e-posta şifre      Şifremi unuttum - Aktivasyon maili gönder
Fatih ÖZCAN http://blog.milliyet.com.tr/selenga
Ana Sayfam Hakkımda Bloglarım Mesajlarım Galerilerim Videolarım Milliyet Yorumlarım Blog Yorumlarım   Önerilerim
Arama
Tüm kategoriler
Hakkımda

1953 Burdur doğumlu, emekli Tarih Öğretmeniyim. Okumayı, yazmayı ve politikayı severim.
Günlük yazılarımı Burdur gazetesinde Selenga köşesinde,...






Kategori:
Tarih

   Blog habercisi!
   Blog yazarına mesaj yaz!

Yazdığım konular
Anılar (2)
Bayramlar (1)
Ben Bildiriyorum (1)
Bilim (1)
Çevre Bilinci (2)
Dilbilim (2)
Edebiyat (1)
Eğitim (3)
Ekonomi - Finans (11)
Etkinlikler / Festivaller (2)
Genel Sağlık (1)
Güncel (2)
Kültür - Sanat (3)
Mizah (3)
Öykü (1)
Özel Günler (2)
Siyaset (24)
Söyleşi (2)
Tarih (23)
Türkiye Ekonomisi (8)
Yazdığım gruplar
Bilim (1)
Denemeler (1)
Eğitim (1)
Ekonomi Politik (10)
Haberler (1)
Politik duruş (6)
Tarih (6)
Galerilerim
Dedesinin sincabı 05-09 (9)
Burdur üreticiler mitingi
Mazot alamayan köylü eşeğe mum edildi.
Yazarın diğer bloglarından
Kuraklıkta yağmur yağdıran ABD, deprem yaratacak silah geliştirmiş olabilir mi? - Siyaset / 08.02.2010 22:52:00
Burdur Sağlık Müdürünün hizmet aracı, 2 Temmuz’dan beri Valilik otoparkında çürümeye mi terkedildi? - Güncel / 30.01.2010 14:51:42
Altı kaval üstü şişhane!... - Siyaset / 29.01.2010 23:48:03
tümü
Twitter Milliyet Blog
Ekonomi - Finans  -  22.06.2008 - 16:31 

Burdur Üreticiler Mitingi ve arı kovanına sokulan çomak

(Tarım politikalarıyla uğraşmak ve AB’den rahatsız olmamak)

6 yıllık AKP iktidarı, işçisinden köylüsüne, esnafından ulusal sanayici ve tüccarına kadar çok geniş bir kitlenin canına okudu; çanına ot tıkadı. Kitlelerde genel bir yoksullaşma, daha doğrusu bilinçli bir borçlandırma ve yoksullaştırma politikası uygulanmış, çok geniş bir kesim açlık sınırına sürüklenmiştir. 22 Temmuz’da, makarna paketleri ve kömür çuvalları üzerine kurulan seçim sandıklarından çıkan yüzde 46, 5, sahte demokrasinin iktidar bile olamayan Haçlı güçlerinin bir yanılsamasaydı. Demokratik çoğulculuk felsefesiyle yüzde 46, 5 çoğunlukçuluk felsefesi arasındaki derin farklılığın ne anlama geldiğini insanlarımız yeni yeni anlamaya başladı.

“Enflasyon canavarını yendik!” dediler; yılbaşından bu yana tüm mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki artış hızı tahammül sınırını çoktan aştı.

Tarımı ve hayvancılığı, AB haydutlarının talimatlarıyla çökertme politikaları uygulayarak bir yandan tarıma destek akçelerini kaldırdılar; tarım nüfusunu AB normlarına uyduracağız diye yüzde 8’lere çekmeye kalkıştılar. Böyle olunca kaza benzemeye çalışan tavuğun dibi çıktı.

Köylüyü ve hayvan üreticilerini alanlara indirdiler sonunda. Ege’de Tire’de başlayan üretici yürüyüş ve mitingleri gitgide yaygınlaşarak 30 Mayıs’ta Burdur’da da gerçekleştirildi.

Ancak Burdur’daki eylemin geri planında birçok fırıldak döndürüldü. İktidar partisinin ve milletvekillerinin köylerde olumsuz çalışma yaptığı, eyleme katılmama yönünde köylüleri tehdit seviyesine kadar varan etkileme çalışmaları yaptığı söylentileri ortalığa yayıldı. Ateş olmayan yerden duman tütmez misali bu durum gazete köşelerine ve basın açıklamalarına kadar yansıdı. Hatta başlangıçta eylem kararı alanlar arasında yer alan, hayvancılık ve çiftçilikle uğraşan köylü kitlelerinin can damarı iki üretici birliğini bile etkilediler. Tire eylemine omuz veren, Burdur’da da benzeri bir eylemin gerçekleştirilmesi için çağrı yapan, üreticilerin temel kitle örgütleri olan Burdur Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ile Ziraat Odası, pratiğin eşiğinde ne olduysa sihirli bir değnek değdirilmiş gibi, “beraber yürüdükleri yollarda” birdenbire Köy-Koop’u dımdızlak yalnız bırakıverdiler. Ancak o “beraber yürüdükleri yol” başka yollarmış meğer! Birlik Başkanı, ABD Dışişleri Bakanı’yla, “9 madde ve 2 sayfalık” gizli anlaşma yapan, Cumhuriyet Başsavcısının Esas Hakkındaki Mütalaasının deyişiyle, “çıkarlarını yayılmacıların emelleriyle birleştirmiş” ve “laikliğin odağı haline gelmiş”, bundan dolayı Cumhuriyet hukukunda meşruiyeti olmayan ve kapatmaya konu olan bir partinin elemanı gibi davranan, ismi yasaklı olması istenenler listesinde bulunan, en önemlisi adı “kayıp trilyon” davasında anılan ve hala –eski şefi 2, 5 yıl ceza aldığı halde yargılanamamış bir şahsın Cumhurbaşkanlığı Köşkünde kabulünü bir lütuf sayarak kimlerin düdüğünü öttürdüğünü somut olarak göstermiştir. Üreticiler de başlarına kimleri seçtiklerini böylece pratik içinde öğrenmiş olmaktadırlar.

Üreticilerin demokratik tepkilerini göstermelerinden kaytarmalarını, tertip komitesinde bulunan ya da eylemi destekleyen ADD’nin Başkanı’nın varlığı ve politika yapma gerekçesine dayandırmaları dayanılmaz bir zavallılığı ve bilgi eksikliğini göstermektedir. Bu siyaset yapmak apayrı bir yazının konusu olmakla birlikte, burada sadece şunu belirtmekle yetineceğiz: Birlik Başkanı’nın siyaset yapmak gerekçesi bile kendiliğinden siyasi bir faaliyettir. Çıkışı siyasi bir faaliyettir. Birlik’in başında bulunmak siyasi bir faaliyettir. Hatta bir adım daha ileri giderek şunu söyleyebilirim ki, Başkan aç durmuyordur herhalde; yemek yemesi bile siyasi bir faaliyettir. Zira insan siyasi bir varlıktır denilmiştir işin felsefi boyutuna inersek.

Son olarak şunu belirtebiliriz.

İktidar sahipleri, birlik olmaları gerekenlerin aralarına şu veya bu şekilde fitne-fesat tohumları ekmeleri yeni bir oyun değildir. Üreticilerin birliği, üretici örgütlerinin birliği vatan savunması dönemine girmiş bir Türkiye’de belirleyici önemde bir sorundur.

Şimdi birlik olmanın, beraberlik içinde olmanın, iç sorunlara gömülüp kalmamanın, yönümüzü mümkün olduğu kadar dışa dönmenin, milli bağımsızlığımızı ve toprak bütünlüğümüzü savunmayı öne almanın zamanıdır. Bağımsızlığı olmayan, toprak bütünlüğü tehdit altında olan bir ülkede neyi bölüşemiyoruz? Düşman dayamış hançerini vatanın bağrına, kurtarılması gereken bir “bahtı kara maderin” bulunmakta; ama biz detaylarla çabalar sarfediyoruz. Bu biraz da, kusuruma bakmasınlar, Fatih’in İstanbul kapılarına dayandığı koşullarda, içerideki Bizans aydınlarının –din adamlarının- kiliseye kapanıp sonu gelmez tartışmalara dalarak, bir toplu iğne başında kaç perinin dansedebileceğini açığa çıkarmaya çalışanların tavrına benzemektedir.

Şimdi AKP Burdur milletvekilleri tozduman olmuş ortama bakarak kıs kıs gülmektedir. Zira bu kapışmanın ardında onlar vardır.

Halk önderleri birbirlerini kırmayı bırakmalı, cephemizi bizi vatansızlaştırmaya, bizi devletsizleştirmeye, bizi kültürsüzleştirmeye, milli bağımsızlığımızı ve toprak bütünlüğümüzü ortadan kaldırmaya hazırlanan ABD ve AB emperyalizmine ve işbirlikçilerine dönmeliyiz.

Yıkılmaya yüz tutmuş güçlerle beraber hareket edenler onların akıbetini paylaşmak zorunda kalacaklardır.

Bu blog şu ana kadar 1154 kez görüntülenmiştir..
« Blog yazarının önceki blogu Blog yazarının sonraki blogu »
« Bu kategorideki önceki blog Bu kategorideki sonraki blog »
  Yorum yaz   Soru sor   Gönder     Yazdır   Hata bildir
Bu blogu paylaş
Facebook Google Yahoo Mixx Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Uyarı: Milliyet Blog kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünleri kullanamazlar. Blog kullanıcı ve yazarlarının, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir. Söz konusu haksız kullanım nedeniyle Milliyet İnternet Hizmetleri A.Ş. nin hiçbir hukuki sorumluluğunu bulunmamakta olup, haksız kullanım nedeniyle Milliyet İnternet Hizmetleri A.Ş. nin üçüncü kişilere ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya adli/idari para cezaları Blog kullanıcılarına rücu edilecektir.
Diğer blog yazarlarımızdan
Kategori: Deneme

Tabela bahis

Sıralısı da sırasızı da var...

Dörtlü bahis de denir, tabela bahis de...

Sıralı tabela-dörtlü bahis: Birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü gelen atları sırası ile bilirsen kazanacağın ikramiye de yüksek olur...

Sırasız tabe...

HÜSREV KARAGÖZ
04.02.2010 23:09:47
Kategori: Gündelik Yaşam

“Ulan dedim, ne diyor bu”

Limon satacağım, böyle karar verdim. Annem işsiz kalırsam limon satabileceğini söyledi. O zaman limona bakışım biraz ekşiydi. Yazımı beğenmeyen okur limon satmamı öğütledi, ancak bir detayı unutarak ben yazı yazarak para kazanmıyorum, bu durumd...

sivyus
08.02.2010 16:49:39
Kategori: Mizah

Kâhin bilemezse Şahin bilir!

Boşuna dememiş Atalarım!

“Şiir yaz , at denize! Kâhin bilemezse Şahin bilir!”

Dün postacı zili çaldı. Ben tatillerde kapıyı açmam. Gelenler genelde komşu hanımlardır!

“Ooo; Ahmet Abi , sen kapı açacak adam mıydın Abi? Yeng...

Ahmet Balcı
07.02.2010 20:01:03
Kategori: Futbol

Kadıköy Meydan Savaşı

Ezeli rakibinin puan kaybettiği bir haftada liderliğini perçinlemek ve puan farkını açmak için fırsat bulan Fenerbahçe bunu değerlendirmedi.

Heyecanı ve mücadelesi bol bir karşılaşma izledik. Ma&cce...

Murat HACIOĞLU
07.02.2010 21:49:18
Kategori: Şiir

Ramazan ayı

RAMAZAN BAYRAMI

Onca oruç tuttuk,

Onca zekat verdik.

Şimdi bayramı hak ettik.

Çocuklar gelince biz ne kadar seviniriz.

Ellerimizi öpünce,

Şeker ve para veririz.

Allah´a şükredin bize bay...

bena ışık
08.02.2010 13:29:32
Milliyet.com.tr Milliyet Emlak Real Age Arabam.com Hangisinegitsek.com Araki Bulaki BizeBiz 481684