Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Nisan '17

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
350
 

Akıl değer görmediği yerden göç eder...

Akıl değer görmediği yerden göç eder...
 

Akıl değer görmediği yerden göç eder...


Dünyayı yönetebilmek için algı yönetimini çok iyi bilmek, uygulamak ve aynı zamanda tarafınıza etkilerini azaltmak birinci derecede önemli diyebiliriz. Bugün hiçbir şey göründüğü gibi değil, olayların içeriğini iyi analiz etmemiz gerekiyor. O kadar çok teori dolaşıyor ki, aklın yerini hurafeler alınca böyle oluyor.
 
Dünyanın bu hale gelmesinin en büyük nedeni; insan olmayı becerememekten kaynaklı, sanıldığından çok daha ilkel olması insanın. Ne zaman popülasyonu artsa kendini imha eden bir döngüde takılıp kalmış ve gelişmeyi reddetmeye programlanmış bir doğasının olması ve bunun bile farkına varamayacak kadar sorgulamaktan, doğduklarından beri önlerine koyulan kalıpların dışında düşünmekten aciz olması.
 
İnsanları türlü kategorilere ayırıp sonra bu kategorilerin savaşmasını sağlayan zihniyetten, renginin siyah, beyaz, sarı vs. olmasının kendi elinde olmadığını anlayamayan insanlar.
 
Ülkemizde insanlar ile anlaşamadığın bir konuda tartışmaya gerek yok. Siyaset, iş v.s bir çok konuda genel olarak insanlar kendi diklerine gidiyorlar. Özeleştiri, kendini geliştirme gibi istekleri yok, tamamen gözlem ile taklit anlayışı var, şekilcilik var. Argüman yok, argüman bazlı tartışma yok, her kesim kendi fikirini dikta etmek istiyor. Çok zeki bir insanın ilk öğrenmesi gereken zekasının ışığını azaltmaktır. Çünkü tam parlarsa cahiller anlamaz, okumuşlar kıskanır sonuç dışlanırsın. Öyle bir ortamda yaşıyoruz ki zekanın kırıntısını gören üstüne çullanıyor, çalışan beyinlere tahammülleri yok yani aptal görünmeyi becerebiliyorsan yeterince zekisin günümüzde. Lüzumsuz işlere kafa yorup, lüzumlu olanlarına da yormayan insanlarız. Kendisini göremeyen milletler her zaman korkmaya ve sinmeye mahkumdur.
 
İnsan aklıyla ve yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir, gerçeğin mayası gözle görülmez. İnsan kalitesini ölçecek standartta insan yetiştiremiyoruz. Belki de sistem artık liyakat uzerine işlemediği için insanlar da kendilerini yetiştirmek için çaba sarfetmemeye başladı, bunun farkında olanlar da zaten sistemin dışındalar. Kendimizle ilgili bir çok konuda biz değil başkaları karar veriyor. Ne konumda olursanız olun başka karar mekanizmalarının hedefi olmaktan kurtulamıyorsun.
 
Gelişmemiş toplumlarda geleceği değil günü kurtarmak geçerli. Dünyayı bir virüs gibi yok ederek yaşıyor, kendimize alan yaratıyoruz. Bilinç, zeka, akıl tüm ihtimalleri önümüze yığıyor ve ihtimallerde yok oluyoruz.
 
HÜLYA ÇAKICI

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Gelişmemiş toplumlarda geleceği değil, günü kurtarmak geçerli... bu tespiti gelişmemişliğin hoş görülebilir kusuru sayabilirim. Ancak, gelişmiş toplumların bu kusurdan kendi maddi rekabet çıkarları için faydalanmayı uygarlık yarışı sandıran algı mühendisliği de gelişmiş toplumların hoş görülemez kusurudur. Ne zaman ki yığın toplumu olmaktan çıkıp bireyin kendi yaşam biçimini de onurlandıracak bilinçle toplumsal işbirlikçi bireyler toplumu oluruz, o zaman gelişmişlerin gelişmemişleri algı yönetimiyle 'işletip' sömürmeleri önlenecektir. Bu da, daha çok bekleriz anlamına geliyor.

Muharrem Soyek 
 29.04.2017 14:01
Cevap :
Haklısınız, yorumunuz için teşekkür ederim. Saygılar.  02.05.2017 14:22
 

Merhaba, Muhteşem. Aklınıza sağlık. İzninizle öneriyorum. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 25.04.2017 11:53
Cevap :
Teşekkür ederim. Saygılar.  27.04.2017 16:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 510
Toplam yorum
: 186
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 461
Kayıt tarihi
: 19.12.15
 
 

Hacettepe Üniversitesi İktisat Fakültesi ve Akdeniz Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Fakültesi ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster