Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Nisan '08

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
42322
 

Hürrem Sultan; oğulların sonu

Hürrem Sultan; oğulların sonu
 

Kanuni ve Hürrem Sultan


Hürrem Sultan, Gülbahar Hatun'dan olan Kanuni'nin biricik Veliahtını, damadı ile (Rüstem Paşa) yaptığı dalaverelerle ortadan kaldırtıp kendi oğullarından birine yer açayım derken, koca Osmanlıyı karıştırmıştır. 

Kanuni'nin, 1553'te çıktığı İran seferi sırasında Şehzade Mustafa'yı öldürtmesi, İmparatorlukta büyük bir hoşnutsuzluk meydana getirir. Kanuni tepkileri bir nebze olsun dindirebilmek için, Sadrazam Damat Rüstem Paşa'yı görevden almak zorunda kalmıştır. 

Hürrem'in oğullarından Cihangir, abisi Mustafa'nın öldürülmesine çok üzülmüş, üzüntüden hastalanıp ölmüş, geriye iki oğlu kalmıştır. Selim ve Bayezid. 

Selim, içkiye düşkün, eğlenceyi seven, mülayim bir yapıya sahipti. Küçük olan Bayezid ise tam tersine cesur, yetenekli bir şehzadedir. Herkes tahtın tek varisi olarak Bayezid'i görmektedir. 

Kanuni, Şehzade Mustafa'yı öldürttükten sonra ortalık bir türlü sakinleşmez, yandaşları Rumeli' de isyan çıkartır. İsyanı bastırması için Şehzade Bayezid görevlendirilmiştir, Bayezid da işi ağırdan almış, bu da onun için sonun başlangıcı olmuştur. 

Ayaklanmayı onun tertip ettiği dedikoduları üzerine, bir de yakalanan bir asinin onun adını vermesi, Bayezid için ölüm fermanının çıkmasına neden olacaktır. Kanuni bu yüzden Bayezid'den de vazgeçmiştir. Bayezid annesi Hürrem Sultan'ın araya girmesiyle cezadan ancak kurtulabilmiştir. 

Bayezid bir türlü sakin durmamış, annesinin desteğine güvenerek tahtın tek varisi olmak için kardeşi Selim'i ortadan kaldırma planları hazırlamaya başlamıştır. Bunun için Lalası Mustafa Paşa'dan yardım istemiş, ancak Mustafa Paşa ikili oynamaktadır. Durumu Selim'e bildirerek olaydan faydalanmak ister. 

Bayezid, kardeşine aşağılayıcı mektuplar yazdı. Selim'de mektupları babasına gösterdi. Kanuni bu durumda iyice çileden çıkdı. Tam bu sırada Hürrem Sultan da ölünce Bayezid saraydaki tek desteğini de kaybedecektir. 

Kanuni, oğulları arasındaki sorunları bir nebze olsun azaltabilmek için ikisinin sancaklarını değiştirip, birbirinden uzaklaştırmak ister. Selim'i Konya'ya, Bayezid'i Amasya'ya gönderir. 

Selim, her zamanki uysallığı ile babasına bağlılığını bildirir. Bayezid ise, bu işe çok kızıp, bunun bir veliaht seçimi olduğunu düşünüp, Amasya'ya gitme işini de ağırdan alır. Ankara'ya geldiğinde, babasına, kardeşini seçerek bir hata yaptığını ve Ankara'da kalmak istediğini bildiren bir mektup yazar. 

Mektubuna cevap gelmeyince, işlerin kendisi için iyiye gitmediğini sezen Bayezid, paralı askerler toplamaya başlar. Kanuni, Bayezid'in asker toplaması üzerine, idam edilmesi için Şeyhülislamdan bir fetva çıkartır. Fetvada, Padişaha bağlılıktan çıkmış bir isyancı olarak suçlanmaktadır. 

Fetvayı öğrenen Bayezid, 30 bin askerle Konya'daki kardeşine saldırır. Selim de babasından yardım ister. Konya'da 30 Mayıs 1559 yapılan savaşı Bayezid kaybeder. Hemen Amasya'ya gidip oğullarını alarak İran'a kaçar. 

Şah tarafından törenle karşılanan Bayezid, Şah' ın oyununa gelir. Osmanlıdan taviz koparmak isteyen Şah, Kars Kalesi ve 1 milyon 200 bin altın karşılığı Bayezid'i babasına satar. 

Şehzadeyi teslim almaya gelen Osmanlı elçileri Kazvin'de onu boğdururlar. Oğulları da aynı akibede uğrar. 

Şehzade Beyazid olayı Osmanlı da büyük değişikliklere sebep olacaktır. Benzeri bir olay yaşanmaması için bundan sonra bütün Şehzadelerin yerine en büyük Şehzade sancağa gönderilmeye başlanacaktır. 

Güvenlik endişesine düşen halk arasında da tüfek kullanımı yaygınlaşınca, asayişi sağlamak için Anadolu şehirlerinde Yeniçeriler görevlendirilmeye başlanır. 

Taht artık Selim'indir. II. Selim, nam-ı değer Sarı Selim. Onun döneminde tarihler ilk kez bir Padişah yerine bir Sadrazam dönemini kayda düşecektir. Sokulu Mehmet Paşa.... 

Yazı Haşim Şahin'in çalışmasından derlenmiştir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şu koltuk sevdası var ya, koltuğun icat edildiği gün başlamıştır herhalde değil mi? :-)) Ezelden gelmiş ebediyete kadar da gider bu sevda... Sevgiler kardeşim...

Efsane FB 1907 Baterist Metin 
 20.04.2008 15:38
Cevap :
evet ya ah su koltuklar olmasa ne olcak bu insanlarin hali. sevgiler :)  21.04.2008 19:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 141
Toplam yorum
: 158
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 5828
Kayıt tarihi
: 16.08.07
 
 

Denizli'liyim. Tarih bölümünü bitirdim. Özel bir kurumda öğretmenlik yapıyorum. Araştırma tarih k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster