Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '09

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
17511
 

Diyalektik mantık- Aristo mantığı

Diyalektik mantık- Aristo mantığı
 

Diyalektik mantığı bütün insanların öğrenmesi gerekir. Çünkü yaşantımız diyalektik mantık ile yürümektedir. 

Aristo mantığının 3 ilkesi vardır. 

1- Özdeşlik ilkesi. Bir şey kendisine özdeştir. Başka bir şeye eşit ya da özdeş olamaz. 

2- Çelişmezlik ilkesi. Bir şey ya siyahtır ya beyazdır. Ya açıktır, ya kapalıdır. 

3- Üçüncü durumun olmazlığı ilkesi. Ara durum yoktur. 2. maddede sözü edilen ilkenin ortası yoktur. Örneğin George Bush’un ‘ ya bizdensiniz ya da teröristsiniz’ demesinin sebebi budur. Ya gecedir ya gündüzdür. Alacakaranlık kuşağı yoktur. 

Aristo mantığı bir takım önermeler yaparak doğru düşünebilme yollarını aramıştır. Örneğin,  

Kuşlar uçar. 

Tavuk kuştur. 

Öyleyse tavuk uçar. 

Bu önermeler bazen doğru sonuç varmekle birlikte örnekte görüldüğü gibi bizi çok saçma noktalara da götürebilir. 

Aristo mantığına göre dünyada hiçbir şey değişmez. Her şey hareketsiz ve durağandır. Hatta yürüyen bir insan veya uçan bir kuş bile. Evren sabittir. Bütün canlılar şimdi oldukları gibi yaratılmıştır ve hiç değişmezler. En uç noktada Tanrı bile bu mantığa uyar. Hiç değişmez. 

Oysa yaşadığımız dünya bunun tam tersini söylüyor. Diyalektik mantık yukarıdaki bütün önermeleri red eder. 

Bir şey hem kendisine hem de başka bir şeye eşit olabilir. Dünyaca kabul edilmiş Kuantum teorisini ve Schrödinger’in Kedisi örneğini bilenler bu ilkeyi daha iyi anlayacaklardır. Bir parçacık aynı anda hem burada hem başka bir yerde olabilir. Işık hızından daha hızlı hareket eden parçacıklar vardır. Bunlar aynı zamanda, zamanda geriye gidebilirler. 

Diyalektik şöyle tanımlanıyor. Kavramlar arasındaki karşıtlık ilişkisinden yola çıkarak bunu doğruya varan süreçlerin açığa çıkarılmasında bir ilke olarak kullanan düşünme ve araştırma yolu. Diyalektik anlayışının temelinde üçlü düşünce yatar. Tez ve antitez vardır, bunların karışımından sentez oluşur. Gerçekleri oluşturan kavramların her biri karşıtını kendi içinde taşır. Siyah ve bayaz vardır. Ama arada siyahtan beyaza giden grinin tonları da vardır. Örneğin George Bush’tan değilsek terörist olmamız gerekmez. Başka seçenekler de vardır. Açık ve kapalıyı ‘0’ ve ‘1’ olarak tanımlarsak, yalnız iki sayı alırsak bu doğru olur ama çok sayıda aldığımız zaman ara değerlerin çokluğunu görürüz. Bilgisayar diyalektik mantık üzerine kurulmuştuır. Örneğin ‘00010011’ bir değere atıyorum, ‘ küçük a’ harfine karşılık gelir. Diyalektik mantığı sayesinde bilgisayarda yazı yazabiliyoruz, programlar çalışıyor, oyun oynuyoruz, istatistik, hesap yaptırıyoruz. 

Diyalekrik Mantıkla Aristo Matığı arasındaki fark gece ile gündüz arasındaki fark gibidir. Gece Aristo Mantığı, gündüz Diyalektik Mantık’tır. Geceleyin her şey siyah ve beyaz görünür. Çünkü maddeler üzerine düşüp gözümüze yansıyan foton sayısı azdır. Fakat gündüz maddelerin üzerine düşen ve gözümüze yansıyan foton sayısının çokluğu ve çeşitliliği sebebiyle gözün algılayabildiği bütün renkleri görürüz. 

Diyalektik mantığa göre dünyada değişmeyen hiçbir şey yoktur. Değişmeyen tek şey değişimdir. Bu mantıkla düşündüğümüz zaman evrenin büyük bir patlama sonucu oluştuğunu, canlılığın evrim geçirerek günümüze geldiğini, enerjinin maddeye, maddenin enerjiye dönüşebileceğini anlayabiliriz. Hatta herhangi bir yerde değişmeyen hiçbir şey olmayacağı için Tanrı’nın bile olmadığı sonucunu çıkarabiliriz. 

Aristo, antik çağda (milattan önce) yaşamış bir Yunan filozofudur. Dünyamız o zamandan 20. yüzyılın başına kadar Aristo mantığının doğru olduğunu düşünerek yönetilmiş ve bu nedenle bir türlü gerekli ilerlemeyi gösterememiştir. Buna bazen düz mantık da diyoruz. Ama görüldüğü gibi konu düz mantıktan çok daha derindir. Aristo mantığı her şeyi tek ikilem olarak gördüğü için insanı ezmek üzerine kuruludur. Başka düşünceye hayat hakkı tanımaz. İnsan hep gece içinde yaşar ve yaşatır. Maşallah bizimkiler de çok iyi yürütüyorlar. Her şeyi değişmezlik kuralı üzerine kurunca evrim teorisi değil, yaradılış teorisi geçerli oluyor. Gökteki yıldızların yerleri değişmiyor. Alacakaranlık kuşağı diye bir an yok. Bilgisayar da uydurma. Kısaca ben neysem, sen de benden değilsen benim tam tersimsin. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değişmeyen hiçbir şey olmayacağına göre Tanrın olamayacağı sonucunu biraz mantıksızca buldum. Tanrı vardır veya yoktur o ayrı mesele ama ya tanrı'da değişiyorsa? Kaldı ki bence hiç değişmeyen şeyler de vardır. Örneğin CHP! Siz hiç CHP'nin değiştiğini gördünüz mü? Bence diyalektik mantık da sakat bir mantıktır. Karl Marks'ın diyalektik materyalizmi boşuna mı iflas etti? Her şeye rağmen güzel bir beyin jimnastiği. Elinize sağlık. Sevgi ve selamlarımla

Mustafa Atilla 
 10.06.2014 20:51
 

Düz mantık çelişmezlik üzerine kurulmuştur. Diyalektik mantıksa çelişkilerin yarattığı devinimi anlamak üzerine kurulmuştur. Yaşam doğru yanlış üzerine inşa edilmediğine göre diyalektik mantık bizi doğruya ve güzele götürecektir. Saygılarımla...

Halil Güven (Sökeli) 
 14.08.2012 12:50
Cevap :
Katkınız için teşekkür ederim. Saygılarla.  17.08.2012 3:12
 

Bilim özgür olmalı.Herşeyi düşünebilmeliyiz.Akıl doğruyu bulacaktır.Ama elbette aklın da özgür olması gerekir.Bizim ilk yapacağımız şey özgür düşünmeyi sağlamaktır.İlginç bir yazarsınız tanışıp sayfalarımızı inceleyelim.

Kerim Korkut 
 20.06.2011 6:35
Cevap :
Evet, ben de sizin gibi düşünüyorum. İnsan özgürce karar verebilmeli. Bilgi hiçbir şekilde esirgenmemeli. Yasaklar konmamalı. Bir şeyin yanlış olduğuna sizin yerinize başkaları karar vermemeli. Ama ne yazık ki ülkemizde durum tam olarak böyle değil. Teşekkür ederim, ilginiz ve katkınız için. Saygılar.  20.06.2011 12:54
 

Diyalektiği basit ve akıcı bir mantıkla açıkladığınız güzel bir yazı olmuş. Schrödinger'in deneyi "gözlemcinin deneye etkisi" kavramını ortaya atarak kuantumun temellerini oluşturmuş ve diyalektiğin akıcılık, hiç bir şeyin aynı kalmaması, önermesini desteklemiştir. Fakat salt bu akıcılık önermesi ile Tanrı'nın olmadığı sonucuna varılamaz diye düşünüyorum. Büyük patlamadan sonrası ise bilimin hipotezler, teoriler veya kanıtlar ile açıklayabildiği bir reaksiyonlar silsilesi olarak gelişmekte. Tanrının varlığı ya da yokluğunun bu süreçte değil sürecin başlangıcından yani büyük patlamadan önce sorgulanması gerektiğini düşünüyorum. Kaleminiz daim olsun. Selamlar

Umut Can Çeppioğlu 
 23.01.2010 15:06
Cevap :
Tanrı'nın varlığı konusunda onu hararetle savunanlara hep aynı şeyi söylüyorum. bir Tanrı'ya inanmak istiyorsanız onu Büyük patlama olmadan öncesinde arayın. Çünkü Tanrı büyük patlamadan sonra evrene hiç müdahale etmedi veya fizik yasalarını çiğnemedi. Ne olduysa her şey gerektiği gibi oldu. Diğer yazılara bakarsanız aramızda bir mücadele sürdüğünü görürsünüz. Katkınız için teşekkür ederim. Saygılar sunarım.  24.01.2010 0:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 133
Toplam yorum
: 274
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 2368
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

İstanbul 1980 doğumluyum. Yüksekokul mezunuyum. İstanbul'da oturuyorum. Dünya ve çevre hakkında düşü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster