıl cezaevinde de tutulabilir, müebbet hapse de çarptırılabilir, farklı yöntemlerle idam da edilebilir… Peki hangisi suçun gerçek karşılığıdır? Ölümden sonra mutlak adaletle karşılaşılacağına dünya dinlerini göz önüne alındığında pek çok insan tarafından kanaat getirilebilir belki ama yaratıcının adaletinden önce, henüz yaşıyorken, onun sağlayacağına inanılana yakın bir adalete ulaşılamaz mı?

Bir de şu soru vardır ki adalet kimin için gereklidir? İnsan içindir diye basit bir cevap vermek yeterli değildir çünkü suçla itham edilen kişi için midir adalet, onu tekrar hayata kazandırabilmek, faydalı bir birey haline dönüştürebilmek için mi, yoksa suç işleyenin içerisinde barındığı toplumdan ayıklayıp diğerlerinin huzuru sağlamak için midir? Soruyu düşündüğümüzde ülkemiz aklımıza gelir, zaman içerisinde değişen unsurlar, sıkça başkalaşan taraflar, diğer ülkelerle uyum sağlamaya çalışılan yasalardır ilk düşündüklerimiz olabilir. Oysa adaletin mükemmelliği sorunu ülkemizde olmakla birlikte dünyanın neredeyse her yerinde mevcut olduğunu Bülbülü Öldürmek romanını okuduğumuzda daha yakından görebiliriz.

Özgürlükler ülkesi Amerika’da geçiyor eser. Yazarın uzun yıllar yazdığı tek kitap olarak kalmış fakat aldığı pek çok ödülle adını farklı yerlere yazdırmayı başarmıştır. Önceleri günlük yazılardan oluşan metinleri toparlayan yazar bir süre sonra romanlaştırarak son haline getirmiş ve bu otobiyografik eseri oluşturmuştur. Haliyle kaleme alındığı zamanın öncesinde geçen kitapta bir nevi çocukluk anıları anlatıldığı için çocukça bir bakış açısının hâkim olduğunu görürüz. Anlatıcı ana karakter Scout 7, kardeşi Jem 11 yaşındadır; hikâyenin başladığı senelerde ve iki senelik bir zaman aralığında geçen romanın arka planında avukat olan babalarının kabul ettiği davanın zorlukları, halkın tepkisi ve adalet teması yer alır. Çocuklar henüz küçükken ölen annelerinin yokluğunda geçen günleri resmeden eserde küçük yüreklerin korkularından, maceralarından, gelişim süreçleri ve arkadaşlıklarından bahsedilir, kasabadaki diğer insanların yaşayışlarından örnekler verilir.

Gelgelim romanın temelinde adalet anlayışı daha doğrusu adalete insanların bakışı ve adaletsizlikler yer alır ki eserin okuması en heyecanlı bölümleri olan mahkemenin gerçekleştiği süreçte konu tamamen adalete ve insanların konuya yaklaşımına odaklanır. Zenci bir adamın genç bir kadını dövmesi ve kadına tecavüz etmesidir yaşandığı söylenen vaka. Şahitler dinlenir, deliller ortaya sunulur, kararlar alınır. Romanın ortalarına kadar saklı kalan gerçekler ve yalanlar okuyucuya açıklığıyla aktarılır ve jürinin verdiği kararlar ile tutarsızlıklar gösterilir. Okuyucu ve olayın kalbindeki çocuklar mahkemeyi seyrederken düşündürten kısım da tam burada ortaya çıkar. Adalet bir tane midir, yoksa toplumun geneline göre değişiklik mi gösterir?

Bir kişinin suçsuz olmasına karar vermektense toplumun sevmediği zümrelere dâhil birisini mahkûm etmek daha az tepki çektiği irdelenir romanda da yaşantılarımızda da… İnsanlar kendileri seçemediği özelliklerinden ötürü suç işlemeye daha yatkın görünür, inandırıcılıkları azımsanır, güç dağılımlarına göre haklılıkları farklılık gösterir. En basitinden siyasi v.s. hiçbir özelliği olmayan davalarda dahi zengin, gücü elinde bulunduran kişilerin mahkemeye avantajlı başladığı bilinir ne yazık ki. Adalet gücün odağına doğru şekillenir. İnsan olarak adaleti aramak romanda olduğu gibi ne kadar çare üretir bilinmez ama adaletsizliğe alışan kişilerin zihinlerinde küçük bir yer edinse bile ilerisi için faydalı olacaktır görüşü, romanın anlattıklarını özetleyebilir.

Yazar Harper Lee’nin ise diğer ünlü yazarlara göre farklı bir özelliği vardı ki yakın zamana kadar sadece tek bir roman yayınlatmıştır. Bir yazar arkadaşımın sorusunu aklıma getirir bu durum. “Birçok kitabı kaleme alıp düşük satış rakamlarını elde eden midir, yoksa tek kitap yazarak çok sattıran mıdır yazar?” diye sormuştu arkadaşım. Yanıtlaması güç bir durumdu. Çok yazıp okunmamaktansa az yazıp okunmak daha önemliydi maddi açıdan ama fırsatların insana geliş şekli de önemliydi tabii verilecek yanıtta. Uzun yıllar sonra ilk eserin devamı niteliğindeki “Tespih Ağacının Gölgesinde” isimli romanı yazan yazarın kırk milyondan fazla kitap satışı elde ettiği biliniyor.

Özetlemek gerekirse genel itibarıyla fazla sürükleyici olmayan, kitabın yaklaşık yarısına kadar her bölümde ayrı bir konuya geçen fakat bölümler içerisinde ilgiyi çekmek konusunda devamlılık gösteren farklı bir eser. Çocuk saflığından yani bakılması en doğru olan yerden adalete ve insanların adalete yaklaşımına bakan ender romanlardan birisi, henüz okumayanları düşünmeye zorlayacaktır…

Yazan: Emrah SUBAŞI

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 139
Kayıt tarihi
: 07.07.17
 
 

Tüm oyunseverlere merhabalar… Bir roman yazarı olarak en sevdiğim hobim hakkında yazılarımı payla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster