Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ağustos '09

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
7479
 

Eyvah..Amsterdam'da genelevler (RedLight District) kapanıyor.

Eyvah..Amsterdam'da genelevler (RedLight District) kapanıyor.
 

Red Light District


Amsterdam, Köln, Vienna, Milano, Budapeşte, Prag, Madrid, Varşova hatta Atina ve de diğerleri... Şehrin göbeğinde, meydanda gotik tarzda bir ana klise. Buna yukarıda Dom, aşağıda Duomo, sağda-solda Katedral’de derler, Katedral civarı trafiğe kapalı yaya alanı, meydana bakan cafe’ler, gri binalar, geniş kaldırımlar, şık arabalar, isim mağazalar, elektrikli tramvaylar, kurallara uyan güzel bayanlar, bakımlı erkekler, bostonla yürüyen 90 yaş civarı kadınlar. Hep aynı, hep aynı.. Orada ispanyol merdivenleri var da burada Margereth köprüsü, şurada opera binası var da orada saat kulesi. Nişantaşı'nı şanzelize'ye, Bağdat caddesi'ni Kertner Strasse'ye yeğlerim. Dükkanlardaki mallar aynı, hatta daha da ucuzu burda. Sokaklardaki kızlar da aynı, hatta daha güzelleri burada. Arabalar desen keza öyle, çık Bağdat’a daha lüksünü birarada ben başka yerde göremezsin. Eğlence desen İstanbul birçok şehre beş basar.

On küsür senem geçti Avrupa'da. Yukarıda ki nedenler ve bıkkınlıktan dolayı geri geri kaçar ayaklarım. Hava-mava da atmıyorum. Vardır benim gibi düşünenler. Sadece 1, 2 şehir vardır Avrupa’da beni heyecanlandıran, büyüleyen, gözüme, kalbime, ruhuma hitap eden ve beni tekrar tekrar çağıran. Yasakların, ayıpların, kısıtlamaların, limitlerin olmadığı Amsterdam. Hoşgörü ve özgürlük şehridir Amsterdam. Kültürlerarası kesişmenin büyüsünü içinizde, özgürlüğü nefesinizde, Her bir kültüre ait restaurantları sayesinde yemeklerini midenizde, renklerini gözünüzde, insan sevgisini kalbinizde hissettiğiniz şehirdir Amsterdam.

Ve eğlence...
İşte burada İstanbul’u geçebilen tek şehirdir Amsterdam. Her yaşa, her kültüre, her zevke, her 3 cinse ve seçeneklerine hitap eden cafe’leri, restaurantları, barları, diskotekleri ile tutku yapar Amsterdam. Ör, Supper Club; Hem karadaki club’ı hem de gece boyunca Amsterdam kanallarında dolaşan gemisi, dünyanın en tanınmış Dj’leri ile size House Music, Acid, Jazz, Trans, Tekno, Hardcore çeşitlemeleriyle haraketlerinizi kısıtlayamayacağınız ritm’lerle hoş bir gece geçirtiyor. Haarlem’deki çılgın “spui paradise” veya “loveboat” gemilerinde ise sistem şu.; girişte size fosforlu numaralı bileklik veriyorlar. Sizi beğenen hatunlar elekronik “board” a numaranızı yazıyor. İçlerinden seçtiğiniz biri ile saat başı bardaki “meeting point” de görüşebiliyorsunuz. Frekansınız tutmadı ise bir sonraki saat başına yeniden şansınızı deneyebilirsiniz. Yada sizin beğenip elektronik “board”a numarasını yazdığınız kadın da sizi seçer ise, onunla yine saat başında görüşebilirsiniz. Yorulanlar da kamarasına çekilip gecenin yorgunluğunu üzerinden atabiliyor. Küçük bir not; bu mekanlara bilhassa haftasonları dam’sız girilmez. Ama bizim Türkler yine işin kolayını bulmuşlar. Şehirden 50 euro karşılığı kiralık bir “dam” bulup içeri girişi garantiliyorlar.

Şehirde ise yine bu tür ekstrem diyebileceğimiz her türlü canlı performansın sergilendiği gay, travesti, lezbiyen clublar mevcut.

Örnekler, Leidseplein, Paradiso, Melkweg, Escape, 3 katlı Sinners in Heaven, en eski gece klübü Mazzo, Panama Club, Korsakof, öğrencilere yönelik Dansen Bij Jansen, Daha orta yaş için 60,70 lerin müziği ile Back Door.

Hollanda’da sigara yasak, haşhaş serbest.
Hollanda’da sigara yasağı bizden çok önce girmiş yürürlüğe. Ama haşhaş veya diğer soft drug diyebileceğimiz uyuşturucuları kullanmak, hatta satmak serbest. Coffeeshop denilen barlarda envai çeşit uyuşturucunun yanısıra space cake veya mushroom denilen içinde uyuşturucu olan kekler de satılıyor. Bazı dar sokaklar var, coffeeshop’larla dolu. Tam dumanaltı. Sokağın bir ucundan sağlam giriyorsun, öbür tarafından göbek atarak çıkıyorsun. Not; Bu arada esrarın ve uyuşturucunun, zararlı ve kullanılmaması gereken bir şey olduğunu söylememe gerek yok sanırım.

Red Light District (www.pic-amsterdam.com) – Kırmızı Fener Bölgesi
Amsterdam’ı Amsterdam yapan ögelerden biri. Şehrin tam göbeğinde. Eskiden şehir turu bitiminde 2 saat alışveriş için serbest zaman bırakırdık.Hanımlar dükkanlara dalarken beyler de ben bi şuraçıkta çay içeyim deyip, şehir merkezindeki kırmızı fenerli dükkanlara dalarlardı. (Mavi ışıklılara dikkat ederek tabii-oradaki servis farklı) Şimdi hanımlar uyandı. İstek üzerine şehir turuna dahil edildi Red Light District turları. Peki orada ne var? Camekanların arkasında tüm dünyanın kadınları var. İç çamaşırları ile müşteri bekliyorlar. Hani “çetele tutanlar” için ideal. Gerçi 178 ülke var ama... Bu arada kötü haber; Sokak kapanıyor. Daha doğrusu şehir dışına taşınıyor. Bu nedenle görmedim diyenler için son fırsat ayları !!!

Amsterdam 12. yüzyılda Amstel ırmağının kıyısında bir balıkçı köyü olarak kurulmuş. Eski şehir iç içe geçmiş ay biçimindeki kanallardan oluşur. Kanalların üzerinde de yüzen evler (karavan ve bot şeklinde) bulunur. Şehirde birçok müze bulunmaktadır. Bunların en önemlileri Rjiks Museum diğeri ise Van Gogh Museum'dur. Ama erotic müzesi de görmeye değer müzelerden biridir. Amsterdamda apartmanların kapıları çok dar. Bu nedenle tüm apartmanların üzerinde bir çengel vardır. (bknz resimler) Bunun nedeni taşınırken eşyaların dar olan kapılardan değil pencereden sokulabilmesi içindir.

Bisiklet şehrin olmazsa olmazı. Şehrin her noktasında bisiklet yolları, parkları ve hatta bisiklet trafik ışıkları var. 1 Milyonun üzerinde de bisiklet. Turistler için de şehiri tanımanın ideal yolu bisiklet kiralama. Günlük 7 euro. Şehir dümdüz. Bir tepesi dahi yok. Zaten ülkenin %40’ı dolma. Yok yemek olanı değil. Dolgu yani.. Taş toprak. Diyorlar ki Hollandalılar; Tanrı dünyayı, biz de Hollanda’yı yarattık.

Hollanda krallıkla yönetiliyor. 30 Nisan ise Kraliçe Beatrix’in doğum günü. O kadar çok seviyorlar ki Kraliçelerini ülke baştan başa Turuncu (orange) boyanıyor. Bu gelenek Hollanda Kraliyet Ailesi’nin resmi soyadının “Oranje” olmasından kaynaklanıyor. Koninginnedag’ın tarihçesine baktığımızda bu geleneğin 19. yüzyıl sonlarında Kraliçe Wilhelmina’nın doğum günü şerefine düzenlenen kutlamalarla başladığını görüyoruz. Bu tatil geleneği daha sonra kraliçenin kızı Juliana’nın doğum günü olan 30 Nisan’da da sürdürülmüş. Söz konusu tarih aynı zamanda Kraliçe Juliana’nın 1948 yılında tahta çıktığı güne denk gelmiş. 1980 yılında tahta geçen ve bugün halen Hollanda Kraliçesi olan Beatrix de bu kuralı bozmamış.

Ülke topraklarının çoğunluğu deniz seviyesinin altındadır. Hollanda meşruti monarşi (krallık) ile yönetilen bir Avrupa ülkesidir. Ülke özellikle peynirleri, yel değirmenleri, bisikletleri, laleleri, Holştayn adı verilen inekleri ve sosyal hakları ile tanınır. Konum: Batı Avrupa, Kuzey Denizi kıyısında, Belçika ve Almanya arasında yer alır. Yüzölçümü: 41,526 km², sınır komşuları Belçika , Almanya'dır. İklimi ılıman, deniz iklimi, yazlar serin, kışlar ılıman geçer. En alçak noktası Prins Alexanderpolder eksi -7m. En yüksek noktası ise Vaalserberg 322m. Doğal kaynakları, Doğal gaz, petrol, işlenebilir arazi. 16 milyon nüfüsü vardır. Din: Roma Katolikleri %27, Protestan %15,7, Müslüman %5,7, diğer %2,3, satanist %48,2. Nüfusun etnik dağılımı: 91% Hollandalı, 9% Türk, Faslı ve diğerleri.
Amsterdam resimleri için http://picasaweb.google.com.tr/baracudacem/AMSTERDAM tıklayınız

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 195
Toplam yorum
: 150
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 4343
Kayıt tarihi
: 23.01.07
 
 

Kayseri doğumlu, 1977'den beri Sektörde (Otel, Çarşı, Yurtdışı Acente, Profesyonel Turist Rehberi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster