Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Eylül '17

 
Kategori
Gezi Rehberleri
Okunma Sayısı
39
 

Bir Kış Masalına, İzlanda’ya… “Dumanların Koyu’ndan Mavi Lagüne…”

Bir Kış Masalına, İzlanda’ya… “Dumanların Koyu’ndan Mavi Lagüne…”
 

Mavi Lagün


Bir varmııış, bir yokmuş. Zaman zaman içinde, kalbur saman içinde çoook eski zamanların birinde, farklı mı farklı güzeller güzeli bir kız yaşarmış. Bu güzel kızın kendisiyle barışık çevresiyle musmutlu bir hayatı varmış. Fakat gel zamaaan git zaman güzel hayatının monotonlaştığını, bir şeylerin eksik kaldığını fark etmiş.

Farklı kültürler, insanlar, yaşanmışlıklar, tatlar…

İşte taam da bunu fark ettiği yıl başlamış güzel kızın uzaaakkk diyarlara yolculuğu..

Artık bir adı da varmış “Miss Evliya Çelebi

 

Günler günleri aylar ayları kovalamış…

Hayatının önemli bir kısmı seyahat olan güzel kız artık rüyalarında bile gezer olmuş.

Veee bir gece rüyasında, görkemli buzulları, siyah lavlardan ve kırmızı sülfür katmanlarından oluşan doğası, birkaç adım önünde fışkıran mavi renkli sıcak suları, baş döndürücü yükseklikten akan irili ufaklı şelaleleri, adeta samanyolundaymış hissi uyandıran buzul mağaraları, küçük balıkçı köyleri ve muhteşeeem doğa manzaraları olan ateş ve buzullar ülkesini görmüş.

O kadar büyüleyici bir rüyaymış ki, hiiiç bitmesin istemiş.

Fakat her güzel şey gibi bu rüya da bitmiş.

Gecenin sabahına, ağzı kulaklarında BÜYÜÜÜK huzurla uyanan kız o an karar almış, kendi kış masalını yaşamaya…

 

Karar bu ya,

İşte taamda martın kapıdan baktırıp kazma kürek yaktırdığı bir zamanda başlamış kızın Kuzey Kutbu'nun hemen yanı başındaki İzlanda’ya yolculuğu. Mutluluktan içi içine sığmayan heyecan dolu bir yolculuğun ardındaaannn, “Dumanların Koyu” anlamına gelen İzlanda’nın başkenti Reykjavik’e ayak basmasıyla içinden geçen tek şey “sana gediiimmm kış masalı” olmuş.

 

Seyahati boyunca doğanın gri, mavi ve beyaz uyumuyla kendini adeta bu güzel masalın başkahramanı hisseden Evliya Çelebi dolu dolu geçen beş güne neler sığdırmamış ki…

 

930 yılında kurulmuş ve dünyanın en eski meclisi olan İzlanda Meclisi'nin yüzyıllar boyunca toplandığı, büyüleyici bir jeolojik alan olan Thingvellir Milli Parkını, belli aralıklarla su ve buhar fışkırtan ve her fışkırmayla heyecandan yüreğinin ağzına geldiği etkileyici Geysir jeotermal alanı, eriyen buzullar nedeniyle yaz mevsiminde Avrupa’nın büyük, İzlanda’nın ise en güzel şelalesi olan Gulfoss’u (altın şelale), Seljalandsfoss, Skogarfoss şelalelerini, kapladığı 600 kilometrekare alanı ile İzlanda’nın dördüncü büyük buzulu olan 1500 metre yükseklikteki Myrdalsjökull’u, snowmobillerle geçen çoook eğlenceli dakikaları, rüzgarın etkisiyle sahile adeta öfkeyle vuran dalgaların ortasında dimdik duran siyah Reynisdrangar kayalıklarını, İzlanda’nın ve hacimsel olarak ta Avrupa’nın en büyük buzulu olan Vatnajökull’un eteklerinden geçtikten sonra ulaştığı başka bir doğa harikası olan Skaftafell Milli Parkını, suyun üzerinde süzülürcesine denize akan devasa buzul kütleleriyle etkileyici Jökulsarlon Buzul Gölünü, kristal mavisi renkleriyle insanı bir anda başka diyarlara götüren büyüleyici buz mağaralarını, devasa lav kütlesiyle kaplı Eldhraum Havzasını ve 38 derece sıcaklığı ile mineral deposu olan dünyaca ünlü Blue Lagoon’da yüzmenin keyfini…

 

Ve heeerrrr güzel günün sonunda huzur bulduğu odasında,

Pekte alışık olmadığı ardına kadar açık perdelerin hemen yanı başında, dışarıdaki dondurucu soğuğa nispet dumanı tüten miiiiis gibi kahvesini yudumlamakta; rüzgarın etkisiyle uçuşan karların camda oluşturduğu görsellerle kendinin ne kadar özel olduğunu hissetmekte; gecenin bir yarısı dışarıdaki fırtınanın uğultusuna rağmen sıcacık odasında kendini güvende hissetmekte ve heeerrr gece göz kapakları ağırlaşıp kapanıncaya kadar camın önünde heyecanla beklediği Aurora Borealis’te (Kuzey Işıkları)…

 

Masal bu ya,

Hiiiiiç beklemedikleri bir anda, fırtınanın olduğu soğuk bir geceyi yeni bir güne bağlayan saatlerde, siyah dağların üzerinde eflatun ve yeşil tonlarıyla adeta dans edercesine belirivermiş Aurora Borealis (Kuzey Işıkları).

Fırtına mı, dondurucu soğuk mu?

Kimiiin umurunda…

Bir anda herkes çığlık çığlığa atmış kendini dışarı, burunlarının direğini sızlatan soğuğa ve ayakta durmalarını zorlaştıran fırtınaya rağmen yüreklerini sııııımsıcak yapan muhteşem Kuzey Işıklarının altına…

Onlar ermiş muradınaaa, siz çıkın kerevetine…

 

Süheyla Zarzık

 

13. 09. 2017

 

 

http://suheylazarzik.wixsite.com/motivationandpeak

 

https://plus.google.com/113099090222250466981

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 84
Kayıt tarihi
: 06.07.16
 
 

Süheyla ZARZIK'ın yaşam misyonu çevresinde “gülen yüzler” yaratmak ancak, bu gülen yüzleri de, ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster