Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
4946
 

Duygusal karmaşa kaynaklı aldatma (III)

Duygusal karmaşa kaynaklı aldatma (III)
 

.


Önceki yazımızda da belirttiğimiz gibi bugün duygusal karmaşa kaynaklı aldatmayı inceleyeceğiz.

Ancak duygusal karmaşa kaynaklı aldatmayı bir önceki bölümümüzde işlediğimiz heyecan kaynaklı aldatmadan farklı olarak, kadın ve erkek için ortak olarak inceleyemeyeceğiz. Çünkü burada kadın ve erkeğin yolları ayrılmaktadır.

Heyecan yaşama adına yapılan aldatma işini, kadın da, erkek de yapabildiği halde, duygusal karmaşa kaynaklı bir aldatma işini erkeğin yapması oldukça zordur.

Evet erkek de aldatır ancak aldatmasının kaynağında, yaşadığı duygusal bir karmaşanın izlerini bulmak güçtür.

Bakalım.

Bir kere, duygusal karmaşa kaynaklı bir aldatma yaşanması için, isminden de anlaşıldığı gibi, kadın ya da erkeğin duygu dünyasında bir kaos yani kargaşa yaşanmalıdır.

Bu yaşanmalıdır ki, kadın ya da erkek, kendisini, ait olmadığı bir bedene rahatlıkla teslim edebilsin.

Hem teslim etsin hem de bundan zevk alabilsin.

Ancak, erkeğin aldatmasında sıklıkla libido (en geniş anlamıyla cinsel enerji) etkisi gözlemlenirken, kadınlar için aynı şeyi söyleyemeyiz.

Kadınlar, erkeklerden farklı olarak, beğenilmek, onore edilmek, sevilmek ve el üstünde tutulmak isterler.

Bu her kadına yüce yaratıcı tarafından bahşedilmiş özel bir duygudur.

Duygusal olmaları, hassas olmaları ve çiçeğe benzetilmeleri tesadüf değildir yani…

Buna bir de cinsel yönden tatmin ediliyor olmanın hazzını da eklediğinizde, bir kadın daha ne ister? deyip işin içinden çıkabiliriz.

Erkekler de kadınlar gibi beğenilmek, şefkat görmek, el üstünde tutulmak isterler ancak bu beklentileri, kadınların beklentileriyle aynı frekanslı bir beklenti değildir.

Ya peki nedir?

Daha çok annesinin şefkatinin, pohpohlamasının, yavrum yavrum deyişlerinin sıcaklığında bir beklentidir.

Şeklen aynı gibi görünse de, beklentilerin frekanslarının farklılığından kastettiğimiz budur.

Dolayısıyla erkekler annelerinden, hiç değilse hayatlarının bir döneminde böyle bir ilgi zaten gördüklerinden, yaş ilerleyince libidonun da etkisini göstermesiyle, eşleriyle yaşadıkları en küçük bir sıkıntıda onları rahatlıkla aldatabileceklerdir.

Hele ortam müsaitse ve aldatma işi için maddi ya da manevi özel bir çaba sarf etmeyeceklerse.

Erkeklere göre bu bir fırsattır ve erkekler için fırsatlar yalnızca değerlendirilmek için vardır.

İşte olayın duygusal karmaşa yönü erkeklerde pek yaşanmaz.

Çünkü erkek onu bir şekilde aşmıştır. Zaten genel olarak, yapı itibariyle de kadınlar kadar hassas ve duygusal olmadıklarından, erkeklerde, duygusal karmaşa kaynağından beslenen bir aldatma pek yaşanmaz diyebiliriz.

Yani erkeğin aldatmaları duygusal karmaşa kaynaklı olmadan daha çok, uçkur bölgesinde enerji açığa çıkması neticesinde yaşanırken, kadınlarda bu enerjinin toplanmasından çok, beyinde bir takım kararsızlık ve kargaşalar yaşanmaktadır.

Erkeğe karşı güvenle ilgili bir sorun yaşıyor olabilir...

Anlaşılamadığını düşünebilir...

Yeterince saygı görmediğini düşünebilir…

Yeterince beğenilip, arzulanmadığı endişesi oluşmuş olabilir…

Lâyık olduğu ilgiyi görmediğini düşünebilir…

Kalbi kırılmış ve fikirlerine saygı gösterilmediğini düşünüyor olabilir...

Duyarlı olmaları sebebiyle, erkeğin formalite icabı bir sempati ve alâka gösterdiğini hissetmiş olabilir.

Hülâsa; kadınlarda aldatmanın kaynağı, beyinde yaşanan duygusal karmaşa olabilecekken, erkeklerde ise aynı duygusal karmaşa neredeyse hiç yok gibidir.

Daha farklı bir şekilde söyleyecek olursak; erkeğin aldatmak için çok ciddi nedenleri olması gerekmez.[1]

Kadınların; 'aslında kocamı seviyorum' ya da 'ona bunu yapamam' gibi düşünceleri, sıklıkla bu zihinsel karmaşanın ürünüdür.

Kaldı ki kadınların bazılarında görülen aldatma sonrası pişmanlığın erkeklerde hemen hemen hiç görülmemesinin sebebi nedir sanıyorsunuz?

Bir sonraki yazımızda, tehlikeli bir aldatma türü olan intikam kaynaklı aldatmayı inceleyeceğiz.

Sabrın sonu ile

Bibliyografya:

[1] Popüler Psikyatri, Psikyatrik Eğitim Danışma ve Tedavi Merkezi Yayını, Doç. Dr. İlhan Yargıç, Kadın Neden Aldatır?, Kasım-Aralık 2002, Sayı 10, sf.11

Ayrıntıda gezinmek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

insanoğlunun belkide tek eşliliğe uygun olmayan bir yapısı var. diğer bir yönü ise aladatılanın ilişkideki sorumululuğudur aslında. bu konu nedense her zaman es geçilir. yaşatamadığınız bir yaşamı başkalarında bulan partneriniz neden suçlu olsunki. mağdur olmak sadece aldatılmış olmakmı? sevgiler.

Ali BAKMAZ 
 02.03.2007 11:15
Cevap :
Evet hissedilerek yazılmış bir yorum. Sanırım bu hususta bizim yazdıklarımıza 'hariçten gazel okumak' diye bakmıyorsunuzdur. Şu tek eşlilik konusuna takılmakla beraber , yorumlarınız için ayrıca teşekkür ederim..  02.03.2007 12:47
 

Baver'ciğim erkeklerin duygu fakiri olduklarını da tescillemiş olmuyor mu bu yazın şimdi:) yani işaret ettiğin şeyler,etmediklerini de göstermiyormu bize şimdi:) söylemessem çatlardım:) n

nuran basaran 
 01.03.2007 0:26
Cevap :
Elbette söylediklerinde doğruluk payı vardır. Çünkü biliyorsun kadın erkek arasında bir fark var ve o da böyle noktalarda kendini gösterebiliyor...Söyle sen Nuraycım içinde kalmasın:)  01.03.2007 6:51
 

4 bölüm olduğunu söylediğiniz aldatma konusunun üçünü okuduktan sonra, şöyle bir soru sorsam veya tespit yapsam desem ne dersiniz? Bence asıl aldatma beyinde başlayan aldatmadır, sizinde öyle düşündüğünüzü anlıyorum yazı dizinizden. Hal böyleyken aldatma beyinde yaşanıp eyleme geçirilmediği sürece daha tolore edilebilir olurken, fiziksel olduğunda aynı tolore gösterilemiyor neden.”Özellikle erkekler açısından tabii” Hem sizin başka işiniz yok mu kuzum:))) Hani ekonomik, politik, siyasi, toplumsal olanlardan. Üstelik seri halinde yazı dizisi hazırlayarak belli bir amaç gütmüşsünüz, yani zekice. Yani birazda dünyaya dönün demek istiyorum, ne dersiniz. Diyebilirsiniz ki o konular fazlasıyla irdeleniyor zaten ama biz sizin matematiksel dehanızı toplumsal konularda da konuşturmanızı bekliyoruz:))) Sevgiler!..

Ayrıntıda gezinmek 
 28.02.2007 23:11
Cevap :
Kabulümdür. Köşeye sıkıştırdınız. Demek ki, bir haber üzerine, yaklaşık 1 saat sonra yayına alacağım 'Bir kadın, kocaman ve diri göğüsleri olan bir kadın gördüğünde ne hisseder?' başlıklı yazımı okuduğunuzda, artık kaçacak bir delik aramam gerekecek.:) Tespitiniz de doğru. Aynı tolore gösterilmiyor. Doğru söze ne demeli? Sanırım birini 'kabahat' diğerini de 'cürüm'olarak açıklamak sorunuza tatmin edici bir cevap olacaktır. En derin saygılarımla. Teşekkür ederim..  28.02.2007 23:25
 

anlatıyorsunuz, elinize sağlık.(Aslında görüş ve bilincinize demek daha doğru sanırım).

nilgun 
 28.02.2007 21:23
Cevap :
İnsanın kendisiyle ilgili bir şeyler anlatmasıyla, kendisini övmesi arasındaki dengeyi kurmak zordur. Hele dengeyi birincisinden yana bozmak zorundaysanız. Çünkü aksi durumda ibre ikincisine kayarsa oldukça antipatik olacağızdır. Sevgili Nilgün, demek istiyorum ki, yazdıkların için teşekkür ederim:)  28.02.2007 21:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 328
Toplam yorum
: 1264
Toplam mesaj
: 193
Ort. okunma sayısı
: 1438
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

Haziran 1975 doğumlu. Blog yazarı değildir. Yani yazdıkları blog değildir. Köşe yazısıdır, ma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster