Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '07

 
Kategori
İnsan Kaynakları
Okunma Sayısı
2113
 

Altın yakalılar

Altın yakalılar
 

Şirketlerin Altın Yakalıları Değerlendirmesi

Ülkemizde şirketlerin “stratejik yönetim” sistemine eğilmesi 2000’li yıllarla başlar. Gerçi 1980’lerin sonunda insan kaynakları departmanının kurulmasıyla çalışan kademeleri yeniden tanımlanmaya başladı: “yönetim kurulu, tepe yönetim, üst yönetim, beyaz yaka, mavi yaka, uzman” gibi yönetim ve çalışan kademeleri tanımlandı.

Yine aynı dönemde başlamak üzere; “kalite, sürekli gelişim, ilke ve hedef, verimlilik, yetkinlik, marka” gibi kavramlar da ön planlana çıkmaya başlamıştır. Ancak 15 yıl süresince ülkemizde tam bir üniversite-sanayi işbirliği olmadı hatta üniversiteler toplum hayatına yön verecek ve iyileştirecek ciddi araştırmalar içinde de bulunmadılar.

Ya işverenler maliyetten kaçınıp üniversitelerden yeterince faydalanamadı veya üniversiteler iş dünyamız için parlak çalışmalar yapamadı. Bunların sonucunda batı ülkeleri gibi ilkeli ve en az yüz yıl yaşayacak köklü şirketler kurmakta çok başarılı olamadık.

Hala ekonomimiz büyük çoğunluk itibariyle KOBİ’ler üzerinde yürüyor. Uluslar arası varlık gösteren 5-10 kuruluşumuz da olmasa ülkemiz uluslararası ticarette ve yapılanmada varlık gösteremeyecekti. Son yıllardaki ihracat artışları da, yeni açılımla KOBİ’lerin eğitim ve danışmanlık alarak aile şirketinden kurtulup kurumsallaşmaya ve ardından dış ticarete yönelmesine bağlanmaktadır.

Eğitim:

1990’lı yıllarda keşfedilen ve hala uygulanan en iyi ve en karlı yöntem ise, çalışanlara mesleki ve kişisel eğitimler aldırarak verimlilik ve kaliteyi artırmak oldu. Bu eğitim yatırımına rağmen iki temel sorunla karşılaşıldı, pek çok şirket çalışanlarının neye ihtiyacı olduğunu bile belirlemeden eğitimler aldırdı ve bu eğitimler sonucunda çokta gelişme olmadığı kanısına vardı. İkincisi de, eğitim şirketlerinin o yıllardan itibaren bir sektör olarak hızla yayılması ve hiçbir şekilde eğitim ve eğitimci kadrosuna sahip olmayan bazı danışmanlık şirketlerinin, kopya ve çalıntı metot, kaynak ve malzemelerle şirketlere eğitim ve danışmanlık hizmetleri vermeye çalışması oldu.

Uygun eğitim kurumlarından yararlanan ve usulünce eğitim alan şirketler bu durumdan çok istifade etti ve profesyonel eğitim kurumlarından eğitim ve danışmanlık hizmeti almaya devam ettiler. Ancak istenen faydayı hemen alamayan bazı işletmeler eğitimleri tamamen bırakmak yolunu seçti ve ya zaman içinde yok olmaya mahkûm oldular veya “beyin avcısı” eleman bulma şirketleriyle anlaşıp yetenekli yönetici bekleme yolunu seçtiler.

Üst yönetim transferi:

Pek çok şirketin üst yönetim kademelerinde transfer tayinler yaygınlaştı, yüksek ücretlerle koordinatörler, genel müdür yardımcıları, genel müdürler transfer edildi. Bu gelişmenin de pek çok şirkete faydalı olduğunu söyleyebiliriz. Ama pahalı transferlere rağmen kültür uyuşmazlığı veya şirketi kuran aile bireylerinin yönetimdeki rolünün değişmemesiyle beklentiler tam istendiği gibi gerçekleşmedi.

Bazıları da fiilen uygulanabilen strateji ve pazar metotları geliştirdi ve ilkeli çalışma yoluna giderek markalaştı, yönetim danışmanlığı aldı, fırsatları değerlendirdi, eğitimini, transferini hizmet ve ürün kalitesini taviz vermeden geliştirdi ve bugün Türkiye’nin ilk 500 şirketi arasına girmeyi başardı. 10 binlerce şirket ise geçen bu 20 yılda ya kapandı ya da hala küçük atölyesinde çalışmaya devam ediyor.

Şirketlerin yönetiminde ve başarısında beyaz yakalılar hala önemini koruyor. Bu personel bilgi, beceri ve uygulama (tutum) ile şirketlere değer katmaya devam ederken artık dünya bunların üzerinde öneme sahip Altın Yakalılardan bahsediyor.

CEO, CIO, CFO, genel müdür, kilit personel bu elemanlar kolay bulunmaz ama kolay kaybedilebilir. Bu insanlar diğer çalışanlar gibi değildir. Uzman, profesyonel, yıldız insanlardır. Saygınlık öndedir, ücret önemlidir ama en çok yetkiyi önemserler. Bugün önemi giderek artan tepe yöneticiler artık mesleki yeterliliğe sahip bilişim uzmanları arıyorlar. Altın yakalı denilen bu insanlar hem aranan hem yüksek ücretle çok rahat iş bulan insanlardır. Elde tutulması ve istifade edilmesi zor ama çok önemlidir. Şirketi yöneten CEO veya yönetim kurulu başkanı bile bu insanların hazırladığı rapor, bilgi ve istatistiklerle şirkete yön verirler.

Bilgi işçisi olarak da tanımlanan Altın Yakalı çalışanlar şirketlerin en önemli insan gücü sermayesini oluşturmaktadır. Bu insanlar doyurucu ve yeterli teorik bilgi yanında pratik yeterliliğe de sahiptirler. İşi doğru yapmak ve yaptırmak konusunda yetenekli olan bu insanlar aynı zamanda kendilerini geliştirme, sorumluluk alma, tecrübelerini kullanabilme, işini sevme gibi özelliklere de sahiptirler.

Bilgi teknolojileri ve yönetimde başarılı olan Altın Yakalı personele her şirketin mutlaka ihtiyacı vardır. Onlardan faydalanmayı bilenler daha çok kazanacaktırlar.

1 Ekim 2007

Muammer MURAT

İnsan Kaynakları Danışmanı

www.muammermurat.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 168
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 62
Ort. okunma sayısı
: 2997
Kayıt tarihi
: 03.09.07
 
 

1965 yılında Erzincan'da doğdu. Liseye kadarki eğitimini burada tamamlayarak, 1983’te İzmir’de Perso..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster