Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '17

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
148
 

Bireyden topluma duyarlılık ihtiyacı…

Bireyden topluma duyarlılık ihtiyacı…
 

İçinde yaşadığımız toplumun sorunları üzerinde düşünmek insan olarak herkesin görevi olması gerekiyor. Toplu halde yaşayan insanlar çevrelerine karşı duyarlı olmak zorundalar. Bu zorunluluğun gerekçesi üzerinde durulacak olursa yakından uzağa, mikrodan makroya doğru genişleyen dairelerde gerekçeler üretilebilir. İnsan toplumun bir parçasıdır. Toplumun parçası olan insanın çevresinde neler olup bittiğine dair kafa yorması doğaldır. Aklı olan her insanın merak duygusuna sahip olduğu bir gerçektir. Bu duygunun sevkiyle insan çevresinde olan biten her şeyin mahiyetine vakıf olmak ister. Çevrede olan her şey o çevrede yaşayanlara doğrudan veya dolaylı etki edebilir. Muhtemel etkileri öngörmek insanda güven duygusunu güçlendirir. Güven duygusu güçlü insan, daha rahat ve mutlu yaşar. Çevrede var olan iyi ve güzel şeyler bireyleri mutlu ettiği gibi olumsuz ve kötü şeyler de tedirgin eder. Mutluluk ve rahatlık istenen bir durum olarak kendine çekerken, tedirginlik insanda korku ve güvensizlik yaratarak itici bir durum oluşturur. Bu duygusal tepkiler insanları çevreye karşı duyarlılık göstermesini gerektirir. Toplum içinde olan her olayın sonuçları birey olarak insanı, insanın içinde bulunduğu grubu, çevreyi bir şekilde etkiler. Tüm bu saymaya çalıştığımız psikolojik, duygusal, sosyal gerekçeler insanların çevrelerindeki olaylar üzerinde düşünmelerine neden olmaktadır. Aslında sadece anlık olarak çevrede yaşanan olaylar değil geçmişte yaşanmış olaylar ve gelecekte yaşanması muhtemel tüm olaylar insanların bu yönüyle ilgisini çeker. Çekmesi gerekir.

Bu ilginin sonucu olarak farklı tepkiler, tutumlar, davranışlar, kanaatler geliştirilir. Geliştirilen tepkilerin, tutumların, davranışların ve kanaatlerin şekline, türüne, yapısına göre bireysel bakış açısı, bireysel yaşam şekli ortaya çıkarken bunların toplanmasının sonucunda toplumsal bakış açısı, toplumsal yaşam şekli ortaya çıkar. Aslında bugün çevremizde gördüğümüz her olumlu veya olumsuz davranışın kökünde tek tek bireyler olarak bizlerin yapıp ettiklerinin bulunduğunu söylemek, var olan iyi veya kötü bir davranış, olay veya olgunun ortaya çıkmasında yaptıklarımızın veya yapmadıklarımızın doğrudan veya dolaylı ancak mutlaka bir etkimizin olduğunu söylemek, kabul etmek gerekiyor.

Toplum olarak yaşanılan çevrede var olan olay, olgu ve davranışlarda birey olarak doğrudan veya dolaylı herkesin bireysel olarak etkisinin olduğunu kabul etmek önemli olmakla birlikte her bireyin aynı düzeyde, aynı derecede etkisinin olduğunu söylemek çok fazla abartılı bir değerlendirme olabilir. Birey olarak herkesin etkisinin olduğunu kabul ettiğimiz andan itibaren kişisel yaşam alanımızın dışında, yaşam alanının çok uzağında olan her şeyden sorumlu duruma gelebiliriz ki bu bakış çok da doğru bir sonuca götürmez. Bununla birlikte bireyin kişisel yaşam alanının sınırından dışarıya doğru gidildikçe ortaya çıkan sosyal, siyasal, kurumsal yapılar devreye girmeye başlar. Zincirin halkaları gibi bireyden topluma uzanan bu yapı karmaşık bir görünüme dönüşür. Karmaşık makine yapılarının benzeri duruma dönüşen toplumsal yapı, tıpkı makine sistemindeki parçalardan birisinde ortaya çıkan çalışma sorunlarının sistemin bütününü etkilemesi gibi bireyden kaynaklanan eksiklikler, kurumların işleyişinden kaynaklanan kusurlar, yanlışlıklar, hatalar çok daha uzun sürede ve çok daha geniş kapsamlı bir şekilde toplumsal yapıyı etkiler. Toplumların ömrü bireylerin ömürlerinden çok daha uzun olduğu için sorunların ortaya çıkması, büyümesi ve sistemin teklemesine neden olacak düzeye gelmesi çok daha uzun süreyi kapsar.

Bireylerin hayatlarından çok daha kapsamlı ve karmaşık olan toplumsal hayatın tümünde yaşanan, var olan sorunların sebepleri tek başına bireyler değildir. Toplumun tümünü kapsayacak gücü elinde bulunduran ve zincirin halkalarının topluma ve kurumsal, siyasal, sosyal yapılarına doğru ulaşan noktalarında bireyin etkisini ve gücünü aşan yapılar etkin hale gelmeye başlar. Bu aşamadan sonra bu yapıların sahip olduğu nitelikler, çalışma sistemleri tüm toplumu etkisi altına almaya başlar. Bu sistemlerin özellikle yönetim makamlarında bulunan kişilerin nitelikleri, yaklaşımları, uygulamaları başında bulundukları sistemin işleyişine büyük etki yapar. Bireyden topluma doğru uzanan bu yapısal zincirde toplumsal hayatın dizaynında etkin olan kurumsal yapılar devlet, resmi veya özel nitelikteki tüzel kişilik olarak isimlendirilir. Tüzel kişilikler tek başına var olmaz. Her bir tüzel kişilik bir üstteki daha büyük bir yapının parçası olarak dallana dallana aşağılara, topluma, aile ve daha küçük gruplara ve en sonunda bireye kadar ulaşır. En üst devlet yönetim basamağı olan devlet yöneticisinin aldığı her tür karar ve uygulama en alttaki bireyin hayatını önemli bir şekilde etkiler. Yakın zamanda ABD başkanı Donald Trump’ın imzaladığı kararnamenin dünya üzerinde insanları nasıl etkilediğini gördük. Bu etki geçmişte bu kadar etkili, güçlü ve kısa sürede ortaya çıkmıyordu. Gelişen teknoloji ile birlikte hızla ilerleyen iletişim ve etkileşim araçları sayesinde dünyanın uzak bir köşesinde dahi olsa birilerinin aldığı karar en ücra köşedeki bireyin hayatını kısa sürede etkiler hale gelmiştir. Bu nedenle tüzel kişiliklerin yönetim birimlerinin sorumluluk makamında bulunanların çok daha hassas ve dikkatli olmaları gerekmektedir. Zira bir kişi sadece kendisini ve yakın çevresini olumlu veya olumsuz etkilerken tüzel kişiliklerin başındaki kişiler hitap ettikleri toplumu olumlu veya olumsuz etkilemektedir. Etki gücü fazla olanın yararı kadar zararı da cesametiyle doğru orantılıdır.

Tarihi konulara ilişkin değerlendirme yapanlar kudretli imparatorlukların kuruluş, gelişme, yükselme, duraklama, gerileme ve yıkılış devirlerine ilişkin süreçlerin ne kadar uzun zaman dilimlerini kapsadığını ayrıntılı bir şekilde anlatmaktadır. Bu çerçevede bireylerin içinde yaşadıkları toplumda olan olaylara uzun süreli bir bakışla bakmalarının, kendi kişisel hayat sınırlarının çok ötesinde yaşanan olayların gün gelip kendi kişisel hayatlarını nasıl etkileyeceklerini düşünmelerinin, kendi kişisel davranışlarının devasa toplum sisteminin içinde ne tür sorun, kusur, hata ve yanlışa yol açacağını dikkate almalarının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha düşünmeleri gerekecektir.

Bu düşüncelerle birey olarak alınan her kararın özenle ve dikkatle planlanıp hesap edilmesi gerekiyor. Zamanın her anının ne kadar önemli olduğunun bilinci içinde yıllarını bonkörce harcamak bir yana en küçük bir anını dahi düşünerek, bilinçli bir şekilde geçirmesi gerekiyor. Maddi ve manevi varlık ve değerlerini adeta kuruşu kuruşuna hesap ederek kullanması gerekiyor. Böylesi hassasiyete sahip bireylerden oluşan bir toplumun nasıl bir güce dönüşeceğini hayal edebilmek çok da mümkün görünmüyor.

Bireyler yönünden gösterilecek hassasiyetin niteliğine göre, nasıl bireyin kişisel varlık sınırlarından çok daha uzaklara pozitif veya negatif etki gücüne sahip davranışlar önemli ise bundan çok daha önemli etkiye sahip olan toplumsal düzeyde çalışan kurumsal, siyasal ve sosyal yapıların çalışma sistemlerinin daha hassasiyetle ele alınması gerekmektedir.

    Ali Hikmet Demir

ahdemir35@gmail.com

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 140
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1024
Kayıt tarihi
: 26.09.08
 
 

Öğretmen olarak başladığım meslek hayatıma yönetim ve denetim konusunda aldığım yeni eğitimler so..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster