Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Haziran '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
189496
 

Baştan çıkmak ve erkeği baştan çıkarmanın yolları...

Baştan çıkmak ve erkeği baştan çıkarmanın yolları...
 

"Lütfen merhamet, dizlerimin üstüne çöktüm, sen benim son baştan çıkarıcımsın" diyordu bir şarkısında Alice Cooper.

Baştan çıkarma, Şeytan'ın tasarladığı bir oyun mudur?!... Bunun cevabını aramak bizi huzura götürebilir. Ben bu şarkıyı ne zaman dinlesem Şeytan'ın değil, insanın nasıl baştan çıkmaya ve çıkarılmaya hazır olduğunu düşünürüm.

İnsanları "yoldan çıkaran" hileli bir oyun baştan çıkarma. Tanrıyla ve düzenle dans edecek kadar cüretkar, insanı ve vicdanı yok edecek kadar güçlü... İnsanlığa karşı kullanıldığında ise nasıl adlandırılırsa adlandırılsın; 'katliam, vahşet, cinayet', utanç verici olaylara yol açabiliyor. Çünkü insan kendi mutsuzluğundan sorumludur.

Gökyüzünden birbiri ardına bırakılan bombalar, çoluk-çocuk tüm masum vücutları parçalarken, hâlâ Şeytan bu insanlık suçunun tek zanlısı olarak gösteriliyor. Öyle gösterilse de, "düştüğü yeri yakan" o ateş parçalarını Şeytan icat etmemiştir. Çünkü kibriti çakan hep ademoğlu olmuştur...

Baştan çıkarma, sol cebinde daima "sahteliği" taşıdığı için, insan bedenini felce uğratan bir tür zehre benzer. Kana karıştığında onu durdurmanız imkansızdır.

Karşı cinsi baştan çıkarmak için cazibenizi kullanarak teşhirciliğe başvurmanız sizi başarıya ulaştırmaz. Eğer hâlâ bu oyuna başvuruyorsanız, en önemli silahınızı kullanmayı bilmiyorsunuz demektir.

"Teşhircilik belki karşı cinsin arzularını harekete geçirebilir, ancak se de baştan çıkarmayabilir. Cinselliğin ön plana çıktığı anlarda savaşçı, kişiliğinden ödün verip aşağılanmak pahasına, oyunu kazanmaya çalışır. Yani basit ve ucuz bir eyleme girişir. Doğal olmayan ama kişinin kendi yeteneğiyle karşı cins üzerinde hakimiyet kurmak için geliştirdiği soylu ve kutsal bir oyunda baştan çıkarmadan söz edilebilir." [*]

"Erkeği Yatakta Çılgına Çevirmenin 203 Yolu" ve "Her Kadındaki Aşk Tanrıçasını Serbest Bırakmanın 227 Yolu" adlı kitaplarıyla üne kavuşan Olivia St. Claire bakın ne öneriyor:

'Sevdiğiniz erkekle tutkulu bir ilişki yaşamak için vücudunuzun her santimetre karesini erotikleştirin.' diyor.

1- Kendinizi sevin

Belki çok sıradan ama çoğu kez dikkate alınmayan bir öneri. Eğer kendinizi sevmezseniz, kimse sizi sevmez ve önemsemez. Kendinize küçük hediyeler alın, vücudunuzu mis kokulu losyonlar, kremlerle ağır ağır ovun, damak tadınızı lezzetli tatlılarla ödüllendirin, afrodizyak yemekler yiyin... (istiridye, avokado, mango, incir, vb.) Bunlar, bedeni ve zihni ödüllendirerek erotik duyguları harekete geçiren şeylerdir.

2- Seksi giyinin

Bazen yüksek ve sivri topuklu bir ayakkabı, şeffaf bir giysi, göğüsleri dikleştiren bir sutyen, kırmızı renk bir ruj, dar bir gömlek, çekici noktaları belirginleştirmek, kusurları örtmek için yeterlidir. Tayyörle bile erkeği baştan çıkarabileceğinizi unutmayın. Ayrıca yürüyüş ve duruşun da çok seksi olabileceğinizi unutmayın.


3- Müzikli erotizm

Bir müzik parçası özel bir geceye ayrı bir erotizm katabilir. Klasik ortamlar için: Carmina Burana (Carl Orff), Ronmeo ve Juliet (Prokofief), Şehrazat (Nikolay Rimskij-Korsakov); modern ortamlar için Black Magic Woman (Santana), Enigme (Enigma), Fly Me To The Moon (Frank Sinatra), Sweetest Taboo (Sade), Unforgettable (Nathalie ve Nat King Cole) çok uygundur.

4- Kokuların gücü

Burun aşkın en güçlü silahlarındandır. İç gıcıklayıcı bir parfüm, kokulu mumlar, tütsüler; ortama, bir aşk gecesi için çok uygun gizemli ve sıcak bir hava kazandırırlar.

5- Fantezisiz olmaz

Hayalgücü yaratıcılık için esastır. Bir ilişkinin monotonluğunu, rutini kırmak için en iyi araç hayal gücüdür. Erotik düşlerinizi bastırmadığınız sürece, cinsel yaşamınız daha hareketli ve tutkulu olacaktır.

6- Arzulandığını bilsin
Telesekreterine erotik mesajlar bırakın, okuduğu kitapların arasına ya da yastığın altına aşkınızı dile getiren küçük notlar koyun, en olmadık yerlere "özel" fotoğrafınızı yerleştirin."

Şimdi "zaten erkekler baştan çıkmaya her zaman hazır" diyebilirsiniz... Bir bakıma doğrudur da...

Ancak çoğu erkek kendi olan kadınları daha çok sever. Kendi olmamanın, farklı görülmek istemenin samimiyetsizliği, daha ilk buluşmada su üstüne çıkar.

Ya da ufak bir kazımayla alttan esas benliğiniz belirir.

Bana kalırsa yalnızca kendiniz olun. Yaşamanın erdemini bilen, kendini tanımaya ve evrensel bütünlük içinde gelişmeye çalışanlar, daha etkileyicidir.

Çünkü onları ışığı samimidir, yalancı spotlar gibi geçici değildir.

Samimiyetsizliğin parlak spotları söndüğünde ve kendinizle baş başa kaldığınızda yalnızca tek bir kişiyi aldatamazsınız: Kendinizi!

Sizi sürekli değiştirmeye zorlayan sistemler ve insanlar karşısında, "kendi olmak", insanın kendi olarak kalabilmesi, en etkileyici ışıktır...

İşte o zaman anlarsınız: Ne baştan çıkarmaya ne de çıkarılmaya ihtiyacınız vardır!...

[*] Jean Baudrillard, "Baştan Çıkarma Üzerine", Çeviri: Ayşegül Sönmezay, 2001.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 380
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 2509
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

"29 Temmuz 1980’de İstanbul’da doğdu. Celal Bayar Üniversitesi, İşletme mezunu. Şiir, deneme, öykü, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster