Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
4686
 

Şahin Bey ve Halime Çavuş

Şahin Bey ve Halime Çavuş
 

Cumhuriyet'e giden yol; başta Atatürk olmak üzere nice kahramanın fedakarlığı ile katedilmiştir. Yarın Cumhuriyet'imizin 85. yıldönümü. Türk Milleti rahat etsin diye nice kahraman, bağımsızlık için; Cumhuriyet için canını feda etmiştir.

Biz şimdi çok mu rahatız?!.. Bu soruyu herbirimiz önce kendimize sormalıyız. Aslında birçok sıkıntıya rağmen millet olarak rahat sayılırız. Ancak birçoğumuza rahatlık batmış olacak ki evimiz-yuvamız yerine dağı; helal yaşamak yerine haramı; ahlaklı yaşamak yerine ahlaksızlığı yeğlemişiz. Ne kadar yazık ve ne kadar acı!..

Kahramanlarımıza; Atatürk'ümüze, Mehmetçikler'imize, dün olduğu gibi bugün de Cumhuriyet'imize kanat gerenlerimize dil uzatıyoruz. En acısı emperyalizmin oyununa gelip; feodal kin ile "azınlık kini"ni; etnik milliyetçiliğini kan ve gözyaşına dönüştüren eylemlerle birliğimizi ve bütünlüğümüzü dinamitliyoruz.

Çok hızlı davranmak zorundayız; çok çalışıp, çok koşmalıyız; ev ev, ocak ocak, köy köy, il il gezip milletimizi bir ve bütün etmenin temellerini mühkemleştirmeliyiz.

Anıtı dikilen adam Şahin Bey'in hayatını yazayım kısaca. "Anıtı Dikilen Adam: Şahin Bey (1877-28 Mart 1920) Birinci Dünya Savaşı'nda Sina Cephesi'nde esir olarak İngilizler'in eline düştü. Birçok felaketle karşılaştıktan sonra memleketine döndü. Sadece bir gece evinde kalıp hemen Antep mücadelesine katıldı. Fransızlarla defalarca çarpıştı. Düşman kuvvetlerinin çokluğu hatırlatıldığı zaman; "Düşman buradan geçerse ben Antep'e ne yüzle dönerim, düşman ancak benim vücudumun üzerinden geçebilir." dedi. Üzerine hücum eden Fransızlar'a karşı tek başına son mermisine kadar dövüştü. Son hareket olarak tüfeğini yere çarparak kırdı, akın akın gelen Fransızlar'ın karşısında ve köprünün üzerinde bir ululuk ve kahramanlık heyekeli gibi durdu. Göğsünü açarak son sözü: "Allah'ım vatanı kurtar. Düşman!.. Gel, sen de süngüle!.." haykırışından ibaret oldu. (İlköğretim Sosyal Bilgiler 4. Sınıf; Doç.Dr.Enver Aydın Kolukısa, Arş.Gör.Şahin Oruç, Arş.Gör.Bülent Akbaba, Arş.Gör.Hakan Dündar)

Şahin Bey gibi kahramanları Türk Milleti'nin her ferdine anlatmalıyız. Biz bu kahramanları anlayamamışız. Bize hakikaten rahatlık batmış. Vatanımıza sahip çıkmadığımız gibi, millet olarak da birbirimizi sevmiyoruz. Tarihimize, milli benliğimize yaraşır bir tarzda yaşamıyoruz. "Sadece bir gece evinde kalıp hemen Antep mücadelesine katıldı." Kim yapmış bunu?!.. Şahin Bey yapmış!.. Onca cephede savaşıp esir kaldıktan sonra evine dönmeyi başaran bu yiğit; sadece bir gün evinde kalıyor. Sonra da Antep için savaşıyor.

Şahin Bey'in Fransız işgal kuvvetlerine yazdığı mektubu da yazayım:

"Fransız Garnizonu Komutanlığına; Kirli ayaklarınızın bastığı şu toprakların her zerresine bir damla Türk kanı karışmıştır. Her bucağında bir atanın mezarı vardır. Adı belli olmayan zamanlardan beri Türkler bu topraklarda yaşamaktadır. Türk; bu topraklarda, bu topraklar da Türk'e ısındı; kaynadı. Sade siz değil, bütün dünya bir araya gelse, bizi bu topraklardan ayıramaz. Sonra sen hiç ömründe "Türk esir yaşamaz", diye duymadın mı? Namus ve hürriyet için ölüme atılmak ise bize, ağustos ayı sıcağında soğuk su içmekten daha tatlı gelir. Sizler canı kıymetli insanlarsınız. Çatmayınız bize. Bir an evvel topraklarımızdan savuşup gidiniz. Yoksa kıyarız canınıza!.." 21 Şubat 1920. Antepli Şahin Bey.

Yavuz Bülent Bakiler'in Şahin Bey için yazdığı şiiri de yazayım:
"ANTEPLİ ŞAHİN
"Ben Antepliyim. Şahin'im ağam.
Mavzer omzuma yük.
Ben yumruklarımla dövüşeceğim.
yumruklarım memleket kadar büyük.
Hey Hey!..
Yine de hey hey!..
Kaytan bıyıklarım, delişmen çağım...
Düşman kurşunlarına inat köprü başında.
Memleket türküleri çağıracağım."

Gelelim Halime Çavuş'a...

"Halime Çavuş (Kocabıyık) Kastamonu'da doğan, anne-babasının "Kızım gitme." şeklindeki yalvarışlarını dinlemeden Milli Mücadele'ye katılan Halime Çavuş, uzun yıllar Halim Çavuş zannedilirdi. Kurtuluş Savaşı'na giderken erkek kılığına girdi, erkek gibi tıraş oldu, saçını kazıttı ve kimseye kadın olduğunu söylemeden Türk askerinin arasına karıştı. Birçok cephede çarpıştı. Bir düşmanın açtığı ateş sonucu bir ayağı sakat kaldı. Bir keresinde İnebolu'dan cepheye cephane taşırken Mustafa Kemal Paşa'ya rastladı. Ancak rastladığı kişinin o olduğunu bilmiyordu. Mustafa Kemal Paşa, "nüfus cüzdanı"nı istedi. Verdi. "Sen kız mısın?" "Evet." Mustafa Kemal'in yüzünde, biraz mutlu, biraz hüzünlü bir gülümseme belirdi. Gün geldi savaş bitti, savaş sonrası Mustafa Kemal tarafından Ankara'ya çağrıldı... Kapıda yavere "Paşa hangisi bilmiyorum." dedi. Yaverin "Soldaki" demesiyle koşup elini öptü. Onun "Seni yollamıyorum, bizim kızımız ol." önerisine, "Annem, babam beni bekler." şeklinde cevap veren Halime Çavuş'a, "Ben ana babaya itaatlı evlada saygı duyarım." diyen Mustafa Kemal Paşa tarafından çeşitli hediyeler verilerek tekrar evine yollandı. Kendisine maaş da bağlandı. 75 yaşında hayata gözlerini yumdu." (İlköğretim 4. sınıf Sosyal Bilgiler)

Türk Milleti Atatürk'ün önderliğinde İstiklal Harbi'ni böyle kazandı. Cumhuriyet'ine böyle fedakarlıklarla ulaştı. Şimdi yeniden kendimize gelme günlerindeyiz. Ne kadar çok dert ve ne kadar çok karmaşık sorunlar içinde olursak olalım ve ne kadar çok düşmanın sinsi düşmanlığı ile karşı karşıya olursak olalım hepsi bize vız gelir. İşte kahramanlarımız: Her biri ne büyük fedakarlıklarla bizim için dövüşmüş; ölmüş; yaşamış; çalışmış... Ne mutlu onlara!.. Ve ne mutlu onlar gibi olabilecek bizlere!..

İşte Antepli Şahin Bey!...

İşte Şahin Bey'in mektubu!...

İşte Kastamonulu Halime Çavuş!...

İşte büyük Atatürk!.. İşte Cumhuriyet!.. İşte Türk Milleti!..

Cumhuriyet'imizin seksen beşinci yılı kutlu olsun!..

fot.www.gaziantepsavunmasi.org


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlk öğretim kitaplarında bu tür hikayelere daha çok yer vermek, bunlarla ilgili filmler hazırlamak lazım. Biz bu yaşta bu kadar etkilenirsek çocuklar bu kahramanlıklara hayran olur. Güzeldi...

Hasan ARSLAN 
 19.11.2008 10:51
Cevap :
Sevgili Hasan ARSLAN; Gaziantep'in efsane kahramanı Şehit Şahin Bey'in hayatı ve mücadelesi onur ve gurur kaynağımızdır. Elbetteki bu kahramanlarımızın hayatları okullarda çocuklarımıza anlatılmalıdır. Daha çok yurttaşımız okusun diye buraya aldım. 25 Mart 1920'de Şahin Bey komutasındaki kahramanlara saldıran Fransızlarla savaş 28 Mart 1920 sabahına kadar sürdü. Şahin Bey'in yanında 18 kahraman kalmıştı.Onlar da şehadet şerbetini içince Şahin Bey tek başına kaldı.Geri çekilmedi, kuşunları bitinceye kadar savaştı.Mermileri bitince mavzerini yere vurup parçaladı.Yumruklarıyla dövüştü.28 Mart 1920'de 43 yaşında şehit oldu. Gaziantepliler; düşmana tek bir taş vermemek için on bir ay düşmanla savaşmış; düşmana kan kusturmuşlar ve din için; millet için; vatan için var güçleriyle vuruşmuş ve düşmanı illerinden kovmuşlardır... Şahin Bey Gaziantep ve yöresinde milli mücadelenin destanlaşan kahramanlarındandı...Adına pekçok türkü yakılmış; şiir yazılmıştır...Sağolun...Selam ve sevgilerimle...  19.11.2008 21:16
 

Duygulanarak okudum yazdıklarınızı.O kadar haklısınız ki ekleyecek bir şey yok.Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun.Esenlik dileklerimle...

yurttabirgül 
 30.10.2008 14:39
Cevap :
Sevgili yurttabirgül; Kahraman bir millet olduğumuzu dost düşman bütün dünya biliyor. Hele de savaştan savaşa öyle kahramanlaşırız ki, bütün dünya şaşırıp kalır. Kötü emelleri olanların da hesap kitapları tutmaz; hüsrana uğrarlar. Ancak önemli bir eksiğimiz var: Barış dönemlerini çok iyi değerlendiremiyoruz. Kendimizden "Dünya Devleti" diye sözediyoruz ve öyleyiz de... Bunu istikrarlı bir halde taşıyamıyoruz. Yeniden dardayız. Şahin Bey ve Halime Çavuş gibi kahramanlarımızı da unutmuştuk. Şimdi hatırlıyoruz. Bu kahramanların fotoğrafları her evde olmalı; hayatları ve verdikleri mücadele tüm detaylarıyla yazılmalı ve okunmalı; yetişen genç nesle de okutulmalı. Bir büyük umudumuz hep sağlam; o da bu milletin cevheridir. O cevherdir ki esaretten kurtulup eve gelen kahramanı bir gün sonra yeni bir kahramanlığa yolluyor. Sürdürülebilir, sürekli bir kalkınma; birlik, dirlik ve huzur içinde yaşamalıyız; bunu da mutlaka başarmalıyız. Sağolun.En kalbi selam ve sevgilerimle... Esen kalınız...  30.10.2008 18:51
 

Şahin bey gibi, ya da diğer binlerce kahraman gibi, bu topraklar uğruna bir çok şeyi göze alabilmek için, insanın öncelikle aşka aşina olması lazım. Bu insanları, bu toprakları sevmesi lazım. Ne yazık ki, bu Cumhuriyeti yönetenler Ne mutlu Türküm diyene sözünü söyleyemeyenler değil mi? Bu çocukların sakat doğması bu yüzden değil mi?...

yeşilsoğan 
 29.10.2008 12:36
Cevap :
Sevgili yeşilsoğan; ağır bedellerle, çok büyük fedakarlıklarla kazanılan ve bizlere miras bırakılan Cumhuriyet'imizin seksen beşinci yıldönümünü büyük bir coşkuyla kutladık. Gaziantepli Şahin Bey'in mektubu dünü olduğu kadar bugünü de anlatır niteliktedir. "Ne mutlu Türk'üm diyene!.." Atatürk'ün insancıl dünyasının bir yansımasıdır. Türk Milleti acılarını bal eyleme konusunda deneyimli ve yeteneklidir. Ardahan'dan Edirne'ye kadar yeni bir sevgi seli hepimizi saracak; yetmiş iki milyon bir ve bütün olacak; buna olan inancım tamdır. Sevinçliyiz ama içimizi sızlatan durumlar da ortada. Çok çalışkan, fedakar, yüreği sevgi ve inanç dolu ve gerektiğinde de gözünü kırpmadan vatan ve millet için canını feda edebilecek Şahin Beyler'imiz her zaman vardır. Ağrı'da da vardır; Samsun'da da vardır; Edirne'de de vardır. Milletimiz birlik ve beraberliğin o yüceliği ile yaşayacak; çalışacak; çabalayacak;huzur ve sevgiyle bu topraklarda sonsuza kadar yaşayacak!..Çok teşekkür ederim.En kalbi sevgilerimle  29.10.2008 20:55
 

mimarlarına saygımız ve sevgimiz sonsuz, duyarlılığınıza teşekkürler eder, selamlarımı iletirim. BAYRAMIMIZ kutlu olsun...

Fahrettin Çitil 
 29.10.2008 11:06
Cevap :
Sevgili Fahretin Çitil; 29 Ekim 2008 Çarşamba: Cumhuriyetimizin seksen beşinci yıldönümü... Bugün güzel bir gündü. Okullarımızda bayramımızı büyük coşkularla kuıtladık. Çocuklarımıızın sevinçlerine, mutluluklarına, coşkularına tanık olduk yeniden. Başta İstanbul olmak üzere büyük kentlerimizin tamamında ve birçok kentte açık alanlarda ve kapalı salonlarda kutlamalar gece geç saatlere kadar sürecek. Antepli Şahin Bey; Kastamonulu Halime Çavuş ve daha nice kahramanın mirası bu mutlu gün; Atatürk'ün ileriyi gören öngörüsüyle mükemmele dönüştü. Türkiye Cumhuriyeti'nin bu bayramı, bugün dünyanın her yerinde kutlandı. Dünyada başka bir milletin sevemediği kadar sevdi; Cumhuriyetini ve kurucu liderini Türk Milleti. Bu sevgide zaman zaman gözyaşı olabilir ama bu sevinç ve coşku sonsuza kadar yaşayacak. Bu kutsal ülkenin ve bu yüce milletin acılarını bal eyleme istidadı çok güçlüdür. Çok teşekkür ederim. Sizlerin de bayramını kutlar selam, sevgi ve en kalbi hürmetlerimi arz ederim.Esen kalınız.  29.10.2008 20:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 291
Toplam yorum
: 548
Toplam mesaj
: 318
Ort. okunma sayısı
: 1673
Kayıt tarihi
: 04.09.06
 
 

Yaşanan her hayat en iyi hayattır; yeter ki içinde kötülük olmasın!.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster