Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Eylül '09

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
1222
 

Kız kulesi ne işe yarar?

Kız kulesi ne işe yarar?
 

AHIRKAPI açıklarında karaya dokuzyüz metre kadar uzaklıkta, boğazın Marmara'ya açılan tarafından Sultanahmet ve Ayasofya camilerini (bak işte şimdi Ayasofya'ya da sıralama yaparken cami deyince, büyük bir meselenin içine dalmış bulunduk. Cami mi, müze mi, belki de kilise mi, mimari cami gibi, kayıtlar cami ve kilise gibi, ve de müze gibi, aynı zamanda hepsi aynı anda gibi, fiilinde cami yaparsak ne, kilisede ne, müzede ne olur, dersek, sosyolojide muazzam ayrılmış oluruz. Batı kilise der, müze der, Doğu'da biz varız, cami deriz, müze de deriz, yeri gelir kilise de deriz. Ancak ayrılmalar hep var olur. İnsanların toplu halde var olabilmeleri için ayrımlaşmaları ön koşulmuş, milliyetçi bütünlük işin asılına ters imiş.) tam ortadan görebilecek şekilde konum alan bir balıkçı teknesinde:

“Kızım be, karşı tarafı bir saattir seyrediyorsun. Böylesini hiç görmedim. Sevdiğin oğlan mı oturuyor karşıda?”

“Yok amca... Şu camilerin üstünü bir örtsek, nasıl olur diye kendi kendime tasarı yapıyorum.”

“Ne dedin kızım, hiçbir şey anlamadım.”

“Anlama, anlatmam uzun sürer amca...”

“Anlatma anlatma, anlatsan da işin içinden çıkamazsın. Ben de zaten anlamam. Balıkçılık öleli bu işleri yapıyorum. Balıklar ama insanlardan daha akıllıydılar. Ben ömrümde bu tekneye binen, ben de dahil sağlam adama rastlamadım. Her biri saçma sapan istekte bulunuyor. Sen sadece camileri örtmek istiyorsan, pek sorun değil, yeter ki tek buradan seyret. Geçen adamın biri geldi. Nerden duyduysa duymuş. Yok efendim denizden Topkapı Sarayı'na giden gizli bir kanal varmış, oradan taa hareme kadar gidiliyormuş. Ama kanalın denize açılan kısmı 17 metre derinlikte imiş. Bu nedenle tek sorun bir kayığı oraya kadar indirmek imiş. Ondan sonra saraya doğru gidilirmiş. Hatta kendi iddiasına göre o kanal eski İstanbul'u tamamen kapsıyormuş. Niyeti hazine aramak. Öyle bir teknikle yapılmış ki o kanal tam denize açıldığı yerden itibaren tavanı yükseliyormuş. Ki kayıklarla yol alınabilsin diye. Ondan sonra dehlizlerden, merdivenlerden, gizli kapılardan falan bahsetti. Para kazanmak uğruna gece yarıları yanımıza plastik şişirme bot, takım taklavat aldık denize daldık daldık çıktık. Haa kızım camileri neyle örtmek istiyorsun. Balıkçı ağıyla örtmek istersen ben sana çok ucuza temin ederim. Zaten artık bir işe yaramıyorlar.”

Adama Sansaryan Han'ın altındaki suyun deniz suyu, Sarayburnu açıklarında ara sıra ortaya çıkan cesetlerin de işkence gördükten sonra o hanın bodrum katından suya bırakılan insanlar olduğunu (geyiklemede olsa) çok daha gerçek diye anlatacaktım ki dalmışım: “Bu iş, metafiziğin metafiziği bey amca...”

“Ne, ne... ne dedin..”

...

“Bak bu dediğin yine sakıncalı bir şey olmasın. Dur sana olmuş bişey anlatayım. Geçmiş zaman tam hatırlamıyorum. Bir gün yaşlıca bir kadın, güzel mi güzel, senin gibi diri mi diri, iki tane kız getirdi. Balıkçı usta al bu kızları, gece geç vakit, Kız Kulesine götür, içeri bırak, işleri bitince geri getir, dedi ve yüklüce bir para verdi. Ben daha sormaya fırsat bulamadan avucuma bir anahtar tutuşturdu. Bak bu anahtar kulenin kapısını açar dedi ve gitti. Ne yapacaksın evde hanım para bekliyor. Bir kızım var, başgöz ettik, ama kocası işsiz çalışmıyor. Benim elime bakıyor. Aldım kızları çıktım yola. Biri ecnebi idi. Öbürüne sordum. Kızım gece vakti ne yapacaksınız orda? (Amca biz lezbiyeniz) dedi. (İşimiz için orijinal ilginç mekanlar arıyoruz). Hani bilmediğim bir sürü meslek dalı türedi. Ben de onlardan biri sandım kızın dediğini, ne bileyim. Kızları kuleye soktum. Saat gece ikiye geliyordu. Amca dedi kız (bizim işimiz güneş doğana kadar bitmez, istersen sen git sabaha doğru yine gel). Olur mu... İki tane körpecik kız... Denizin ortasında ıp ıssız yalnız bırakılır mı... Tabii bekledim. Aldım sonra geri getirdim. Nice sonra öğrendim lezbiyen ne imiş. Eee sen de iyi kızsın. Metafizik dediğin de öyle bir şey olmasın sakın. Gerçi ne olacak kız kıza. Bir şey alamazsın, bir şey veremezsin.”

“Yok amca metafizik öyle bir şey değil, sen kafanı yorma ...”

(Yalnız delilerin ve kaçıkların hikayesi bir anlatıya, ya da bir yazıya konu olur. O yüzden bu sorunu çözeceğim diyen yazılar çoğunluktadır.

Ama amca benzetmeyi iyi yaptı galiba)

ALİ MERCİMEK

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 416
Kayıt tarihi
: 17.08.08
 
 

Merzifon'da doğdum. İstanbul ve Münster Üniversiteleri basın yayın mezunuyum. Gazeteci olarak çalışı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster